Bakara Sûresi229. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (46 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الطلاق | ط ل قŦLG | ET-Talāḳu | boşama | The divorce |
| 2 | مرتان | م ر رMRR | merratāni | iki defadır | (is) twice. |
| 3 | فإمساك | م س كMSK | feimsākun | ya tutmak (lazım)dır | Then to retain |
| 4 | بمعروف | ع ر فARF | bimeǎ'rūfin | iyilikle | in a reasonable manner |
| 5 | أو | — | ev | ya da | or |
| 6 | تسريح | س ر حSRḪ | tesrīHun | salıvermek | to release (her) |
| 7 | بإحسان | ح س نḪSN | biiHsānin | güzelce | with kindness. |
| 8 | ولا | — | ve lā | And (it is) not | |
| 9 | يحل | ح ل لḪLL | yeHillu | helal değildir | lawful |
| 10 | لكم | — | lekum | size | for you |
| 11 | أن | — | en | that | |
| 12 | تأخذوا | ا خ ذ EḢZ̃ | te'ḣuƶū | geri almanız | you take (back) |
| 13 | مما | — | mimmā | şeylerden | whatever |
| 14 | آتيتموهن | ا ت يETY | āteytumūhunne | onlara verdiğiniz | you have given them |
| 15 | شيئا | ش ي اŞYE | şey'en | bir şey | anything, |
| 16 | إلا | — | illā | başka | except |
| 17 | أن | — | en | eğer | if |
| 18 | يخافا | خ و فḢVF | yeḣāfā | korkarlarsa | both fear |
| 19 | ألا | — | ellā | that not | |
| 20 | يقيما | ق و مGVM | yuḳīmā | koruyamamaktan | they both (can) keep |
| 21 | حدود | ح د دḪD̃D̃ | Hudūde | sınırlarını | (the) limits |
| 22 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah. |
| 23 | فإن | — | fein | eğer | But if |
| 24 | خفتم | خ و فḢVF | ḣiftum | korkarsanız | you fear |
| 25 | ألا | — | ellā | that not | |
| 26 | يقيما | ق و مGVM | yuḳīmā | koruyamamaktan | they both (can) keep |
| 27 | حدود | ح د دḪD̃D̃ | Hudūde | sınırlarını | (the) limits |
| 28 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 29 | فلا | — | felā | yoktur | then (there is) no |
| 30 | جناح | ج ن حCNḪ | cunāHa | bir günah | sin |
| 31 | عليهما | — | ǎleyhimā | ikisine de | on both of them |
| 32 | فيما | — | fīmā | (kadının ayrılmak için verdiği) | in what |
| 33 | افتدت | ف د يFD̃Y | ftedet | fidye | she ransoms |
| 34 | به | — | bihi | hakkında | concerning it. |
| 35 | تلك | — | tilke | işte bunlar | These |
| 36 | حدود | ح د دḪD̃D̃ | Hudūdu | sınırlarıdır | (are the) limits |
| 37 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah, |
| 38 | فلا | — | felā | so (do) not | |
| 39 | تعتدوها | ع د وAD̃V | teǎ'tedūhā | sakın bunları aşmayın | transgress them. |
| 40 | ومن | — | ve men | ve kim(ler) | And whoever |
| 41 | يتعد | ع د وAD̃V | yeteǎdde | aşarsa | transgresses |
| 42 | حدود | ح د دḪD̃D̃ | Hudūde | sınırlarını | (the) limits |
| 43 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 44 | فأولئك | — | feulāike | işte | then those - |
| 45 | هم | — | humu | onlar | they |
| 46 | الظالمون | ظ ل مƵLM | Z-Zālimūne | zalimlerdir | (are) the wrongdoers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الطلق مرتان فامساك بمعروف او تسريح باحسن ولا يحل لكم ان تاخذوا مما ءاتيتموهن شيا الا ان يخافا الا يقيما حدود الله فان خفتم الا يقيما حدود الله فلا جناح عليهما فيما افتدت به تلك حدود الله فلا تعتدوها ومن يتعد حدود الله فاولئك هم الظلمون
Arapça (Harekeli)
الطَّلَاقُ مَرَّتَانِ فَإِمْسَاكٌ بِمَعْرُوفٍ أَوْ تَسْرِيحٌ بِإِحْسَانٍ وَلَا يَحِلُّ لَكُمْ أَن تَأْخُذُوا مِمَّا آتَيْتُمُوهُنَّ شَيْئًا إِلَّا أَن يَخَافَا أَلَّا يُقِيمَا حُدُودَ اللَّهِ فَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا يُقِيمَا حُدُودَ اللَّهِ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا فِيمَا افْتَدَتْ بِهِ تِلْكَ حُدُودُ اللَّهِ فَلَا تَعْتَدُوهَا وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ اللَّهِ فَأُولَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
Transliterasyon
Et talâku merratân|i|, fe imsâkun bi ma’rûfin ev tesrîhun bi ihsân(ihsânin), ve lâ yahıllu lekum en te’huzû mimmâ âteytumûhunne şey’en illâ en yehâfâ ellâ yukîmâ hudûdallâh|i|, fe in hıftum ellâ yukîmâ hudûdallâhi, fe lâ cunâha aleyhimâ fî meftedet bih|î|, tilke hudûdullâhi fe lâ ta’tedûhâ, ve men yeteadde hudûdallâhi fe ulâike humuz zâlimûn|e|.
