Bakara Sûresi198. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (26 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ليس | ل ي سLYS | leyse | yoktur | Not is |
| 2 | عليكم | — | ǎleykum | sizin için | on you |
| 3 | جناح | ج ن حCNḪ | cunāHun | bir günah | any sin |
| 4 | أن | — | en | that | |
| 5 | تبتغوا | ب غ يBĞY | tebteğū | aramanızda | you seek |
| 6 | فضلا | ف ض لFŽL | feDlen | lutfunu | bounty |
| 7 | من | — | min | from | |
| 8 | ربكم | ر ب بRBB | rabbikum | Rabbinizin | your Lord. |
| 9 | فإذا | — | fe iƶā | zaman | And when |
| 10 | أفضتم | ف ي ضFYŽ | efeDtum | ayrılıp akın ettiğiniz | you depart |
| 11 | من | — | min | -tan | from |
| 12 | عرفات | — | ǎrafātin | Arafat- | (Mount) Arafat |
| 13 | فاذكروا | ذ ك رZ̃KR | feƶkurū | anın (hatırlayın) | then remember |
| 14 | الله | — | llahe | Allah'ı | Allah |
| 15 | عند | ع ن دAND̃ | ǐnde | yanında | near |
| 16 | المشعر | ش ع رŞAR | l-meş'ǎri | Meş'ar-i | the Monument |
| 17 | الحرام | ح ر مḪRM | l-Harāmi | Haram | [the] Sacred. |
| 18 | واذكروه | ذ ك رZ̃KR | veƶkurūhu | O'nu anın | And remember Him |
| 19 | كما | — | kemā | gibi | as |
| 20 | هداكم | ه د يHD̃Y | hedākum | sizi hidayet ettiği | He (has) guided you, |
| 21 | وإن | — | vein | ve | [and] though |
| 22 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | siz idiniz | you were |
| 23 | من | — | min | [from] | |
| 24 | قبله | ق ب لGBL | ḳablihi | O'ndan önce | before [it], |
| 25 | لمن | — | lemine | surely among | |
| 26 | الضالين | ض ل لŽLL | D-Dāllīne | sapıklardan | those who went astray. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ليس عليكم جناح ان تبتغوا فضلا من ربكم فاذا افضتم من عرفت فاذكروا الله عند المشعر الحرام واذكروه كما هدىكم وان كنتم من قبله لمن الضالين
Arapça (Harekeli)
لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَبْتَغُوا فَضْلًا مِّن رَّبِّكُمْ فَإِذَا أَفَضْتُم مِّنْ عَرَفَاتٍ فَاذْكُرُوا اللَّهَ عِندَ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِ وَاذْكُرُوهُ كَمَا هَدَاكُمْ وَإِن كُنتُم مِّن قَبْلِهِ لَمِنَ الضَّالِّينَ
Transliterasyon
Leyse aleykum cunâhun en tebtegû fadlan min rabbikum fe izâ efadtum min arafâtin fezkurûllâhe indel meş’aril harâm|i|, vezkurûhu kemâ hedâkum, ve in kuntum min kablihî le mined dâllîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Laysa AAalaykum jun<span class="u">ah</span>un an tabtaghoofa<span class="u">d</span>lan min rabbikum fa-i<span class="u">tha</span> afa<span class="u">d</span>tum minAAaraf<span class="u">a</span>tin fa<span class="b">o</span><span class="u">th</span>kuroo All<span class="u">a</span>ha AAindaalmashAAari al<span class="u">h</span>ar<span class="u">a</span>mi wa<span class="b">o</span><span class="u">th</span>kuroohu kam<span class="u">a</span>had<span class="u">a</span>kum wa-in kuntum min qablihi lamina a<span class="b">l</span><span class="u">dda</span>lleen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbinizden rızık fazlalığı isteyerek ticarette bulunmanızda bir beis yok. Arafat'tan seller gibi boşanıp hep berâber inince de Meş'ar-ül-Harâm'da Allah'ı anın. Hem de o, size doğru yolu nasıl gösterdi, onu anmanızı nasıl bellettiyse öyle anın. Bundan önce gerçekten de sapıklardandınız ya.
Ali Bulaç
Rabbinizden bir fazl istemenizde sizce sakınca yoktur. Arafat'tan hep birlikte indiğinizde Allah'ı Meş'ar-ı Haram'da anın. O, sizi nasıl doğru yola yöneltip-ilettiyse, siz de O'nu anın. Gerçek şu ki, siz bundan evvel sapmışlardandınız.
Bayraktar Bayraklı
Rabbinizden gelecek bir lütfu aramanızda size herhangi bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde, Meş‘ar-i Harâm'da Allah'ı anın ve O'nu size gösterdiği şekilde anın. Şüphesiz siz, daha önce yanlış gidenlerden idiniz.
