Meryem Sûresi52. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وناديناه | ن د وND̃V | ve nādeynāhu | ve ona seslendik | And We called him |
| 2 | من | — | min | from | |
| 3 | جانب | ج ن بCNB | cānibi | tarafından | (the) side |
| 4 | الطور | ط و رŦVR | T-Tūri | Tur'un | (of) the Mount |
| 5 | الأيمن | ي م نYMN | l-eymeni | sağ | the right, |
| 6 | وقربناه | ق ر بGRB | ve ḳarrabnāhu | ve onu yaklaştırdık | and brought him near |
| 7 | نجيا | ن ج وNCV | neciyyen | özel konuşmak için | (for) conversation. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وندينه من جانب الطور الايمن وقربنه نجيا
Arapça (Harekeli)
وَنَادَيْنَاهُ مِن جَانِبِ الطُّورِ الْأَيْمَنِ وَقَرَّبْنَاهُ نَجِيًّا
Transliterasyon
Ve nâdeynâhu min cânibit tûril eymeni ve karrebnâhu neciyyâ(neciyyen).
Transliteration (Eng.)
Wan<span class="u">a</span>dayn<span class="u">a</span>hu min j<span class="u">a</span>nibia<span class="b">l</span><span class="u">tt</span>oori al-aymani waqarrabn<span class="u">a</span>hu najiyy<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ona, Tûr'un sağ yanından nidâ ettik, bizimle konuşmak üzere tapımıza yaklaştırdık onu.
Ali Bulaç
Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.
Bayraktar Bayraklı
Ona Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve onu fısıldaşırcasına kendimize yaklaştırdık.
Diyanet İşleri
Ona Tur'un sağ tarafından seslendik ve onu, fısıldaşan kimse kadar (kendimize) yaklaştırdık.
Edip Yüksel
Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yaklaştırdık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz ona Tur dağının sağ yanından seslendik ve onu hususi bir konuşmada bulunmak üzere kendimize yaklaştırdık.
Erhan Aktaş
Ve Tur’un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.
Hakkı Yılmaz
Biz o'na en uğurlu Tûr'un yan tarafından seslendik ve o'nu özel bir konuşmada bulunmak üzere yaklaştırdık.
Muhammed Esed
Hani o'na Sina Dağı'nın sağ yamacından seslenmiş ve o'nu gizemsel bir konuşma için (kendimize) yaklaştırmıştık;
Mustafa İslamoğlu
Hani, onu (Sina) Dağı'nın sağ tarafından nida etmiş ve onu bir özge söyleşi için vahyimize yaklaştırmıştık.
Suat Yıldırım
Hani ona Tur'un sağ tarafından seslenmiş ve özel konuşma için onu huzurumuza almıştık. [28, 30] {KM, Çıkış 33, 11}*
Süleyman Ateş
Ona Tur'un sağ tarafından seslendik ve onu, özel konuşmak için (kendimize) yaklaştırdık.
Şaban Piriş
Ona Turun sağ yanından seslenmiştik. Samimi olarak söyleşmek için onu yaklaştırmıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
Ona Tur'un sağ tarafından seslendik. Onu, fısıldaşan kimse kadar yaklaştırdık.
Edip-Layth-Martha
We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.
Muhammad Asad
And [remember how] We called upon him from the right-hand slope of Mount Sinai* and drew him near [unto Us] in mystic communion,
Rashad Khalifa
We called him from the right side of Mount Sinai. We brought him close, to confer with him.,
The Monotheist Group
And We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.