Bakara Sûresi137. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فإن | — | fein | eğer | So if |
| 2 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | iman ederlerse | they believe[d] |
| 3 | بمثل | م ث لMS̃L | bimiṧli | gibi | in (the) like |
| 4 | ما | — | mā | (of) what | |
| 5 | آمنتم | ا م نEMN | āmentum | sizin iman ettiğiniz | you have believed |
| 6 | به | — | bihi | ona | in [it], |
| 7 | فقد | — | feḳadi | elbette | then indeed, |
| 8 | اهتدوا | ه د يHD̃Y | htedev | doğru yolu bulmuş olurlar | they are (rightly) guided. |
| 9 | وإن | — | vein | eğer | But if |
| 10 | تولوا | و ل يVLY | tevellev | dönerlerse | they turn away, |
| 11 | فإنما | — | feinnemā | mutlaka | then only |
| 12 | هم | — | hum | onlar | they |
| 13 | في | — | fī | içine | (are) in |
| 14 | شقاق | ش ق قŞGG | şiḳāḳin | anlaşmazlık (düşerler) | dissension. |
| 15 | فسيكفيكهم | ك ف يKFY | feseyekfīkehumu | onlara karşı sana yeter | So will suffice you against them |
| 16 | الله | — | llahu | Allah | Allah, |
| 17 | وهو | — | ve huve | ve O | and He |
| 18 | السميع | س م عSMA | s-semīǔ | işitendir | (is) the All-Hearing, |
| 19 | العليم | ع ل مALM | l-ǎlīmu | bilendir | the All-Knowing. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فان ءامنوا بمثل ما ءامنتم به فقد اهتدوا وان تولوا فانما هم فى شقاق فسيكفيكهم الله وهو السميع العليم
Arapça (Harekeli)
فَإِنْ آمَنُوا بِمِثْلِ مَا آمَنتُم بِهِ فَقَدِ اهْتَدَوا وَّإِن تَوَلَّوْا فَإِنَّمَا هُمْ فِي شِقَاقٍ فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللَّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Transliterasyon
Fe in âmenû bi misli mâ âmentum bihî fe kadihtedev ve in tevellev fe innemâ hum fî şikâk(şikâkın) fe se yekfîke humullâh|u|, ve huves semîul alîm|u|.
Transliteration (Eng.)
Fa-in <span class="u">a</span>manoo bimithli m<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>mantumbihi faqadi ihtadaw wa-in tawallaw fa-innam<span class="u">a</span> hum fee shiq<span class="u">a</span>qinfasayakfeekahumu All<span class="u">a</span>hu wahuwa a<span class="b">l</span>ssameeAAualAAaleem<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse mutlaka doğru yolu buldular demektir. Fakat yüz çevirdiler mi onlar, ancak ayrılık, aykırılık içindedir. Onlara karşı koymak için sana, Allah yeter ve o, her şeyi duyandır, bilendir.
Ali Bulaç
Şayet onlar da, sizin inandığınız gibi inanırlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar; yok eğer yüz çevirirlerse, onlar elbette bir (çelişki ve) aykırılık içindedirler. Sana onlara karşı Allah yeter. O, işitendir, bilendir.
Bayraktar Bayraklı
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, doğru yolu bulmuş olurlar; dönerlerse mutlaka ayrılık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir; bilendir.
Diyanet İşleri
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar; dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir, bilendir.
Edip Yüksel
Sizin onayladığınız gibi onaylasalar doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, karşıt olmuş olurlar. Onlara karşı ALLAH sana yeter. O İşitendir, Bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğru yola girmiş, hidayeti bulmuş olurlar. Yok eğer yüz çevirirlerse onlar sadece ve sadece didişmenin içindedirler. Allah onlara karşı sana yeter. Ve O, işitendir, bilendir.
Erhan Aktaş
Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, derin bir ayrılık ve çıkmaza düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O, Her Şeyi Duyan’dır, Her Şeyi Bilen’dir.
Hakkı Yılmaz
Artık, eğer mü’minleri Yahûdileştirmek, Hristiyanlaştırmak isteyenler, sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, artık kesinlikle kılavuzlandıkları doğru yolu buldular. Yok eğer yüz çevirirlerse, onlar sadece parçalanmışlık içindedirler. İşte onlara karşı sana Allah yeter. Ve O, en iyi işitendir, en iyi bilendir.
Muhammed Esed
Eğer (ötekiler de) sizin inandığınız gibi inanırlarsa şüphesiz doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse de derin bir çıkmaza saplanmış olurlar, ama Allah seni bundan korumaktadır. Zira yalnız O'dur her şeyi işiten, her şeyi bilen.
Mustafa İslamoğlu
Eğer onlar sizin inandığınız gibi inanırlarsa, işte asıl o zaman doğru yola girmiş olurlar. Yok eğer bundan kaçınırlarsa, o zaman ayrımcılık çıkarıp sapan onlar olmuş olur. Onlara karşı, (tam zamanında) Allah sana yetecektir: zira O'dur içinizden geçen dilekleri işiten, niyetlerinizi ayrıntısıyla bilen.
Suat Yıldırım
Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, doğru yolu bulmuş olurlar. Yok yüz çevirirlerse, mutlaka size karşı bir ayrılık ve düşmanlık içindedirler. Bu takdirde ise onların hakkından gelmek için Allah sana yeter. O hakkıyla işitir ve bilir.
Süleyman Ateş
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar; ama dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşerler. Onlara karşı Allah sana yeter. O, işitendir, bilendir.
Şaban Piriş
-Eğer Yahudi ve Hıristiyanlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse şüphesiz hidayete ererler; yok Eğer yüz çevirirlerse onlar ancak ayrılık içindedirler. Allah Onlara karşı sana yeter. O hakkıyla işiten ve bilendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, hiç kuşkusuz iyiyi ve güzeli bulmuş olurlar; eğer sırt dönerlerse artık onlar şıkak içindedirler / parçalanmış olurlar. Onlara karşı sana Allah yeter. En iyi işiten, en güzel bilendir O.
Edip-Layth-Martha
So, if they acknowledge exactly as you have acknowledged, then they are guided; but if they turn away, then they are in opposition, and God will suffice you against them; He is the Hearer, the Knower.
Muhammad Asad
And if [others] come to believe in the way you believe, they will indeed find themselves on the right path; and if they turn away, it is but they who will be deeply in the wrong, and God will protect thee from them: for He alone is all-hearing, all-knowing.
Rashad Khalifa
If they believe as you do, then they are guided. But if they turn away, then they are in opposition. GOD will spare you their opposition; He is the Hearer, the Omniscient.,
The Monotheist Group
So, if they believe exactly as you have believed, then they are guided; but if they turn away, then they are in opposition and God will suffice you against them, and He is the Hearer, the Knower.