Transliteration (Eng.)
A<span class="b">l</span><span class="u">tt</span>al<span class="u">a</span>qu marrat<span class="u">a</span>nifa-ims<span class="u">a</span>kun bimaAAroofin aw tasree<span class="u">h</span>un bi-i<span class="u">h</span>s<span class="u">a</span>ninwal<span class="u">a</span> ya<span class="u">h</span>illu lakum an ta/khu<span class="u">th</span>oo mimm<span class="u">a</span><span class="u">a</span>taytumoohunna shay-an ill<span class="u">a</span> an yakh<span class="u">a</span>f<span class="u">a</span>all<span class="u">a</span> yuqeem<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>udooda All<span class="u">a</span>hi fa-inkhiftum all<span class="u">a</span> yuqeem<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>udooda All<span class="u">a</span>hifal<span class="u">a</span> jun<span class="u">ah</span>a AAalayhim<span class="u">a</span> feem<span class="u">a</span> iftadatbihi tilka <span class="u">h</span>udoodu All<span class="u">a</span>hi fal<span class="u">a</span> taAAtadooh<span class="u">a</span>waman yataAAadda <span class="u">h</span>udooda All<span class="u">a</span>hi faol<span class="u">a</span>-ikahumu a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Boşamak, iki defa olur. Ondan sonra ya güzellikle kadını tutmak gerek, ya hoşlukla bırakmak. Onlara verdiğinizden bir şey almak da helâl değildir. Fakat erkek ve kadın, Allah sınırlarını koruyamayacaklarından korkarlarsa o başka. Siz de onların Allah sınırlarını muhafaza edemeyeceklerinden korkarsanız kadının, hakkından vazgeçmesinde ikisi için de günah yok. Bunlar, Allah'ın tâyin ettiği sınırlardır, bunları aşmayın sakın. Kim Tanrı sınırlarını aşarsa o ve o çeşit adamlar, zâlimin ta kendisi olurlar.
Ali Bulaç
Boşanma iki defadır. (Sonra) Ya iyilikle tutmak veya güzellikle bırakmak (gerekir). Onlara (kadınlara) verdiğiniz bir şeyi geri almanız size helal değildir; ancak ikisinin Allah'ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkmuş olmaları (durumu başka). Eğer ikisinin Allah'ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkarsanız, bu durumda (kadının) fidye vermesinde ikisi için de günah yoktur. İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; onlara tecavüz etmeyin. Kim Allah'ın sınırlarına tecavüz ederse, onlar zalimlerin ta kendileridir.
Bayraktar Bayraklı
Boşanma iki defadır/Boşanmada iki celse yapılmış olursa, ondan sonra ya iyilikle tutmak veya güzellikle ayrılmak gerekir. Kadınlara mehir olarak verdiğiniz bir şeyi geri almanız helâl değildir. Meğer ki eşler, Allah'ın sınırlarını yerine getirememekten korkmuş olsunlar. Ancak erkek ve kadının, Allah'ın sınırlarında durmayacaklarından korkarsanız, o zaman kadının ayrılmak için verdiği fidyede hakkından vazgeçmesinde ikisine de bir günah yoktur. İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Sakın bunları aşmayınız. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa işte onlar zâlimlerdir.
