Meryem Sûresi58. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (29 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أولئك | — | ulāike | işte bunlar | Those |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimselerdir | (were) the ones whom |
| 3 | أنعم | ن ع مNAM | en'ǎme | ni'met verdiği | Allah bestowed favor |
| 4 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah bestowed favor |
| 5 | عليهم | — | ǎleyhim | kendilerine | upon them |
| 6 | من | — | mine | -den | from (among) |
| 7 | النبيين | ن ب اNBE | n-nebiyyīne | peygamberler- | the Prophets, |
| 8 | من | — | min | -nden | of |
| 9 | ذرية | ذ ر رZ̃RR | ƶurriyyeti | nesli- | (the) offspring |
| 10 | آدم | — | ādeme | Adem | (of) Adam, |
| 11 | وممن | — | ve mimmen | ve kimselerdendir | and of those |
| 12 | حملنا | ح م لḪML | Hamelnā | taşıdıklarımız | We carried |
| 13 | مع | — | meǎ | ile beraber | with |
| 14 | نوح | — | nūHin | Nuh | Nuh |
| 15 | ومن | — | ve min | ve | and of |
| 16 | ذرية | ذ ر رZ̃RR | ƶurriyyeti | neslindendir | (the) offspring |
| 17 | إبراهيم | — | ibrāhīme | İbrahim | (of) Ibrahim |
| 18 | وإسرائيل | — | ve isrāīle | ve İsrail (Ya'kub) | and Israel |
| 19 | وممن | — | ve mimmen | ve kimselerdendir | and of (those) whom |
| 20 | هدينا | ه د يHD̃Y | hedeynā | yol gösterdiğimiz | We guided |
| 21 | واجتبينا | ج ب يCBY | vectebeynā | ve seçtiğimiz | and We chose. |
| 22 | إذا | — | iƶā | zaman | When |
| 23 | تتلى | ت ل وTLV | tutlā | okunduğu | were recited |
| 24 | عليهم | — | ǎleyhim | onlara | to them |
| 25 | آيات | ا ي يEYY | āyātu | ayetleri | (the) Verses |
| 26 | الرحمن | ر ح مRḪM | r-raHmāni | Rahman'ın | (of) the Most Gracious, |
| 27 | خروا | خ ر رḢRR | ḣarrū | -düşer/yeredüşer | they fell |
| 28 | سجدا | س ج دSCD̃ | succeden | saygıyla- | prostrating |
| 29 | وبكيا | ب ك يBKY | ve bukiyyen | ve ağlar | and weeping. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اولئك الذين انعم الله عليهم من النبين من ذرية ءادم وممن حملنا مع نوح ومن ذرية ابرهيم واسرءيل وممن هدينا واجتبينا اذا تتلى عليهم ءايت الرحمن خروا سجدا وبكيا
Arapça (Harekeli)
أُولَئِكَ الَّذِينَ أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ النَّبِيِّينَ مِن ذُرِّيَّةِ آدَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْرَائِيلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَاجْتَبَيْنَا إِذَا تُتْلَى عَلَيْهِمْ آيَاتُ الرَّحْمَنِ خَرُّوا سُجَّدًا وَبُكِيًّا
Transliterasyon
Ulâikellezîne en’amallâhu aleyhim minen nebiyyîne min zurriyyeti âdeme ve mimmen hamelnâ mea nûhin ve min zurriyyeti ibrâhîme ve isrâîle ve mimmen hedeynâ vectebeynâ, izâ tutlâ aleyhim âyâtur rahmâni harrû succeden ve bukiyyâ(bukiyyen). (SECDE ÂYETİ)
Transliteration (Eng.)
Ol<span class="u">a</span>-ika alla<span class="u">th</span>eena anAAama All<span class="u">a</span>huAAalayhim mina a<span class="b">l</span>nnabiyyeena min <span class="u">th</span>urriyyati <span class="u">a</span>damawamimman <span class="u">h</span>amaln<span class="u">a</span> maAAa noo<span class="u">h</span>in wamin <span class="u">th</span>urriyyatiibr<span class="u">a</span>heema wa-isr<span class="u">a</span>-eela wamimman hadayn<span class="u">a</span> wa<span class="b">i</span>jtabayn<span class="u">a</span>i<span class="u">tha</span> tutl<span class="u">a</span> AAalayhim <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tu a<span class="b">l</span>rra<span class="u">h</span>m<span class="u">a</span>nikharroo sujjadan wabukiyy<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İşte bunlar, Âdem soyundan, Nûh'la berâber gemiye yüklediklerimizin soylarından, İbrâhim'in ve İsrâil'in soylarından gelen ve Allah tarafından kendilerine nîmetler ihsân edilen peygamberlerdendir, doğru yola sevk ettiğimiz ve seçtiğimiz kişilerdendir. Rahmânın âyetleri, onlara okundu mu ağlaya ağlaya hemen secdeye kapanırlardı.
Ali Bulaç
İşte bunlar; kendilerine Allah'ın nimet verdiği peygamberlerdendir; Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımız (insan nesillerin)den, İbrahim ve İsrail (Yakup)in soyundan, doğru yola eriştirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendirler. Onlara Rahman (olan Allah')ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlar.