Diyanet İşleri
(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizden gelecek bir lütfu (kazancı) aramanızda size herhangi bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin ve O'nu size gösterdiği şekilde anın. Şüphesiz siz daha önce yanlış gidenlerden idiniz.*
Edip Yüksel
Rabbinizin iyiliğini aramanızda sakınca yok. Tanışma/kimlik istasyonundan ayrıldığınızda Sınırlanmış Bölgede ALLAH'ı anın. Sizi doğru yola ilettiği için O'nu anın; bundan önce siz sapıtmıştınız.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbinizin lütfunu istemenizde size bir günah yoktur. Arafat'tan indiğiniz zaman Meş'ari Haram yanında (Müzdelife'de) Allah'ı zikredin. O'nu, size gösterdiği şekilde zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten sapmışlardandınız.
Erhan Aktaş
Rabb’inizden lütuf* istemenizde bir sakınca yoktur. Artık Arafat’tan ayrılıp, akın ettiğinizde Meş’ar-i Harâm’da Allah’ı anın. O, size nasıl doğru yolu gösterdiyse, siz de O’nu öyle anın.* Kuşkusuz, O, doğru yolu göstermeden önce siz sapkınlardandınız.
Hakkı Yılmaz
Rabbinizden bir armağan istemenizde hiçbir sakınca yoktur. Artık Arafat'tan; eğitim birimlerinden ayrılıp akın ettiğinizde, Meş’ar-i Harâm'da; dokunulmaz bilinçlenme merkezinde hemen Allah'ı anın. Ve O'nu, O'nun size gösterdiği gibi anın. Ve siz bundan önce gerçekten sapıklardan idiniz.(Sonraki 2:200)
Muhammed Esed
(Bununla beraber), Rabbinizden (hac esnasında) bir lütuf elde etmek için çalışırsanız günah işlemiş olmazsınız. Arafat'tan kalabalıklar halinde dalga dalga indiğinizde, kutsal mahalde Allah'ı anın ve O'nu, yolunuzu gerçekten kaybetmişken size doğru yolu gösteren bir İlah olarak anın.
Mustafa İslamoğlu
Rabbinizin lutfundan pay almak istemenizde size bir vebal yoktur. Arafat'tan çağlayıp akarken Meş'ari'l-Haram'da Allah'ı anın! Artık O'nu, size gösterdiği gibi anın! Doğrusu siz, bundan önce yolunu şaşıranlar arasındaydınız.
Suat Yıldırım
Hac mevsiminde ticaret yaparak, Rabbinizden size gelecek kâr ve yarar taleb etmenizde size bir vebal yoktur. Arafat'ta vakfeden ayrılıp sel gibi Müzdelife'ye doğru akın ettiğinizde, Meş'ar-ı Haram'da Allah'ı zikredin. O size nasıl güzelce doğru yolu gösterdiyse, siz de öyle güzel bir şekilde O'nu zikredin! Bilirsiniz ki, O'nun yol göstermesinden önce siz yolu şaşırmış kimselerdendiniz.*
Süleyman Ateş
Rabbinizin lutuf ve keremini aramanızda sizin için bir günah yoktur. Arafat(taki duruş)tan ayrılıp (Müzdelife'ye) akın edince Meş'ar-i haram'da Allah'ı anın, O'nun size gösterdiği biçimde O'nu anın. O'nun yol göstermesinden önce siz, sapıklardan idiniz.*
Şaban Piriş
Rabbinizden rızık/fazl istemenizde her hangi bir günah yoktur. Arafattan ayrılınca Meşari Haramda Allahı zikredin. Nitekim, O, size yol göstermeden önce gerçekten, şaşkınlardan / dalalette olanlardan idiniz ya!
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbinizden bir lütuf ve bereket istemenizde hiçbir sakınca yoktur. Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin. O'nu, O'nun size gösterdiği gibi anın. Siz bundan önce gerçekten sapıklardan idiniz.
Edip-Layth-Martha
There is no blame on you to seek goodness from your Lord. So when you disperse from the places of identification/recognition, then remember God towards the restricted place of perception, and remember Him as He has guided you, for you were before that straying.
Muhammad Asad
[However,] you will be committing no sin if [during the pilgrimage] you seek to obtain any bounty from your Sustainer.* And when you surge downward in multitudes from `Arafat,* remember God at the holy place, and remember Him as the One who guided you after you had indeed been lost on your way;*
Rashad Khalifa
You commit no error by seeking provisions from your Lord (through commerce). When you file from `Arafaat, you shall commemorate GOD at the Sacred Location (of Muzdalifah). You shall commemorate Him for guiding you; before this, you had gone astray.,
The Monotheist Group
There is no sin upon you to seek goodness from your Lord. So when you disperse from the elevated place, then remember God at the symbol which is restricted, and remember Him as He has guided you; for you were straying before that.