Meryem Sûresi22. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فحملته | ح م لḪML | feHamelethu | ona gebe kaldı | So she conceived him, |
| 2 | فانتبذت | ن ب ذ NBZ̃ | fentebeƶet | ve çekildi | and she withdrew |
| 3 | به | — | bihi | onunla | with him |
| 4 | مكانا | ك و نKVN | mekānen | bir yere | (to) a place |
| 5 | قصيا | ق ص وGṦV | ḳaSiyyen | uzak | remote. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فحملته فانتبذت به مكانا قصيا
Arapça (Harekeli)
فَحَمَلَتْهُ فَانتَبَذَتْ بِهِ مَكَانًا قَصِيًّا
Transliterasyon
Fe hamelethu fentebezet bihî mekânen kasıyyâ(kasıyyen).
Transliteration (Eng.)
Fa<span class="u">h</span>amalat-hu fa<span class="b">i</span>ntaba<span class="u">th</span>atbihi mak<span class="u">a</span>nan qa<span class="u">s</span>iyy<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonunda ona gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekilip gitti.
Ali Bulaç
Böylelikle ona gebe kaldı, sonra onunla ıssız bir yere çekildi.
Bayraktar Bayraklı
Meryem ona hamile kaldı. Bunun üzerine onunla uzak bir yere çekildi.
Diyanet İşleri
Meryem ona hamile kaldı. Bunun üzerine onunla (karnındaki çocukla) uzak bir yere çekildi.
Edip Yüksel
Ona gebe kalınca onunla uzak bir bölgeye çekildi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nihayet (Allah'ın emri gerçekleşti) Meryem İsa'ya gebe kaldı ve o haliyle uzak bir yere çekildi.
Erhan Aktaş
Ona hamile kaldı ve gözden uzak bir yere çekildi.
Hakkı Yılmaz
Sonunda Meryem/delikanlıya gebe kaldı. Sonra da O'nunla uzak bir yere kaçtı gitti.
Muhammed Esed
bunun için de, (Meryem) o'na gebe kaldı ve o'nunla birlikte uzak bir yere çekildi.
Mustafa İslamoğlu
İşte böylece (Meryem) ona hamile kaldı; bundan dolayı da, (insanların gözünden) uzak, kuytu bir köşeye çekildi.
Suat Yıldırım
Sonra çocuğuna hamile kaldı ve bu haliyle uzakça bir yere çekildi. *
Süleyman Ateş
(Meryem), ona gebe kaldı. Onunla uzak bir yere çekildi.
Şaban Piriş
Nihayet ona gebe kaldı ve bu sebeple uzak bir yere çekildi.
Yaşar Nuri Öztürk
Ona gebe kaldı. Ardından da onunla uzak bir mekana çekildi.
Edip-Layth-Martha
So she was pregnant with him, and she went to deliver in a far place.
Muhammad Asad
and in time she conceived him, and then she withdrew with him to a far-off place.
Rashad Khalifa
When she bore him, she isolated herself to a faraway place.,
The Monotheist Group
So she was pregnant with him, and she went to deliver in a far place.