Meryem Sûresi62. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لا | — | lā | Not | |
| 2 | يسمعون | س م عSMA | yesmeǔne | işitmezler | they will hear |
| 3 | فيها | — | fīhā | orada | therein |
| 4 | لغوا | ل غ وLĞV | leğven | boş söz | vain talk |
| 5 | إلا | — | illā | yalnızca | but |
| 6 | سلاما | س ل مSLM | selāmen | selam | peace. |
| 7 | ولهم | ل ه مLHM | ve lehum | ve Onların | And for them |
| 8 | رزقهم | ر ز قRZG | rizḳuhum | rızıkları da | (is) their provision |
| 9 | فيها | — | fīhā | orada | therein, |
| 10 | بكرة | ب ك رBKR | bukraten | sabah | morning |
| 11 | وعشيا | ع ش وAŞV | ve ǎşiyyen | ve akşam | and evening. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لا يسمعون فيها لغوا الا سلما ولهم رزقهم فيها بكرة وعشيا
Arapça (Harekeli)
لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا إِلَّا سَلَامًا وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ فِيهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا
Transliterasyon
Lâ yesmeûne fîhâ lagven illâ selâmâ(selâmen), ve lehum rızkuhum fîhâ bukreten ve aşiyyâ(aşiyyen).
Transliteration (Eng.)
L<span class="u">a</span> yasmaAAoona feeh<span class="u">a</span> laghwanill<span class="u">a</span> sal<span class="u">a</span>man walahum rizquhum feeh<span class="u">a</span> bukratanwaAAashiyy<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Orada mânasız bir söz işitmeyecekler, ancak esenlik size sözünü duyacaklar ve sabah akşam, rızıkları gelecek onlara.
Ali Bulaç
Onda ‘boş bir söz’ işitmezler; sadece selam (ı işitirler). Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır.
Bayraktar Bayraklı
Orada boş söz değil, hoş söz/selâm duyarlar ve orada, sabah akşam kendilerine ait rızıkları vardır.
Diyanet İşleri
Orada boş söz değil, hoş söz duyarlar. Ve orada, sabah-akşam kendilerine ait rızıkları vardır.
Edip Yüksel
Orada boş söz işitmezler; sadece barış… Rızıklarını da sabah akşam alırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar orada boş bir söz işitmezler. Ancak "Selam" işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.
Erhan Aktaş
Onlar, orada boş söz işitmezler. Ancak “selam”* işitirler. Ve orada, onların sabah akşam* rızıkları var dır.
Hakkı Yılmaz
Onlar orada boş bir söz işitmezler. Ancak “Selâm [sağlık, esenlik, mutluluk]!” işitirler. Orada onlar için her zaman rızıkları da vardır.
Muhammed Esed
Orada onlar asla boş ve yararsız bir söz işitmeyecekler; iç huzuru ve esenlik dileğinden başka hiçbir söz! Ve orada sabah akşam azıklandırılacaklar;
Mustafa İslamoğlu
Orada mutluluk tebriği dışında asla boş bir söz işitmeyecekler; ve onlar orada sabah akşam rızıklandırılacaklar.
Suat Yıldırım
Orada onlar boş ve anlamsız söz işitmezler, sadece selâm ve selâmet sözleri duyarlar. Orada ziyafetleri sabah akşam kendilerine sunulacaktır. [56, 25-26; 73, 35]*
Süleyman Ateş
Orada boş söz değil, yalnız selam işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.
Şaban Piriş
Orada boş söz işitmezler ancak esenlik. Sabah akşam rızıklarını da orada hazır bulurlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Orada boş lakırdı değil, yalnızca "selam" işitirler. Orada kendilerinin sabah-akşam, rızıkları da hazırdır.
Edip-Layth-Martha
They will not hear in it any nonsense, only peace. They will have their provision in it morning and evening.
Muhammad Asad
No empty talk will they hear there-nothing but [tidings of] inner soundness and peace;* and there will they have their sustenance by day and by night:*
Rashad Khalifa
They will not hear any nonsense therein; only peace. They receive their provisions therein, day and night.,
The Monotheist Group
They will not hear in it any nonsense, only peace. And they will have their provision in it morning and evening.