Bakara Sûresi19. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أو | — | ev | ya da (onlar) | Or |
| 2 | كصيب | ص و بṦVB | keSayyibin | boşanan yağmur gibi | like a rainstorm |
| 3 | من | — | mine | -ten | from |
| 4 | السماء | س م وSMV | s-semāi | gök | the sky |
| 5 | فيه | — | fīhi | içinde | in it (are) |
| 6 | ظلمات | ظ ل مƵLM | Zulumātun | karanlıklar | darkness[es], |
| 7 | ورعد | ر ع دRAD̃ | ve raǎ'dun | ve gök gürlemesi | and thunder, |
| 8 | وبرق | ب ر قBRG | ve berḳun | ve şimşek (ler) | and lightning. |
| 9 | يجعلون | ج ع لCAL | yec'ǎlūne | tıkarlar | They put |
| 10 | أصابعهم | ص ب عṦBA | eSābiǎhum | parmaklarını | their fingers |
| 11 | في | — | fī | içine | in |
| 12 | آذانهم | ا ذ نEZ̃N | āƶānihim | kulakları | their ears |
| 13 | من | — | mine | -nden | from |
| 14 | الصواعق | ص ع قṦAG | S-Savāǐḳi | yıldırım sesleri | the thunderclaps |
| 15 | حذر | ح ذ رḪZ̃R | Haƶera | korkusuyla | (in) fear (of) |
| 16 | الموت | م و تMVT | l-mevti | ölüm | [the] death. |
| 17 | والله | — | vallahu | oysa Allah | And Allah |
| 18 | محيط | ح و طḪVŦ | muHīTun | tamamen kuşatmıştır | (is) [the One Who] encompasses |
| 19 | بالكافرين | ك ف رKFR | bil-kāfirīne | inkarcıları | the disbelievers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
او كصيب من السماء فيه ظلمت ورعد وبرق يجعلون اصبعهم فى ءاذانهم من الصوعق حذر الموت والله محيط بالكفرين
Arapça (Harekeli)
أَوْ كَصَيِّبٍ مِّنَ السَّمَاءِ فِيهِ ظُلُمَاتٌ وَرَعْدٌ وَبَرْقٌ يَجْعَلُونَ أَصَابِعَهُمْ فِي آذَانِهِم مِّنَ الصَّوَاعِقِ حَذَرَ الْمَوْتِ وَاللَّهُ مُحِيطٌ بِالْكَافِرِينَ
Transliterasyon
Ev ke sayyibin mines semâi fîhi zulumâtun ve ra’dun ve berk(berkun), yec’alûne esâbiahum fî âzânihim mines savâiki hazaral mevt|i|, vallâhu muhîtun bil kâfirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Aw ka<span class="u">s</span>ayyibin mina a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>-ifeehi <span class="i"><span class="u">th</span></span>ulum<span class="u">a</span>tun waraAAdun wabarqunyajAAaloona a<span class="u">sa</span>biAAahum fee <span class="u">atha</span>nihim mina a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>aw<span class="u">a</span>AAiqi<span class="u">h</span>a<span class="u">th</span>ara almawti wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu mu<span class="u">h</span>ee<span class="u">t</span>unbi<span class="b">a</span>lk<span class="u">a</span>fireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yahut da gökten boşana boşana yağan yağmura tutulmuşa benzerler; orada karanlıklar var, gök gürlemede, şimşek çakmada. Ölüm korkusuyla yıldırımların sesini duymamak için parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Allah'sa inanmayanları çepçevre kaplamış, kavramıştır.
Ali Bulaç
Ya da (bunlar) karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek(ler)le yüklü, 'gökten şiddetli bir yağmur fırtınasına tutulmuş gibidirler ki, yıldırımların saldığı dehşetle'; ölüm korkusundan parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Oysa Allah kafirleri çepeçevre kuşatıcıdır.
Bayraktar Bayraklı
Yahut onların durumu, gökten sağanak halinde boşalan, içinde yoğun karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşekler bulunan fırtınaya tutulmuş insana benzer. O münafıklar yıldırımlardan gelecek ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Halbuki Allah, kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.
