Bakara Sûresi11. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | zaman | And when |
| 2 | قيل | ق و لGVL | ḳīle | denildiği | it is said |
| 3 | لهم | — | lehum | onlara | to them, |
| 4 | لا | — | lā | yapmayın | """(Do) not" |
| 5 | تفسدوا | ف س دFSD̃ | tufsidū | bozgunculuk | spread corruption |
| 6 | في | — | fī | in | |
| 7 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | "the earth,""" |
| 8 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | derler | they say, |
| 9 | إنما | — | innemā | sadece | """Only" |
| 10 | نحن | — | neHnu | biz | we |
| 11 | مصلحون | ص ل حṦLḪ | muSliHūne | düzelticileriz | "(are) reformers.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا قيل لهم لا تفسدوا فى الارض قالوا انما نحن مصلحون
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ قَالُوا إِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ
Transliterasyon
Ve izâ kîle lehum lâ tufsidû fîl ardı, kâlû innemâ nahnu muslihûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> qeela lahum l<span class="u">a</span>tufsidoo fee al-ar<span class="u">d</span>i q<span class="u">a</span>loo innam<span class="u">a</span> na<span class="u">h</span>numu<span class="u">s</span>li<span class="u">h</span>oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara, yeryüzünde fesat çıkarmayın dendi mi, derler ki: Biz ıslâh edicileriz.
Ali Bulaç
Kendilerine: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde: "Biz sadece ıslah edicileriz" derler.
Bayraktar Bayraklı
Onlara, “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın!” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edici kimseleriz” derler.
Diyanet İşleri
Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, "Biz ancak ıslah edicileriz" derler.
Edip Yüksel
Kendilerine, "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın" denildiğinde "Bizler sadece düzeltenleriz" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem onlara: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın." denildiğinde: "Biz ancak ıslah edicileriz." derler.
Erhan Aktaş
Onlara, “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.” denildiğinde, “Biz ancak düzelticileriz.” derler.
Hakkı Yılmaz
Onlara, “Yeryüzünde kargaşa çıkarmayın” denildiğinde de, “Biz ancak düzelten kişileriz” derler.
Muhammed Esed
Onlara "Yeryüzünde yozlaşmaya ve çürümeye yol açmayın!" dediklerinde "Biz sadece düzeltmeye ve iyileştirmeye çalışıyoruz!" diye cevap verirler.
Mustafa İslamoğlu
Kendilerine "Yeryüzünde fesat çıkarmayın!" denildiğinde, "Biz sadece ıslahatçılarız" derler.
Suat Yıldırım
Ne zaman onlara: “Yeryüzüne fesat saçmayın! ” denilse “Biz sadece barışçıyız, ortalığı düzeltmekten başka işimiz yok! ” derler. [8, 73; 47, 11; 2, 205]
Süleyman Ateş
Onlara: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın," dendiği zaman: "Biz sadece düzelticileriz," derler.
Şaban Piriş
Onlara:-Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın, dendiği zaman:-Bizler sadece ıslah edicileriz, derler.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara, "yeryüzünde bozgun çıkarmayın" dendiğinde, "tam tersine, bizler barış ve esenlik getirenleriz" demişlerdir.
Edip-Layth-Martha
If they are told "Do not make evil in the land," they say, "But we are the reformers!"
Muhammad Asad
And when they are told, "Do not spread corruption on earth," they answer, "We are but improving things!"
Rashad Khalifa
When they are told, "Do not commit evil," they say, "But we are righteous.",
The Monotheist Group
And if they are told: "Do not make corruption in the land," they say: "But we are reformers!"