Meryem Sûresi4. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He said, |
| 2 | رب | ر ب بRBB | rabbi | Rabbim | """My Lord!" |
| 3 | إني | — | innī | şüphesiz ben | Indeed, [I] |
| 4 | وهن | و ه نVHN | vehene | gevşedi | (have) weakened |
| 5 | العظم | ع ظ مAƵM | l-ǎZmu | kemik(lerim) | my bones, |
| 6 | مني | — | minnī | benim | my bones, |
| 7 | واشتعل | ش ع لŞAL | veşteǎle | ve tutuştu | and flared |
| 8 | الرأس | ر ا سRES | r-ra'su | başım | (my) head |
| 9 | شيبا | ش ي بŞYB | şeyben | ihtiyarlık aleviyle | (with) white, |
| 10 | ولم | — | velem | ve | and not |
| 11 | أكن | ك و نKVN | ekun | olmadım | I have been |
| 12 | بدعائك | د ع وD̃AV | biduǎāike | sana du'a ile | in (my) supplication (to) You |
| 13 | رب | ر ب بRBB | rabbi | Rabbim | my Lord |
| 14 | شقيا | ش ق وŞGV | şeḳiyyen | bahtsız | unblessed. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال رب انى وهن العظم منى واشتعل الراس شيبا ولم اكن بدعائك رب شقيا
Arapça (Harekeli)
قَالَ رَبِّ إِنِّي وَهَنَ الْعَظْمُ مِنِّي وَاشْتَعَلَ الرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ أَكُن بِدُعَائِكَ رَبِّ شَقِيًّا
Transliterasyon
Kâle rabbî innî ve henel azmu minnî veştealer re’su şeyben ve lem ekun bi duâike rabbî şakıyyâ(şakıyyen).
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la rabbi innee wahana alAAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>muminnee wa<span class="b">i</span>shtaAAala a<span class="b">l</span>rra/su shayban walam akunbiduAA<span class="u">a</span>-ika rabbi shaqiyy<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Demişti ki: Rabbim, kemiklerim bile incelip zayıfladı, saçım sakalım ağardı, parıl parıl parlamada başım sanki ve sana ne duâ etmişsem mahrûm olmadım ben.
Ali Bulaç
Demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben Sana dua etmekle mutsuz olmadım."
Bayraktar Bayraklı
“Ey Rabbim,” dedi, “Vücudumda kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ey Rabbim, sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.”
Diyanet İşleri
Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim, sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.
Edip Yüksel
"Rabbim" dedi, "Vücudumdaki kemik gevşedi, başım ağarıp tutuştu. Sana yalvarışta, Rabbim, hiçbir vakit umut kesmedim."
Elmalılı Hamdi Yazır
Şöyle demişti: "Ey Rabbim! Şüphesiz (artık öyle bir durumdayım ki) benim kemiğim zayıflayıp gevşedi ve başım(ın saçı) bembeyaz alev gibi tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiçbir zaman bedbaht olmadım."
Erhan Aktaş
“Rabb’im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb’im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı.
Hakkı Yılmaz
(4-6)Demişti ki: “Rabbim! Şüphesiz benim kemiğim zayıflayıp gevşedi ve başım ağarmış saçıyla alev gibi tutuştu. Sana dua etmekle de Rabbim, mutsuz olmadım. Ve gerçekten ben, arkamdan, yakınlarımdan/amcaoğullarımdan endişedeyim. Karım da kısırdır. Onun için katından bana, bana da mirasçı olacak, Ya‘kûb ailesine de mirasçı olacak bir velî [yardımcı, koruyucu yakın kimse] bağışla. Rabbim, onu rızanı kazanan/herkesin hoşnut olacağı biri kıl!”
Muhammed Esed
şöyle demişti: "Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim gevşedi, saçlarım ağardı. Ama şimdiye kadar, ey Rabbim, Sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.
Mustafa İslamoğlu
şöyle yalvarmıştı: "Rabbim! Benden (iş) geçti, kemiklerim eridi, başa ak düştü; ama (ey) Rabbim, sana dua edip de eli boş kaldığım hiç olmadı.
Suat Yıldırım
“Ya Rabbî, iyice yaşlandım, kemiklerim zayıfladı, eridi, başımdaki saçlarım ağardı, beyaz alevler gibi tutuştu. Ya Rabbî, Sana her ne için yalvardıysam, asla mahrum kalmadım. ”
Süleyman Ateş
Rabbim, demişti, ben, bende kemik gevşedi; baş, ihtiyarlk aleviyle tutuştu. Rabbim, sana du'a ile hiçbir zaman bahtsız olmadım (her du'a ettikçe kabul buyurdun, beni istediğimden mahrum etmedin).
Şaban Piriş
Rabbim, dedi şüphesiz kemiklerim zayıfladı, baş yaşlılık ateşiyle tutuştu. Rabbim, sana ettiğim dualarda hiç bir şeyden mahrum olmadım.
Yaşar Nuri Öztürk
Şöyle demişti: "Rabbim, işte karşındayım. Kemik gevşedi bende. İhtiyarlıktan başım beyaz alevle tutuştu. Sana yakarma konusunda ise Rabbim, hiç bedbaht olmadım."
Edip-Layth-Martha
He said, "My Lord, my bones have gone frail, and my hair has turned white, and I have never been mischievous in calling to You my Lord."
Muhammad Asad
he prayed: "O my Sustainer! Feeble have become my bones, and my head glistens with grey hair. But never yet, O my Lord, has my prayer unto Thee remained unanswered.*
Rashad Khalifa
He said, "My Lord, the bones have turned brittle in my body, and my hair is aflame with gray. As I implore You, my Lord, I never despair.,
The Monotheist Group
He said: "My Lord, my bones have gone frail, and my hair has turned white, and I have never been mischievous in imploring You my Lord."