Diyanet İşleri
Boşama iki defadır. Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermektir. Kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şey almanız size helal olmaz. Ancak erkek ve kadın Allah'ın sınırlarında kalıp evlilik haklarını tam tatbik edememekten korkarlarsa bu durum müstesna. (Ey müminler!) Siz de karı ile kocanın, Allah'ın sınırlarını, hakkıyla muhafaza etmelerinden kuşkuya düşerseniz, kadının (erkeğe) fidye vermesinde her iki taraf için de sakınca yoktur. Bu söylenenler Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın onları aşmayın. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerdir.
Edip Yüksel
Boşama iki defadır. Boşanmış kadınları ya iyilikle barındırmak ya da iyilikle bırakmak gerekir. Onlara vermiş bulunduğunuz şeyleri geri almanız size helal olmaz; eşler ALLAH'ın sınırını gözetememekten korkarlarsa başka. ALLAH'ın sınırlarını gözetememekten korkarsanız, o zaman kadının isteyerek geri verdiği şeylerden dolayı günaha girmezler. Bunlar ALLAH'ın sınırlarıdır; onları çiğnemeyin. ALLAH'ın sınırlarını kimler çiğnerse işte zalimler onlardır.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Boşamak (talak) iki defadır. Ondan sonrası ya iyilikle tutmak veya güzellikle salmaktır. Onlara verdiklerinizden bir şey almanız da size helâl olmaz. Ancak Allah'ın çizdiği hudutta duramayacaklarından korkmaları başka. Eğer siz de bunların, Allah'ın çizdiği hudutta duramayacaklarından korkarsanız, kadının, ayrılmak için hakkından vazgeçmesinde artık ikisine de günah yoktur. İşte bunlar, Allah'ın çizdiği hudududur. Sakın bunları aşmayın, Her kim Allah'ın hududunu aşarsa, işte onlar zalimlerdir.
Erhan Aktaş
Boşanma iki defadır. Bundan sonra evliliğinizi ya meşru bir şekilde sürdürün ya da iyilikle ayrılın. Kadınlara verdiklerinizden bir şeyi; kadın ve erkek, Allah’ın koyduğu yasaları ihlal etmedikçe geri almanız size helal olmaz. Fakat onların Allah’ın yasalarını çiğnemelerinden korkarsanız o zaman kadının boşanmak için fidye* vermesinde her iki taraf için de sakınca yoktur. Bunlar, Allah’ın koyduğu yasalardır. Sakın bunları çiğnemeyin. Kim Allah’ın koyduğu yasaları çiğnerse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Hakkı Yılmaz
Boşamak iki defadır. Bundan sonrası ya örfe uygun/herkesçe kabul gören bir şekil ile tutmak veya iyileştirmekle salmaktır. Onlara verdiklerinizden bir şey almanız da sizin için helâl olmaz. Ancak ikisinin de Allah'ın sınırlarını yapamamaktan korkmaları başkadır. Artık eğer siz kamu görevlileri, bunların, Allah'ın sınırlarını yapamayacaklarından korkarsanız, kadının fidye/ayrılma bedeli vermesinde ikisine de vebal yoktur. İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Artık bunları aşmayın. Her kim de Allah'ın sınırlarını aşarsa, artık işte onlar, kendi benliklerine haksızlık edenlerin ta kendisidir.
Muhammed Esed
Bir boşanma iki defa (geri alınabilir), ki bu durumda evlilik ya iyilikle devam eder veya güzel bir şekilde sona erdirilir. Ve kadınlarınıza verdiklerinizden her hangi bir şeyi geri almanız, her iki (taraf)ın da Allah'ın koyduğu sınırları koruyamamaktan korkmaları hali dışında, sizin için helal değildir: O halde, ikisinin de Allah'ın koyduğu sınırları koruyamayacaklarından korkuyorsanız, kadının serbestliğine kavuşması için (kocasına) bazı şeyler bırakmasında her iki taraf için de bir günah yoktur. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır; onları ihlal etmeyiniz: Zira kim Allah'ın koyduğu sınırları ihlal ederse, işte onlar zalimlerdir!
Mustafa İslamoğlu
(Dönüşü mümkün olan) boşama iki defadır. Bundan sonrası ya iyilikle geçinmek ya da güzellikle (son defa boşayıp) ayrılmaktır. Bu durumda kadınlarınıza verdiğiniz şeyleri geri almanız, her iki tarafın da Allah'ın koyduğu sınırları koruyamama endişeleri dışında, sizin için helal değildir. Eğer Allah'ın her iki taraf için koyduğu sınırları koruyamamalarından endişe ederseniz, bu durumda kadının fidye verip ayrılmasında her ikisi için de bir vebal yoktur. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır, sakın ha aşmayın! Kim Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa, işte onlar zulmetmiş olurlar.
