Meryem Sûresi27. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأتت | ا ت يETY | feetet | getirdi | Then she came |
| 2 | به | — | bihi | onu | with him |
| 3 | قومها | ق و مGVM | ḳavmehā | kavmine | (to) her people, |
| 4 | تحمله | ح م لḪML | teHmiluhu | taşıyarak | carrying him. |
| 5 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler | They said, |
| 6 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 7 | مريم | ر ي مRYM | meryemu | Meryem | Maryam! |
| 8 | لقد | — | leḳad | gerçekten | Certainly, |
| 9 | جئت | ج ي اCYE | ci'ti | sen yaptın | you (have) brought |
| 10 | شيئا | ش ي اŞYE | şey'en | bir iş | an amazing thing. |
| 11 | فريا | ف ر يFRY | feriyyen | tuhaf, korkunç | an amazing thing. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاتت به قومها تحمله قالوا يمريم لقد جئت شيا فريا
Arapça (Harekeli)
فَأَتَتْ بِهِ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُ قَالُوا يَا مَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْئًا فَرِيًّا
Transliterasyon
Fe etet bihî kavmehâ tahmiluh|u|, kâlû yâ meryemu lekad ci’ti şey’en feriyyâ(feriyyen).
Transliteration (Eng.)
Faatat bihi qawmah<span class="u">a</span> ta<span class="u">h</span>miluhuq<span class="u">a</span>loo y<span class="u">a</span> maryamu laqad ji/ti shay-an fariyy<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Çocuğunu kucağına alıp kavmine gelince ey Meryem dediler, gerçekte de pek büyük bir iş işledin.
Ali Bulaç
Böylece onu taşıyarak kavmine geldi. Dediler ki: "Ey Meryem, sen gerçekten şaşırtıcı bir şey yaptın."
Bayraktar Bayraklı
Nihayet onu kucağında taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: “Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!”
Diyanet İşleri
Nihayet onu (kucağında) taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!
Edip Yüksel
Onu alıp halkına getirdi. "Meryem, sen şaşılacak bir şey işledin!" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra Meryem onu (İsa'yı) yüklenerek kavmine getirdi. Onlar (hayretler içinde şöyle) dediler: "Ey Meryem! doğrusu sen görülmemiş bir şey yaptın."
Erhan Aktaş
Sonra onu kucaklayarak halka getirdi. Dediler ki: “Ey Meryem! Doğrusu sen olmayacak bir şey yaptın.”
Hakkı Yılmaz
(27-28)Sonra Meryem, çocuğunu yüklenerek toplumuna getirdi. Toplumu dediler ki: “Ey Meryem! Doğrusu sen görülmemiş bir şey yaptın. Ey Hârûn'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kişi değildi, annen de yasa tanımaz/iffetsiz bir kadın değildi.”
Muhammed Esed
Ve bir süre sonra, çocuğuyla beraber, kavmine döndü. "Ey Meryem!" dediler, "Sen, gerçekten, tuhaf bir iş yaptın!
Mustafa İslamoğlu
Nihayet, onu alarak kavminin yanına döndü. "Ey Meryem!" dediler, "Doğrusu sen dehşet bir iş işlemişsin!
Suat Yıldırım
Onu kucağına alıp akrabalarına getirdi. “Kız Meryem! dediler, sen ne tuhaf bir şey yapmışsın öyle! ”
Süleyman Ateş
(Meryem) onu taşıyarak kavmine getirdi: "Ey Meryem, dediler, sen tuhaf bir iş yaptın."
Şaban Piriş
Sonra çocuğu alıp kavmine getirdi.-Ey Meryem, utanılacak bir iş yaptın! dediler
Yaşar Nuri Öztürk
Meryem, onu taşıyarak toplumuna getirdi. "Ey Meryem, dediler, şaşılacak bir iş yaptın!"
Edip-Layth-Martha
Then she came to her people carrying him. They said, "O Mary, you have come with something totally unexpected!"
Muhammad Asad
And in time she returned to her people, carrying the child with her.* They said: "O Mary! Thou hast indeed done an amazing thing!
Rashad Khalifa
She came to her family, carrying him. They said, "O Mary, you have committed something that is totally unexpected.,
The Monotheist Group
Then she came to her people carrying him. They said: "O Mary, you have come with a thing totally unexpected!"