Bayraktar Bayraklı
İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem'in soyundan, Nûh ile birlikte taşıdıklarımızdan, İbrâhim ve İsrâil'in/Yakup'un soyundan doğruya ulaştırdığımız ve peygamber olarak seçtiğimiz kimselerdendir. Onlara, çok merhametli olan Allah'ın âyetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı.
Diyanet İşleri
İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem'in soyundan, Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail (Ya'kub) 'in soyundan, doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerdendir. Onlara, çok merhametli olan Allah'ın ayetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı.
Edip Yüksel
İşte bunlar, ALLAH'ın nimetlendirdiği peygamberlerin bir kısmıdır. Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan, İbrahim'in ve İsrail'in soyundan… Doğruya ulaştırdığımız ve seçtiğimiz kimselerdir onlar. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye varırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem'in soyundan ve gemide Nuh ile beraber taşıdıklarımızın neslinden, İbrahim ve İsrail'in soyundan, hidayete erdirdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdir. Kendilerine Rahmân (olan Allah)ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
Erhan Aktaş
İş te bunlar, Allah’ın nimetlendirdiği nebilerdendi. Âdem’in neslinden ve Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan ve İbrahim ve İsrail’in soyundan ve hidayete ilettiğimiz ve seçtiklerimizdendir. Onlara Rahman’ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.*
Hakkı Yılmaz
İşte bunlar, Âdem'in soyundan, Nûh ile beraber taşıdıklarımızdan, İbrâhîm ve İsrâîl'in soyundan, kılavuzluk ettiğimiz ve seçtiğimiz peygamberlerden Allah'ın kendilerine nimetler verdiği kimselerdir. Onlar kendilerine Rahmân'ın [yarattığı bütün canlılara dünyada çokça merhamet eden Allah'ın] âyetleri okunduğu zaman ağlayarak ve boyun eğip teslimiyet göstererek yere kapanırlardı.
Muhammed Esed
İŞTE BUNLAR Allah'ın kutlu, onurlandırıcı bağışlarda bulunduğu nebîlerden bazıları -Âdem'in soyundan, Nûh'la birlikte (o gemide) taşıdığımız kimselerin soyundan, İbrahim ve İsmail'in soyundan gelen ve (hepsi de) doğru yolu gösterdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerden bazıları: Ne zaman kendilerine O sınırsız rahmet Sahibi'nin mesajları okunsa ağlayarak (O'nun huzurunda) yere kapanan kimseler.
Mustafa İslamoğlu
İşte bütün bunlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerden (sadece) bir kısmı; (yani) Adem'in neslinden, Nuh'la birlikte taşıdıklarımızın neslinden ve İbrahim ve İsrail'in neslinden olup, doğru yolu gösterdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerden bazılarıdır: ne zaman O rahmet kaynağının ayetleri kendilerine okunsa (hepsi de) gözyaşları içinde yere kapanarak (teslimiyetlerini sunmuşlardır).
Suat Yıldırım
İşte bunlar, Allah'ın nimetine mazhar olmuş olan bu zatlar, Âdem neslinden, Nuh ile beraber gemide taşıdıklarımızın evlatlarından, İbrâhim ve İsrailin nesillerinden ve hidâyete erdirip seçtiğimiz kimselerdendir. Onlar Rahman'ın âyetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı. [6, 83-90; 40, 78]*
Süleyman Ateş
İşte bunlar; Allah'ın ni'met verdiği peygamberlerden, Adem, neslinden, Nuh ile beraber gemide taşıdıklarımızın neslinden, İbrahim ve İsrail (Ya'kub) neslinden, yol gösterdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdendir. Onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
Şaban Piriş
İşte onlar, Ademin ve Nuh ile birlikte taşıdıklarımızın soyundan gelen, Allahın kendilerine nimet verdiği peygamberlerden ve İbrahimin, İsrailin ve doğru yolu gösterip, seçtiğimiz kimselerin soyundandır. Onlara Rahmanın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimet lütfettiği peygamberlerdendir: Adem'in soyundan, Nuh'la birlikte taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail'in soyundan, kılavuzluk edip seçtiğimiz kimselerden. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdelere kapanırlardı.
Edip-Layth-Martha
Those are the ones whom God has blessed from amongst the prophets from the progeny of Adam, and those We carried with Noah, and from the progeny of Abraham and Israel, and from whom We have guided and chosen. When the signs of the Gracious are recited to them, they fall down prostrating, and in tears.
Muhammad Asad
THESE WERE some of the prophets upon whom God bestowed His blessings - [prophets] of the seed of Adam and of those whom We caused to be borne [in the ark] with Noah, and of the seed of Abraham and Israel* and [all of them were] among those whom We had guided and elected; [and] whenever the messages of the Most Gracious were conveyed unto them, they would fall down [before Him], prostrating themselves and weeping.*
Rashad Khalifa
These are some of the prophets whom GOD blessed. They were chosen from among the descendants of Adam, and the descendants of those whom we carried with Noah, and the descendants of Abraham and Israel, and from among those whom we guided and selected. When the revelations of the Most Gracious are recited to them, they fall prostrate, weeping.,
The Monotheist Group
Those are the ones whom God has blessed from among the prophets from the progeny of Adam, and those We carried with Noah, and from the progeny of Abraham and Israel, and from whom We have guided and chosen. When the revelations of the Almighty are recited to them, they fall down prostrating, and in tears.