Meryem Sûresi11. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فخرج | خ ر جḢRC | feḣarace | çıkıp | Then he came out |
| 2 | على | — | ǎlā | karşısına | to |
| 3 | قومه | ق و مGVM | ḳavmihi | kavminin | his people |
| 4 | من | — | mine | -den | from |
| 5 | المحراب | ح ر بḪRB | l-miHrābi | ma'bed- | the prayer chamber, |
| 6 | فأوحى | و ح يVḪY | fe evHā | işaret etti | and he signaled |
| 7 | إليهم | — | ileyhim | onlara | to them |
| 8 | أن | — | en | diye | to |
| 9 | سبحوا | س ب حSBḪ | sebbiHū | tesbih edin | glorify (Allah) |
| 10 | بكرة | ب ك رBKR | bukraten | sabah | (in) the morning |
| 11 | وعشيا | ع ش وAŞV | ve ǎşiyyen | ve akşam | and (in) the evening. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فخرج على قومه من المحراب فاوحى اليهم ان سبحوا بكرة وعشيا
Arapça (Harekeli)
فَخَرَجَ عَلَى قَوْمِهِ مِنَ الْمِحْرَابِ فَأَوْحَى إِلَيْهِمْ أَن سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِيًّا
Transliterasyon
Fe harece alâ kavmihî minel mihrâbi fe evhâ ileyhim en sebbihû bukreten ve aşiyyâ(aşiyyen).
Transliteration (Eng.)
Fakharaja AAal<span class="u">a</span> qawmihi mina almi<span class="u">h</span>r<span class="u">a</span>bifaaw<span class="u">ha</span> ilayhim an sabbi<span class="u">h</span>oo bukratan waAAashiyy<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Zekeriyya, mihraptan çıkıp kavmine, sabah akşam onu tenzîh edin noksan sıfatlardan diye işâret etti.
Ali Bulaç
Böylelikle (Zekeriya) mescidten kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: "Sabah akşam tesbih edin."
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine Zekeriyyâ, mabedden kavminin karşısına çıkarak onlara, “Sabah-akşam tesbîhte bulunun” diye işaret verdi.
Diyanet İşleri
Bunun üzerine Zekeriyya, mabetten kavminin karşısına çıkarak onlara: "Sabah akşam tesbihte bulunun" diye işaret verdi.*
Edip Yüksel
Tapınaktan halkının arasına çıktı ve "O'nu sabah akşam düşünüp anın" diye onlara işaretle bildirdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nihayet (birgün konuşamayınca) mihrabdan kavmine karşı çıktı da onlara "Sabah ve akşam (Rabbinizi) tesbih edin" diye işaret etti.
Erhan Aktaş
Bunun üzerine mihraptan* halkın karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam* tesbih* etmelerini vahyetti.*
Hakkı Yılmaz
Zekeriyyâ, bunun üzerine mihraptan; özel makamından toplumunun karşısına çıkıp onlara, daima/her zaman Allah'ı tüm noksanlıklardan arındırmalarını işaret etti.
Muhammed Esed
Bunun üzerine (Zekeriya) mâbedden kavminin karşısına çıktı ve onlara "Sabah akşam (Rabbinizin) sınırsız kudret ve yüceliğini anın!" diye işaret etti.
Mustafa İslamoğlu
Derken o, mabetteki inziva hücresinden çıkarak onlara; "Sabah akşam Rabbinizin şanını (ibadetle) yüceltmeye devam edin!" diye işaret etti.
Suat Yıldırım
Derken, mâbeddeki bölmesinden halkının karşısına çıkıp “Sabah akşam Rabbinizi tenzih ve O'na ibadet edin! ” diye işarette bulundu. [Mihrab için bkz. 3, 37]
Süleyman Ateş
(Zekeriyya), ma'bedden kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah akşam (Rabbinizi) tesbih edin!" diye işaret etti.*
Şaban Piriş
Mabedden, kavminin karşısına çıkınca onlara sabah akşam Allahı tesbih etmelerini işaret etti.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine Zekeriyya, yakarış yerinden ayrılıp halkının karşısına geçti ve onlara, "sabah-akşam tespih edin" diye işaret verdi.
Edip-Layth-Martha
So he went out amongst his people from the temple enclosure, and he indicated to them that they should glorify Him at dawn and dusk.
Muhammad Asad
Thereupon he came out of the sanctuary unto his people and signified to them [by gestures]: "Extol His limitless glory by day and by night!"
Rashad Khalifa
He came out to his family, from the sanctuary, and signaled to them: "Meditate (on God) day and night.",
The Monotheist Group
So he went out among his people from the temple enclosure, and he indicated to them that they should glorify Him at dawn and dusk.