Meryem Sûresi50. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (9 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ووهبناو ه بVHBve vehebnāve lutfettikAnd We bestowed
2لهمlehumonlarato them
3منmin-denof
4رحمتنار ح مRḪMraHmetinārahmetimiz-Our Mercy,
5وجعلناج ع لCALve ceǎlnāve verdikand We made
6لهمlehumonlar içinfor them
7لسانل س نLSNlisānedilia truthful mention,
8صدقص د قṦD̃GSidḳinbir doğruluka truthful mention,
9علياع ل وALVǎliyyenyücehigh.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ووهبنا لهم من رحمتنا وجعلنا لهم لسان صدق عليا

Arapça (Harekeli)

وَوَهَبْنَا لَهُم مِّن رَّحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا

Transliterasyon

Ve vehebnâ lehum min rahmetinâ ve cealnâ lehum lisâne sıdkın aliyyâ(aliyyen).

Transliteration (Eng.)

Wawahabn<span class="u">a</span> lahum min ra<span class="u">h</span>matin<span class="u">a</span>wajaAAaln<span class="u">a</span> lahum lis<span class="u">a</span>na <span class="u">s</span>idqin AAaliyy<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlara rahmetimizden ihsânlar ettik, gerçek şöhretlerini yaydık, adlarını yücelttik.

Ali Bulaç

Onlara rahmetimizden armağan(lar) bağışladık ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik.

Bayraktar Bayraklı

Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk, kendilerine haklı ve yüksek bir şöhret nasip ettik.

Diyanet İşleri

Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk; kendilerine haklı ve yüksek bir şöhret nasip ettik.

Edip Yüksel

Onlara rahmetimizden verdik. Onlara, doğru ve onurlu bir dil bağışladık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz onlara rahmetimizden lütuflarda bulunduk. Hepsine de dillerde güzel ve yüksek bir övgü verdik.

Erhan Aktaş

Ve rahmetimizden onlara lutfettik*. Onların doğrulukla anılmalarını sağladık.

Hakkı Yılmaz

Ve Biz onlara rahmetimizden armağanlarda bulunduk. Ve onlar için yüce bir doğruluk dili yaptık.

Muhammed Esed

ve o'nları rahmetimizle ödüllendirdik. Ve o'nlara doğru olanı (başkalarına) ulaştırmaları için üstün bir anlatım gücü bahşettik.

Mustafa İslamoğlu

dahası onlara rahmetimizi bahşettik; nihayet onları doğruluğun ve hakikatin yüce dili yaptık.

Suat Yıldırım

Onlara rahmetimizden ihsanlarda bulunduk. Onlara dillerde ve dinlerde yüksek ve güzel bir nam bıraktık.

Süleyman Ateş

Onlara rahmetimizden (mal ve çocuk) lutfettik ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik.*

Şaban Piriş

Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk ve onlara üstün bir doğruluk dili verdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, rahmetimizden nimetler bağışladık. Ve kendileri için yüksek bir doğruluk dili oluşturduk.

Edip-Layth-Martha

We granted them from Our mercy, and We made for them a tongue of truth to be heard.

Muhammad Asad

and We bestowed upon them [manifold] gifts out of Our grace, and granted them a lofty power to convey the truth [unto others].*

Rashad Khalifa

We showered them with our mercy, and we granted them an honorable position in history.,

The Monotheist Group

And We granted them from Our mercy, and We made for them a tongue of truthfulness to be heard.