Diyanet İşleri
Yahut (onların durumu), gökten sağanak halinde boşanan, içinde yoğun karanlıklar, gürültü ve yıldırımlar bulunan yağmur(a tutulmuş kimselerin durumu) gibidir. O münafıklar yıldırımlardan gelecek ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Halbuki Allah, kafirleri çepeçevre kuşatmıştır.
Edip Yüksel
Ya da, karanlık, gök gürültüsü ve şimşekler arasında gökten boşanan bir yağmur altında yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkayan kimseye benzerler. ALLAH inkârcıları böyle kuşatır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yahut (onların durumu), gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürlemesi ve şimşek(ler) bulunan bir yağmur(a tutulmuşun hali) gibidir. Yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, inkârcıları tamamen kuşatmıştır.
Erhan Aktaş
Ya da onların durumu; içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşekler bulunan sağanak bir yağmurda; ölüm korkusuyla, yıldırım sesinden kulaklarını parmaklarıyla tıkayan kimselerin durumuna benzer. Oysaki Allah, gerçeği yalanlayan nankörleri her yönden kuşatmıştır.
Hakkı Yılmaz
Bazen de onların durumu; içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek olan, gökten boşanan bir yağmur gibidir. Onlar, ölüm korkusuyla yıldırımlardan parmaklarını kulaklarına tıkıyorlar. –Oysa Allah, kâfirleri; Kendisinin ilâhlığını, rabliğini bilerek reddedenleri çepeçevre kuşatandır.–
Muhammed Esed
Ya da (onların durumu) gökten zifiri karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle gelen şiddetli bir sağanağ(a benzer): Ölümün dehşeti içinde yıldırımlardan korunmak için parmakları ile kulaklarını tıkarlar, ama Allah hakikati inkar edenleri (kudreti ile) kuşatır.
Mustafa İslamoğlu
Ya da (durumları şu örneğe) benzer: Gökten inen bir sağanak (düşünün), onunla birlikte karanlıklar, gök gürlemesi, şimşek... Yıldırımlardan dolayı, ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkıyorlar. Zira Allah kafirleri çepeçevre kuşatandır.
Suat Yıldırım
Yahut onların durumu gökten sağanak halinde boşanan ve içinde yoğun karanlıklar, gök gürlemeleri ve şimşekler bulunan yağmura tutulmuş kimselerin durumuna benzer. Yıldırımların verdiği dehşetle, ölüm korkusundan, parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Fakat Allah kâfirleri çepeçevre kuşatır. [63, 4; 9, 56-57; 57, 13-15]
Süleyman Ateş
Ya da (onlar), gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürlemesi ve şimşek (ler) bulunan bir yağmur(a tutulmuş) gibi(dirler). Yıldırım seslerinden ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar; oysa Allah, inkarcıları tamamen kuşatmıştır.
Şaban Piriş
Yahut, onlar gökten boşanan bir yağmura tutulmuş kimselere benzerler. O yağmurda karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek vardır. Onlar da yıldırımlardan ve ölüm korkusundan parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Şüphesiz Allah kafirleri çepeçevre kuşatmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yahut gökten boşalan bir yağmur haline benzer ki onda karanlıklar var, bir gök gürlemesi var, bir şimşek var. Yıldırımlar yüzünden ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Allah, Muhit'tir, küfre sapanları çepeçevre kuşatmıştır.
Edip-Layth-Martha
Or like a storm from the sky, in it are darkness, thunder, and lightning. They place their fingers in their ears from stunning noises out of fear of death; and God is aware of the ingrates.
Muhammad Asad
Or [the parable] of a violent cloudburst in the sky, with utter darkness, thunder and lightning: they put their fingers into their ears to keep out the peals of thunder, in terror of death; but God encompasses [with His might] all who deny the truth.
Rashad Khalifa
Another example: a rainstorm from the sky in which there is darkness, thunder, and lightning. They put their fingers in their ears, to evade death. GOD is fully aware of the disbelievers.,
The Monotheist Group
Or like a storm cloud from the sky, in it is darkness and thunder and lightning. They place their fingers in their ears from the thunder-claps for fear of death; and God is aware of the rejecters.