Bakara Sûresi216. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (25 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | كتب | ك ت بKTB | kutibe | yazıldı (farz kılındı) | Is prescribed |
| 2 | عليكم | — | ǎleykumu | size | upon you |
| 3 | القتال | ق ت لGTL | l-ḳitālu | savaş | [the] fighting |
| 4 | وهو | — | vehuve | halbuki o | while it |
| 5 | كره | ك ر هKRH | kurhun | hoşunuza gitmez | (is) hateful |
| 6 | لكم | — | lekum | sizin | to you. |
| 7 | وعسى | ع س يASY | veǎsā | olur ki bazen | But perhaps |
| 8 | أن | — | en | [that] | |
| 9 | تكرهوا | ك ر هKRH | tekrahū | hoşlanmadığınız | you dislike |
| 10 | شيئا | ش ي اŞYE | şey'en | bir şey | a thing |
| 11 | وهو | — | ve huve | o | and it |
| 12 | خير | خ ي رḢYR | ḣayrun | hayırlıdır | (is) good |
| 13 | لكم | — | lekum | sizin için | "for you;" |
| 14 | وعسى | ع س يASY | ve ǎsā | ve olur ki | and perhaps |
| 15 | أن | — | en | [that] | |
| 16 | تحبوا | ح ب بḪBB | tuHibbū | hoşlandığınız | you love |
| 17 | شيئا | ش ي اŞYE | şey'en | bir şey (de) | a thing |
| 18 | وهو | — | ve huve | o | and it |
| 19 | شر | ش ر رŞRR | şerrun | kötüdür | (is) bad |
| 20 | لكم | — | lekum | sizin için | for you. |
| 21 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah |
| 22 | يعلم | ع ل مALM | yeǎ'lemu | bilir | knows |
| 23 | وأنتم | — | veentum | siz ise | while you |
| 24 | لا | — | lā | (do) not | |
| 25 | تعلمون | ع ل مALM | teǎ'lemūne | bilmezsiniz | know. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
كتب عليكم القتال وهو كره لكم وعسى ان تكرهوا شيا وهو خير لكم وعسى ان تحبوا شيا وهو شر لكم والله يعلم وانتم لا تعلمون
Arapça (Harekeli)
كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَّكُمْ وَعَسَى أَن تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَعَسَى أَن تُحِبُّوا شَيْئًا وَهُوَ شَرٌّ لَّكُمْ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Kutibe aleykumul kitâlu ve huve kurhun lekum, ve asâ en tekrehû şey’en ve huve hayrun lekum, ve asâ en tuhıbbû şey’en ve huve şerrun lekum vallâhu ya’lemu ve entum lâ ta’lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Kutiba AAalaykumu alqit<span class="u">a</span>lu wahuwakurhun lakum waAAas<span class="u">a</span> an takrahoo shay-an wahuwa khayrunlakum waAAas<span class="u">a</span> an tu<span class="u">h</span>ibboo shay-an wahuwa sharrunlakum wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu yaAAlamu waantum l<span class="u">a</span>taAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hoşlanmazsınız, size ağır gelir ama düşmanlarla savaşmak, size farz edilmiştir. Bâzı şeyler vardır ki hoşlanmazsınız, fakat hayırlıdır size. Bâzı şeyler de vardır, hoşlanırsınız, şerdir size. Allah bilir, siz bilmezsiniz ki.
Ali Bulaç
Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı). Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.
Bayraktar Bayraklı
Hoşunuza gitmese de savaş size farz kılındı; mümkündür ki bazen hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için iyi, hoşunuza giden bir şey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Diyanet İşleri
Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.*
Edip Yüksel
Sevmediğiniz halde savaş size zorunlu kılındı. Sevmediğiniz bir şey sizin için iyi ve sevdiğiniz bir şey de sizin için kötü olabilir. Siz bilmeseniz de ALLAH bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Savaş size farz kılındı, gerçi o size hoş gelmez. Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Erhan Aktaş
Hoşunuza gitmese de savaş üzerinize farz kılındı. Olur ki, hoşunuza gitmeyen bir şeyde sizin için hayır, yine olur ki hoşunuza giden bir şeyde de sizin için şer vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Hakkı Yılmaz
Ve savaş sizin için hoş olmayan bir şey olmasına rağmen, size zorunlu görev olarak verildi. Olabilir ki siz, sizin için hayırlı olan bir şeyden hoşlanmazsınız. Yine olabilir ki, siz, sizin için kötü, zararlı olan bir şeyi seversiniz. Ve Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Muhammed Esed
HOŞUNUZA gitmese de savaşmak size farz kılındı; mümkündür ki nefret ettiğiniz bir şey sizin için iyi olabilir ve yine mümkündür ki hoşlandığınız bir şey de sizin için kötü olabilir: Allah bilir, ama siz bilmezsiniz.
Mustafa İslamoğlu
Hoşunuza gitmese de savaş size farz kılındı. Hem sizin hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı, sizin hoşlandığınız bir şey de sizin için şerli olabilir: Allah, sizin bilmediklerinizi de bilir.
Suat Yıldırım
Hoşlanmasanız da savaş size farz kılındı. Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur. Olur ki sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olur. Gerçeği Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Süleyman Ateş
Hoşunuza gitmese de size savaş yazıldı (farz kılındı). Bazen hoşlanmadığınız bir şey, hakkınızda iyi olabilir ve hoşlandığınız bir şey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Şaban Piriş
Sizin için hoş olmasa da savaş size farz kılındı. Olabilir ki sizin hoşlanmadığınız bir şey, sizin için iyidir ve ihtimal ki sizin hoşlandığınız bir şey sizin için kötüdür. Siz bilmezsiniz Allah bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
Hoşunuza gitmemekle birlikte, savaş üzerinize yazılmıştır. Bir şey sizin için hayırlı olduğu halde siz ondan tiksinebilirsiniz. Ve bir şey sizin için şer olduğu halde siz onu sevebilirsiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Edip-Layth-Martha
Warfare has been decreed for you while you hate it; and perhaps you may hate something while it is good for you, and perhaps you may love something while it is bad for you; God knows while you do not know.
Muhammad Asad
FIGHTING is ordained for you, even though it be hateful to you; but it may well be that you hate a thing the while it is good for you, and it may well be that you love a thing the while it is bad for you: and God knows, whereas you do not know.*
Rashad Khalifa
Fighting may be imposed on you, even though you dislike it. But you may dislike something which is good for you, and you may like something which is bad for you. GOD knows while you do not know.,
The Monotheist Group
Warfare has been decreed for you while you hate it; and perhaps you may hate something while it is good for you, and perhaps you may love something while it is bad for you; and God knows while you do not know.