Bakara Sûresi156. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الذين | — | elleƶīne | onlar ki | Those who, |
| 2 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 3 | أصابتهم | ص و بṦVB | eSābethum | onlara eriştiği | strikes them |
| 4 | مصيبة | ص و بṦVB | muSībetun | bir bela | a misfortune, |
| 5 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | derler | they say, |
| 6 | إنا | — | innā | şüphesiz biz | """Indeed, we" |
| 7 | لله | — | lillahi | Allah içiniz | belong to Allah |
| 8 | وإنا | — | ve innā | ve şüphesiz biz | and indeed we |
| 9 | إليه | — | ileyhi | O'na | towards Him |
| 10 | راجعون | ر ج عRCA | rāciǔne | döneceğiz | "will return.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الذين اذا اصبتهم مصيبة قالوا انا لله وانا اليه رجعون
Arapça (Harekeli)
الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُوا إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ
Transliterasyon
Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Alla<span class="u">th</span>eena i<span class="u">tha</span> a<span class="u">sa</span>bat-hummu<span class="u">s</span>eebatun q<span class="u">a</span>loo inn<span class="u">a</span> lill<span class="u">a</span>hi wa-inn<span class="u">a</span>ilayhi r<span class="u">a</span>jiAAoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O sabredenleri ki onlar, bir musîbete uğradılar mı biz Allah'ınız, gene de gerisin geriye ona döneceğiz derler.
Ali Bulaç
Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: "Biz Allah'a ait (kullar)ız ve şüphesiz O'na dönücüleriz."
Bayraktar Bayraklı
Sabredenler, kendilerine bir musibet geldiğinde, “Biz Allah'ın kuluyuz ve biz O'na döneceğiz” derler.
Diyanet İşleri
O sabredenler, kendilerine bir bela geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler.
Edip Yüksel
Ki onlara bir musibet geldiğinde, "Biz ALLAH'a aidiz ve O'na dönücüyüz" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: "Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz." derler.
Erhan Aktaş
Onlar, bir musibetle karşılaştıkları zaman, “Bizler, Allah için varız ve muhakkak O’na döneceğiz.” derler.
Hakkı Yılmaz
(155,156)Ve de kesinlikle Biz, korkudan, açlıktan bir şeylerle ve mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile sizi zayıf düşüreceğiz/ imtihan edeceğiz. Kendilerine bir musibet geldiği zaman, “Biz şüphesiz Allah'a aidiz ve yalnız O'na döneceğiz” diyen şu sabredenlere de müjdele!
Muhammed Esed
Ki, onların başına bir musibet gelince, "Doğrusu biz Allah'a aidiz ve muhakkak O'na döneceğiz!" derler.
Mustafa İslamoğlu
Onlar bir musibete uğradıklarında: "Doğrusu biz Allah'a aidiz ve sonunda yine O'na döneceğiz" derler.
Suat Yıldırım
Sabırlılar o kimselerdir ki başlarına musîbet geldiğinde, “Biz Allah'a âidiz ve vakti geldiğinde elbette O'na döneceğiz” derler.*
Süleyman Ateş
Ki onlara bir bela eriştiği zaman: "Biz Allah içiniz ve biz O'na döneceğiz," derler.
Şaban Piriş
Onlar, bir musibete uğrayınca:-Biz, Allaha aitiz ve elbette Ona döneceğiz derler.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara bir ıstırap gelip çattığında şöyle derler: "Biz Allah içiniz ve sonunda O'na dönüp gideceğiz."
Edip-Layth-Martha
The ones who, when afflicted with adversity, say, "We are to God and to Him we will return."
Muhammad Asad
who, when calamity befalls them, say, "Verily, unto God do we belong and, verily, unto Him we shall return."
Rashad Khalifa
When an affliction befalls them, they say, "We belong to GOD, and to Him we are returning.",
The Monotheist Group
The ones who, when afflicted with adversity, they say: "We are to God and to Him we will return."