Bakara Sûresi101. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (22 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ولماvelemmāne zamanAnd when
2جاءهمج ي اCYEcā'ehumonlara geldiysecame to them
3رسولر س لRSLrasūlunbir elçia Messenger
4منmin(of)
5عندع ن دAND̃ǐndikatındanfrom
6اللهllahiAllah'ınAllah
7مصدقص د قṦD̃GmuSaddiḳundoğrulayanconfirming
8لماlimāşeyleriwhat
9معهمmeǎhumyanlarındaki(was) with them,
10نبذن ب ذ NBZ̃nebeƶeattılarthrew away
11فريقف ر قFRGferīḳunbir gurupa party
12منmineof
13الذينelleƶīnekendilerinethose who
14أوتواا ت يETYūtūverilenlerdenwere given
15الكتابك ت بKTBl-kitābekitapthe Book
16كتابك ت بKTBkitābekitabı(the) Book
17اللهllahiAllah'ın(of) Allah
18وراءو ر يVRYverā'earkasınabehind
19ظهورهمظ ه رƵHRZuhūrihimsırtlarınıntheir backs
20كأنهمkeennehumsanki gibias if they
21لا(do) not
22يعلمونع ل مALMyeǎ'lemūnebilmiyorlarmışknow.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ولما جاءهم رسول من عند الله مصدق لما معهم نبذ فريق من الذين اوتوا الكتب كتب الله وراء ظهورهم كانهم لا يعلمون

Arapça (Harekeli)

وَلَمَّا جَاءَهُمْ رَسُولٌ مِّنْ عِندِ اللَّهِ مُصَدِّقٌ لِّمَا مَعَهُمْ نَبَذَ فَرِيقٌ مِّنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ كِتَابَ اللَّهِ وَرَاءَ ظُهُورِهِمْ كَأَنَّهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Transliterasyon

Ve lemmâ câehum resûlun min indillâhi musaddikun limâ meahum nebeze ferîkun minellezîne ûtûl kitâb|e|, kitâballâhi verâe zuhûrihim ke ennehum lâ ya’lemûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Walamm<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>ahum rasoolun minAAindi All<span class="u">a</span>hi mu<span class="u">s</span>addiqun lim<span class="u">a</span> maAAahum naba<span class="u">th</span>afareequn mina alla<span class="u">th</span>eena ootoo alkit<span class="u">a</span>ba kit<span class="u">a</span>baAll<span class="u">a</span>hi war<span class="u">a</span>a <span class="i"><span class="u">th</span></span>uhoorihim kaannahum l<span class="u">a</span>yaAAlamoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah tarafından onlarda bulunan kitabın doğruluğunu bildiren bir peygamber geldi mi kitap ehlinin bir kısmı, Allah'ın kitabını artlarına atarlar, sanki de bilmezler.

Ali Bulaç

Ne zaman onlara Allah Katından yanlarındakini doğrulayan bir elçi gelse, kitap verilenlerden birtakımı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitabı’nı arkalarına attılar.

Bayraktar Bayraklı

Onlara, yanlarındaki kitabı doğrulayan peygamber geldiği zaman, kendilerine kitap verilenlerden bir grup, güya hakikati bilmiyorlarmış gibi, Allah'ın kitabını arkalarına atarak ondan yüz çevirmişlerdi.

Diyanet İşleri

Allah tarafından kendilerine, yanlarında bulunanı tasdik edici bir elçi gelince ehl-i kitaptan bir gurup, sanki Allah'ın kitabını bilmiyormuş gibi onu arkalarına atıp terkettiler.

Edip Yüksel

Yanlarındakini doğrulayan bir elçi ALLAH tarafından görevli olarak kendilerine gelince, kitap verilenlerin bazısı, ALLAH'ın kitabını sırtlarının ardına attı. Bilmezlermiş gibi…

Elmalılı Hamdi Yazır

Üstelik Allah tarafından onlara, yanlarındaki kitabı tasdik edici bir peygamber gelince, daha önce kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, Allah'ın kitabını sırtlarından geriye attılar, sanki hiçbir şey bilmiyorlarmış gibi yaptılar.

Erhan Aktaş

Ne zaman onlara, Allah’tan, yanlarındakini tasdik edici bir elçi gelse, Kitap Ehli’nden bir grup, sanki hiç haberleri yokmuş gibi, elçinin getirdiğine sırt çevirirler.

Hakkı Yılmaz

Ve ne zaman Allah tarafından onlara, yanlarındaki kitabı tasdik edici bir elçi geldi, daha önce kendilerine Kitap verilen kimselerden bir grup, sanki bilmezlermiş gibi Allah'ın kitabını sırtlarının arkasına attılar.

Muhammed Esed

Ve(şimdi bile), ne zaman Allah'tan onlara halen sahip oldukları hakikati tasdik eden bir elçi gele, kendilerini önceki çağlarda vahyedilen kelâma bağlı sayanlardan bazısı, (O'nun dediklerinin) farkında değillermiş gibi ilahî kelâma sırtlarını dönerler.

Mustafa İslamoğlu

Onlara Allah katından ellerindeki hakikati doğrulayan bir elçi gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki gerçeği bilmiyorlarmış gibi Allah'ın kitabına sırt döndüler;

Suat Yıldırım

Onlara, Allah katından, ellerinde ki Tevrat'ı tasdik eden bir Peygamber gelince, O Ehl-i kitaptan bir kısmı, güya gerçeği hiç bilmiyorlarmış gibi, Allah'ın kitabını arkalarına atarak ondan yüz çevirdiler de [7, 157; 2, 89-91]

Süleyman Ateş

Allah tarafından kendilerine, yanlarında bulunanı doğrulayıcı bir elçi gelince, Kitap verilmiş olanlardan bir grup, Allah'ın Kitabını sanki bilmiyorlarmış gibi, sırtlarının arkasına attılar.

Şaban Piriş

Onlara ne zaman yanlarında olanı tasdik eden bir elçi gelse kendilerine kitap verilenlerden bir grup sanki Allahın kitabını bilmiyorlarmış gibi arkalarına atarlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah katından kendilerine, ellerinde bulunanı tasdikleyici bir resul geldiğinde, kitap verilenlerden bir grup, Allah'ın Kitabı'nı hiç bilmiyorlarmış gibi kaldırıp arkalarına attılar.

Edip-Layth-Martha

When a messenger came to them from God, authenticating what was with them, a group of those who had already received the book placed God's book behind their backs as if they did not know.

Muhammad Asad

And [even now,] when there has come unto them an apostle from God, confirming the truth already in their possession, some of those who were granted revelation aforetime cast the divine writ behind their backs as though unaware [of what it says],*

Rashad Khalifa

Now that a messenger from GOD has come to them, and even though he proves and confirms their own scripture, some followers of the scripture (Jews, Christians, and Muslims) disregard GOD's scripture behind their backs, as if they never had any scripture.,

The Monotheist Group

And when a messenger came to them from God, authenticating what was with them, a group of those who had already received the Book placed the Book of God behind their backs as if they did not know.