Bakara Sûresi180. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | كتب | ك ت بKTB | kutibe | yazıldı (farz kılındı) | Prescribed |
| 2 | عليكم | — | ǎleykum | size | for you |
| 3 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 4 | حضر | ح ض رḪŽR | HaDera | geldiği | approaches |
| 5 | أحدكم | ا ح دEḪD̃ | eHadekumu | birinize | any of you |
| 6 | الموت | م و تMVT | l-mevtu | ölüm | [the] death, |
| 7 | إن | — | in | eğer | if |
| 8 | ترك | ت ر كTRK | terake | bırakacaksa | he leaves |
| 9 | خيرا | خ ي رḢYR | ḣayran | bir hayır (mal) | good |
| 10 | الوصية | و ص يVṦY | l-veSiyyetu | vasiyyet etmek | (making) the will |
| 11 | للوالدين | و ل دVLD̃ | lilvālideyni | anaya babaya | for the parents |
| 12 | والأقربين | ق ر بGRB | vel'eḳrabīne | ve yakınlara | and the near relatives |
| 13 | بالمعروف | ع ر فARF | bil-meǎ'rūfi | uygun bir biçimde | with due fairness |
| 14 | حقا | ح ق قḪGG | Haḳḳan | bir haktır (borçtur) | a duty |
| 15 | على | — | ǎlā | üzerine | on |
| 16 | المتقين | و ق يVGY | l-mutteḳīne | muttakiler | the righteous ones. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
كتب عليكم اذا حضر احدكم الموت ان ترك خيرا الوصية للولدين والاقربين بالمعروف حقا على المتقين
Arapça (Harekeli)
كُتِبَ عَلَيْكُمْ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ إِن تَرَكَ خَيْرًا الْوَصِيَّةُ لِلْوَالِدَيْنِ وَالْأَقْرَبِينَ بِالْمَعْرُوفِ حَقًّا عَلَى الْمُتَّقِينَ
Transliterasyon
Kutibe aleykum izâ hadara ehadekumul mevtu in tereke hayrâ(hayran), el vasiyyetu lil vâlideyni vel akrabîne bil ma’rûf|i|, hakkan alel muttekîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Kutiba AAalaykum i<span class="u">tha</span> <span class="u">h</span>a<span class="u">d</span>araa<span class="u">h</span>adakumu almawtu in taraka khayran alwa<span class="u">s</span>iyyatulilw<span class="u">a</span>lidayni wa<span class="b">a</span>l-aqrabeena bi<span class="b">a</span>lmaAAroofi <span class="u">h</span>aqqanAAal<span class="u">a</span> almuttaqeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Biriniz ölürken kendisinden sonra bir hayır bırakacaksa anasına, babasına ve yakınlarına, örfe uyarak vasiyette bulunmalı. Bu, sakınanlara bir haktır, bir borçtur.
Ali Bulaç
Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya bilinen (uygun, meşru) bir tarzda vasiyette bulunması -Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak- size yazıldı (farz kılındı).
Bayraktar Bayraklı
Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir mal bırakacaksa anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek sakınanlar üzerine bir borçtur.
Diyanet İşleri
Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir hayır bırakacaksa anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek Allah'tan korkanlar üzerine bir borçtur.*
Edip Yüksel
Sizden birine ölüm yaklaştığında, bir mal bırakacaksa anaya babaya, yakınlara, uygun bir biçimde vasiyet etmesi farz kılındı. Bu, erdemliler için bir görevdir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Birinize ölüm geldiği vakit, bir hayır (bir mal) bırakacaksa, babası, anası ve en yakın akrabası için meşru bir surette vasiyet etmek, Allah'tan korkan kimseler üzerine yerine getirilmesi vacib bir hak olarak size farz kılındı.
Erhan Aktaş
Birinize ölüm geldiği zaman; eğer geride bir hayır* bırakıyorsa, anneye, babaya, yakın akrabaya örfe uygun bir şekilde vasiyette bulunmak, muttakilerin* üzerine bir hak olarak yazıldı.*
Hakkı Yılmaz
Sizden birinize ölüm hazır olduğu vakit, eğer bir hayır/mal bıraktıysa, Allah'ın koruması altına girmiş kişiler üzerine bir hak olarak, babası-anası ve en yakın akrabası için, örfe uygun; herkesçe kabul gören bir şekilde vasiyet etmek zorunlu görev kılındı.
Muhammed Esed
HERHANGİ birinize ölüm yaklaştığında, eğer arkasında yeterli bir servet bırakıyorsa, ebeveynine ve (diğer) yakın akrabalarına uygun şekilde vasiyette bulunmak size farz kılındı: Bu, Allah'a karşı sorumluluk bilincini duyanlar için bir yükümlülüktür.
Mustafa İslamoğlu
Herhangi birinize ölüm yaklaştığında eğer geriye bir değer bırakıyorsa, münasip bir biçimde anne-babaya ve yakın akrabaya vasiyet etmek size farz kılındı. Bu, Allah'a karşı sorumluluk duyanların uymaları gereken bir hakikattir.
Suat Yıldırım
Sizden öleceğini hisseden herhangi biriniz, geriye mal bırakacaksa; Annesi, babası ve akrabaları için, münasip bir tarzda vasiyet etmesi size farz kılındı. Bu, haksızlık yapmaktan korunan takvâlılar üzerine borçtur. [2, 240; 4, 7-13. 176]*
Süleyman Ateş
Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir hayır (mal) bırakacaksa, anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyyet etmek, korunanlar üzerine bir borçtur.*
Şaban Piriş
Sizden birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir mal bırakacaksa; anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek, muttakiler üzerine bir borç olarak yazıldı.
Yaşar Nuri Öztürk
İçinizden birine ölüm geldiğinde, eğer bir hayır bırakacaksa, üzerinize yazılan şudur: Ana-babaya, akrabaya, örfe uygun vasiyette bulunmak. Takva sahipleri üstüne bir hak olarak.
Edip-Layth-Martha
It is decreed for you that if death should come to any of you, that it is best if he/she leaves a property, then a will should be for parents and relatives, according to recognized norms. This is due right for the righteous.*
Muhammad Asad
IT IS ordained for you, when death approaches any of you and he is leaving behind much wealth, to make bequests in favour of his parents and [other] near of kin in accordance with what is fair:* I this is binding on all who are conscious of God.
Rashad Khalifa
It is decreed that when death approaches, you shall write a will for the benefit of the parents and relatives, equitably. This is a duty upon the righteous.,
The Monotheist Group
It is decreed for you that if death should come to any of you, that it is best if he leaves a will for his family and relatives out of goodness; this is a truth for the righteous.