Meryem Sûresi61. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | جنات | ج ن نCNN | cennāti | cennetleri(ne gireceklerdir) | Gardens |
| 2 | عدن | — | ǎdnin | Adn | (of) Eden, |
| 3 | التي | — | lletī | which | |
| 4 | وعد | و ع دVAD̃ | veǎde | va'dettiği | promised |
| 5 | الرحمن | ر ح مRḪM | r-raHmānu | Rahman'ın | the Most Gracious |
| 6 | عباده | ع ب دABD̃ | ǐbādehu | kullarına | (to) His slaves |
| 7 | بالغيب | غ ي بĞYB | bil-ğaybi | gıyaben | in the unseen. |
| 8 | إنه | — | innehu | şüphesiz O'nun | Indeed, [it] |
| 9 | كان | ك و نKVN | kāne | is | |
| 10 | وعده | و ع دVAD̃ | veǎ'duhu | va'di | His promise |
| 11 | مأتيا | ا ت يETY | me'tiyyen | yerine gelecektir | sure to come. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
جنت عدن التى وعد الرحمن عباده بالغيب انه كان وعده ماتيا
Arapça (Harekeli)
جَنَّاتِ عَدْنٍ الَّتِي وَعَدَ الرَّحْمَنُ عِبَادَهُ بِالْغَيْبِ إِنَّهُ كَانَ وَعْدُهُ مَأْتِيًّا
Transliterasyon
Cennâti adninilletî vaader rahmânu ibâdehu bil gayb|i|, innehu kâne va’duhu me’tiyyâ(me’tiyyen).
Transliteration (Eng.)
Jann<span class="u">a</span>ti AAadnin allatee waAAada a<span class="b">l</span>rra<span class="u">h</span>m<span class="u">a</span>nuAAib<span class="u">a</span>dahu bi<span class="b">al</span>ghaybi innahu k<span class="u">a</span>na waAAduhuma/tiyy<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ebedî Adn cennetlerine girerler ki rahman, kullarının gıyabında, onlara vaadetmiştir bu cennetleri. Şüphe yok ki onun vaadi, mutlaka yerine gelir.
Ali Bulaç
Adn cennetleri (onlarındır) ki, Rahman (olan Allah, onu) Kendi kullarına gaybtan vadetmiştir. Şüphesiz O'nun va'di yerine gelecektir.
Bayraktar Bayraklı
Rahmân'ın kullarına vaad ettiği, görmedikleri adn cennetlerine gireceklerdir. Şüphesiz Allah'ın sözü kesindir.
Diyanet İşleri
O cennet, çok merhametli olan Allah'ın, kullarına gıyaben vadettiği Adn cennetleridir. Şüphesiz O'nun vadi yerini bulacaktır.*
Edip Yüksel
Rahman'ın kulları için söz verdiği, duyular ötesi Adn bahçelerine… O'nun sözü, kuşkusuz yerine gelecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
O cennet, Rahmân (olan Allah)ın kullarına görmedikleri halde vadettiği "Adn" cennetleridir. Şüphesiz O'nun vaadi mutlaka yerini bulacaktır.
Erhan Aktaş
Rahman, kullarına gıyaben Adn Cennetleri söz verdi. Kuşkusuz O’nun sözü gerçekleşecektir.
Hakkı Yılmaz
(59-61)Sonra onların ardından kötü bir nesil geldi ki, salâtı [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olmayı; toplumu aydınlatmaya çalışmayı] kaybettiler/hayatlarından çıkarıp attılar. Ve şehvetlerine uydular. Bundan dolayı tevbe eden ve iman eden ve sâlihi işleyenler hariç onlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklardır. İşte tevbe eden, iman eden ve sâlihi işleyenler cennete; Rahmân'ın [yarattığı bütün canlılara dünyada çokça merhamet eden Allah'ın] kullarına –görmedikleri hâlde– vaat ettiği Adn cennetlerine girecekler ve hiçbir şekilde haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun vaadi kesinlikle yerini bulacaktır.
Muhammed Esed
sınırsız bağış Sahibi'nin, kullarına, her türlü beşerî algı ve tasavvurun ötesinde söz verdiği o âsûde hasbahçeler (onların olacaktır); O'nun sözü elbette yerini bulacaktır!
Mustafa İslamoğlu
O rahmet kaynağının kullarına söz verdiği, insanın kavrama kapasitesini aşan bir gerçeklik olan mutlak mutluluk ve güzelliğin merkezi cennetler (onların olacak): ve her halükarda O'nun sözü yerini bulacaktır.
Suat Yıldırım
Evet, onlar Rahman'ın kullarına gıyabî olarak vâd ettiği, dünyada iken görmeksizin inandıkları Adn cennetlerine gireceklerdir. Allah'ın vâdi muhakkak ki yerini bulacaktır. [73, 18]
Süleyman Ateş
Rahman'ın kullarına gıyaben va'dettiği Adn cennetleri(ne gireceklerdir). Şüphesiz O'nun va'di yerine gelecektir.*
Şaban Piriş
Rahmanın kullarına gelecekteki vaat ettiği Adn cennetleridir. Onun vaadi şüphesiz yerine gelecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
Rahman'ın, kullarına gaybda vaat ettiği Adn cennetlerine girecekler. Kuşkusuz, O'nun vaadi yerine gelir.
Edip-Layth-Martha
The gardens of Eden, which the Gracious had promised His servants in the unseen. His promise must come to pass.
Muhammad Asad
[theirs will be the] gardens of perpetual bliss which the Most Gracious has promised unto His servants, in a realm which is beyond the reach of human perception:* [and,] verily, His promise is ever sure of fulfilment!
Rashad Khalifa
The gardens of Eden await them, as promised by the Most Gracious for those who worship Him, even in privacy. Certainly, His promise must come to pass.,
The Monotheist Group
Gardens of delight; that the Almighty had promised His servants in the unseen. His promise must come to pass.