Kehf Sûresi96. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (19 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1آتونيا ت يETYātūnībana getirinBring me
2زبرز ب رZBRzuberakütlelerisheets
3الحديدح د دḪD̃D̃l-Hadīdidemir"(of) iron"""
4حتىHattāo kadar kiuntil,
5إذاiƶāwhen
6ساوىس و يSVYsāvāaynı seviyeye getirincehe (had) leveled
7بينب ي نBYNbeynearasınıbetween
8الصدفينص د فṦD̃FS-Sadefeyniiki dağınthe two cliffs,
9قالق و لGVLḳālededihe said,
10انفخوان ف خNFḢnfuḣūüfleyin!"""Blow,"""
11حتىHattānihayetuntil
12إذاiƶāwhen
13جعلهج ع لCALceǎlehuonu sokuncahe made it
14ناران و رNVRnāranbir ateş halinefire,
15قالق و لGVLḳālededihe said,
16آتونيا ت يETYātūnīgetirin bana"""Bring me,"
17أفرغف ر غFRĞufriğdökeyimI pour
18عليهǎleyhiüzerineover it
19قطراق ط رGŦRḳiTranerimiş katran"molten copper."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ءاتونى زبر الحديد حتى اذا ساوى بين الصدفين قال انفخوا حتى اذا جعله نارا قال ءاتونى افرغ عليه قطرا

Arapça (Harekeli)

آتُونِي زُبَرَ الْحَدِيدِ حَتَّى إِذَا سَاوَى بَيْنَ الصَّدَفَيْنِ قَالَ انفُخُوا حَتَّى إِذَا جَعَلَهُ نَارًا قَالَ آتُونِي أُفْرِغْ عَلَيْهِ قِطْرًا

Transliterasyon

Atûnî zuberel hadîd|i|, hattâ izâ sâvâ beynes sadafeyni kâlenfuhû, hattâ izâ cealehu nâren kâle âtûnî ufrig aleyhi kıtrâ(kıtren).

Transliteration (Eng.)

<span class="u">A</span>toonee zubara al<span class="u">h</span>adeedi <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>i<span class="u">tha</span> s<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span> bayna a<span class="b">l</span><span class="u">s</span>adafayni q<span class="u">a</span>laonfukhoo <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> i<span class="u">tha</span> jaAAalahu n<span class="u">a</span>ran q<span class="u">a</span>la<span class="u">a</span>toonee ofrigh AAalayhi qi<span class="u">t</span>r<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Siz bana demir parçaları getirin. Dağların iki tarafı birbirine müsâvî olunca üfleyin dedi. Onu ateş haline sokunca da getirin de dedi, üstüne erimiş bakır dökeyim.

Ali Bulaç

"Bana demir kütleleri getirin", iki dağın arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra:) dedi ki: "Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim."

Bayraktar Bayraklı

“Bana demir kütleleri getirin!” Kütleler iki dağın arasını doldurunca, “Körükleyin!” dedi. Demirler akkor haline gelince, “Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim” dedi.

Diyanet İşleri

"Bana, demir kütleleri getirin." Nihayet dağın iki yanı arasını aynı seviyeye getirince (vadiyi doldurunca): "Üfleyin (körükleyin)!" dedi. Artık onu kor haline sokunca: "Getirin bana, üzerine bir miktar erimiş bakır dökeyim" dedi.

Edip Yüksel

"Bana demir kütleleri getirin." Her iki barikatın arasını doldurunca, "Üfleyin!" dedi. Onu bir ateş haline sokunca da, "Getirin, üstüne erimiş bakır dökeyim" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

"Bana, demir kütleleri getirin." Nihayet dağın iki ucunu denkleştirdiği vakit: "Ateş yakıp körükleyin" dedi. Demiri bir ateş koru haline getirince. "Bana erimiş bakır getirin üzerine dökeyim" dedi.

Erhan Aktaş

“Bana demir parçaları getirin. İki dağın arası eşit seviyeye gelinceye kadar körükleyin.” dedi. Onu bir ateş haline getirince, “Bana erimiş bakır getirin, onun üzerine dökeceğim.” dedi.

Hakkı Yılmaz

Sonunda hedef eşitleştiği zaman: “Hazırlayın sözleşmeyi!” dedi. Sonunda sözleşme hazırlanınca, ‘Getirin ben de imzalayayım’ dedi.

Muhammed Esed

Bana demir külçeleri getirin!" Derken, demir (külçelerini) yığıp, iki yar arasındaki boşluğa doldurunca (onlara) "(Bir ocak kurun ve) körükleyin!" dedi. Nihayet, (demir iyice) kor haline gelince, "Bana ergimiş bakır getirin bunun üzerine dökeyim" dedi.

Mustafa İslamoğlu

(şimdi) bana demir plakalar getirin!" Nihayet iki dik yamaç arasındaki (boşluk) doldurulup düz hale gelince onlara "Körükleyin!" dedi. Sonunda demir akkor halini alınca, "Onun üzerine dökmek için bana erimiş bakır getirin!" dedi.

Suat Yıldırım

“Demir kütleleri getirin bana! ” Zülkarneyn iki dağın arasını demir kütleleriyle doldurtup dağlarla aynı seviyeye getirince: “Körükleyin! ” dedi. Tam onu bir ateş haline getirince, “Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim. ” dedi.

Süleyman Ateş

Bana demir kütleleri getirin. (Zu'l-Karneyn) iki dağın arasını (demir kütleleriyle doldurtup dağlarla) aynı seviyeye getirince: "Üfleyin!" dedi. Nihayet o(demir kütleleri)ni bir ateş haline sokunca "Getirin bana, üzerine erimiş katran dökeyim," dedi.

Şaban Piriş

Bunlar iki dağın arasını doldurunca: -Körükleyin, dedi. Sonunda onu ateş haline getirdi. -Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

"Bana demir kütleleri getirin!" İki ucu tam denkleştirince, "körükleyin" dedi. Onu ateş haline koyunca da "getirin bana, üzerine erimiş bakır / katran dökeyim" diye seslendi.

Edip-Layth-Martha

"Bring me iron ore." Until he leveled between the two walls, he said, "Blow," until he made it a furnace, he said, "Bring me tar so I can pour it over."

Muhammad Asad

Bring me ingots of iron!" Then, after he had [piled up the iron and] filled the gap between the two mountain-sides, he said: "[Light a fire and] ply your bellows!"* At length, when he had made it [glow like] fire, he commanded: "Bring me molten copper which I may pour upon it."

Rashad Khalifa

"Bring to me masses of iron." Once he filled the gap between the two palisades, he said, "Blow." Once it was red hot, he said, "Help me pour tar on top of it.",

The Monotheist Group

"Bring me iron ore." Until he leveled between the two walls, he said: "Blow," until he made it a furnace, he said: "Bring me tar so I can pour it over."