Kehf Sûresi90. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (15 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1حتىHattānihayetUntil,
2إذاiƶāne zaman kiwhen
3بلغب ل غBLĞbeleğaulaştıhe reached
4مطلعط ل عŦLAmeTliǎdoğduğu yere(the) rising place
5الشمسش م سŞMSş-şemsigüneşin(of) the sun,
6وجدهاو ج دVCD̃ve cedehāve onu bulduand he found it
7تطلعط ل عŦLAteTluǔdoğarkenrising
8علىǎlāüzerineon
9قومق و مGVMḳavminbir kavmina community
10لمlemnot
11نجعلج ع لCALnec'ǎlyapmadığımızWe made
12لهمlehumkendilerinefor them
13منminagainst it
14دونهاد و نD̃VNdūnihāona (güneşe) karşıagainst it
15ستراس ت رSTRsitranbir siperany shelter.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

حتى اذا بلغ مطلع الشمس وجدها تطلع على قوم لم نجعل لهم من دونها سترا

Arapça (Harekeli)

حَتَّى إِذَا بَلَغَ مَطْلِعَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَطْلُعُ عَلَى قَوْمٍ لَّمْ نَجْعَل لَّهُم مِّن دُونِهَا سِتْرًا

Transliterasyon

Hattâ izâ belega matlıaş şemsi vecedehâ tatluu alâ kavmin lem nec’al lehum min dûnihâ sitrâ(sitren).

Transliteration (Eng.)

<span class="u">H</span>att<span class="u">a</span> i<span class="u">tha</span> balagha ma<span class="u">t</span>liAAaa<span class="b">l</span>shshamsi wajadah<span class="u">a</span> ta<span class="u">t</span>luAAu AAal<span class="u">a</span>qawmin lam najAAal lahum min doonih<span class="u">a</span> sitr<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Da gide gide güneşin doğduğu yere vardı, orada öyle bir topluluk buldu ki onların güneşten başka hiçbir elbisesi yoktu, öyle bir topluluğa doğmadaydı güneş orada.

Ali Bulaç

Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı ve onu (güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.

Bayraktar Bayraklı

Sonunda güneşin doğduğu yere varınca, güneşi, kendilerine güneşten başka bir örtü vermediğimiz bir topluluğun üzerine doğuyor buldu.

Diyanet İşleri

Nihayet güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu öyle bir kavim üzerine doğar buldu ki, onlar için güneşe karşı bir örtü yapmamıştık.*

Edip Yüksel

Uzak doğuya varınca, güneşi, kendilerini güneşten koruyacak herhangi bir şeye sahip olmayan bir topluluk üzerine doğar buldu.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Nihayet güneşin doğduğu yere vardığında, güneşin kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğmakta olduğunu gördü.

Erhan Aktaş

Nihayet Güneş’in doğduğu yere vardığı zaman, onu, kendilerini Güneş’e karşı koruyacak bir örtü yapmadığımız bir toplumun üzerine doğarken buldu.

Hakkı Yılmaz

Sonunda, vahyin doğduğu yere vardı. Vahyi bir toplum üzerine doğuyor buldu. Öyle ki Biz onlar için, vahiy olmayan bilgilerle bir siper yapmıştık.

Muhammed Esed

(Ve doğuya doğru yürüyerek) günün birinde güneşin doğduğu yere vardığında onu, kendilerini güneşe karşı bir örtüyle örtmediğimiz bir kavmin üzerine doğar buldu:

Mustafa İslamoğlu

En sonunda güneşin doğduğu yere ulaştı; onu kendileri için güneş ışığından gayrı bir örtü takdir etmediğimiz bir topluluk üzerine doğar halde buldu:

Suat Yıldırım

Güneşin doğduğu yere varınca onun, kendilerini sıcaktan koruyacak bir siper nasib etmediğimiz bir halk üzerine doğduğunu gördü. *

Süleyman Ateş

Nihayet güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, güneşe karşı kendilerine siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğar buldu.

Şaban Piriş

Sonunda, güneşin doğduğu yere vardığında onun, güneşe karşı hiçbir siper yapmadığımız bir kavmin üzerine doğduğunu gördü.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir süre sonra, güneşin doğduğu yere varınca onu, güneşe karşı kendilerine bir siper yapmadığımız bir topluluğun üzerine doğar buldu.

Edip-Layth-Martha

So when he reached the rising of the sun, he found it rising on a people whom We did not provide them with coverings against it.*

Muhammad Asad

[And then he marched eastwards] till, when he came to the rising of the sun* he found that it was rising on a people for whom We had provided no coverings against it:

Rashad Khalifa

When he reached the far east, he found the sun rising on people who had nothing to shelter them from it.,

The Monotheist Group

So when he reached the rising of the sun, he found it rising on a people for whom We did not make any cover except it.