Suat Yıldırım
Boşama hakkı iki defadır. Bundan sonra yapılması gereken ya meşrû tarzda güzelce birlikte yaşama yahut eşini güzellikle salıvermedir. Ey kocalar, boşama sırasında eşinize daha önce vermiş olduğunuz mehirden herhangi bir miktar geri almanız size asla helâl olmaz; Fakat Allah'ın koyduğu hudutlarda durmayacaklarından endişe etmeleri hali bunun dışındadır. Şayet siz de onlar gibi, onların Allah'ın koyduğu hudutlarda duramayacaklarından (evlilik hukukuna riayet edemeyeceklerinden) endişe ederseniz, bu durumda kadının, ayrılmak için meşrû çerçevede hakkından bir şey vermesinde, her ikisi için de bir vebal yoktur. İşte bunlar Allah'ın tayin ettiği sınırlardır ki sakın onları aşmayasınız, Her kim Allah'ın hudutlarını aşarsa işte onlar zalimlerin ta kendileridir.*
Süleyman Ateş
Boşama iki defadır. (Bundan sonra kadını) ya iyilikle tutmak, ya da güzelce salıvermek (lazım)dır. Onlara verdiklerinizden bir şey geri almanız, size helal değildir. Şayet erkek ve kadın, Allah'ın sınırlarında duramayacaklarından korkarlarsa başka. Eğer erkek ve kadının, Allah'ın sınırlarında duramayacaklarından korkarsanız, o zaman kadının (ayrılmak için) verdiği fidye(hakkından vazgeçmesin)de ikisine de bir günah yoktur. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır, sakın bunları aşmayın. Kim(ler) Allah'ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerdir.
Şaban Piriş
Boşanma iki defadır, sonra ya iyilikle tutmak ya da güzelce salıvermek gerekir. Kadınlara verdiklerinizden bir şeyi -kadın ve erkek Allahın çizdiği hududu ihlal etmekten korkmadıkça- geri almanız size helal değildir. Fakat onların, Allahın çizdiği hududu ihlal etmelerinden korkarsanız, o zaman kadının kocasına fidye vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar, Allahın yasalarıdır. Onları bozmayın. Allahın yasalarını bozanlar ancak zalimlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Boşanma iki kezdir. Bunun ardından ya iyilikle tutmak ya da güzelce serbest bırakmak gerekir. Onlara verdiğinizden birşeyi geri almanız size helal olmaz. Erkekle kadının Allah'ın sınırlarını korumada endişe etmeleri hali başka. Erkek ve kadının Allah'ın sınırlarında duramayacaklarından endişe ederseniz, o zaman kadının verdiği fidyede ikisine de bir günah yoktur. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Bunları aşmayın. Allah'ın sınırlarını aşanlar, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
Edip-Layth-Martha
The divorce is allowed twice. So, either remain together equitably, or part ways with kindness. It is not lawful for you to take back anything you have given the women unless you fear that they will not uphold God's limits. So if you fear that they will not uphold God's limits, then there is no sin upon them for what is given back. These are God's limits so do not transgress them. Whoever shall transgress God's limits are the wicked.
Muhammad Asad
A divorce may be [revoked] twice, whereupon the marriage must either be resumed in fairness or dissolved in a goodly manner.* And it is not lawful for you to take back anything of what you have ever given to your wives unless both [partners] have cause to fear that they may not be able to keep within the bounds set by God: hence, if you have cause to fear that the two may not be able to keep within the bounds set by God, there shall be no sin upon either of them for what the wife may give up [to her husband] in order to free herself.* These are the bounds set by God; do not, then, transgress them: for they who transgress the bounds set by God-it is they, they who are evildoers!
Rashad Khalifa
Divorce may be retracted twice. The divorced woman shall be allowed to live in the same home amicably, or leave it amicably. It is not lawful for the husband to take back anything he had given her. However, the couple may fear that they may transgress GOD's law. If there is fear that they may transgress GOD's law, they commit no error if the wife willingly gives back whatever she chooses. These are GOD's laws; do not transgress them. Those who transgress GOD's laws are the unjust.,
The Monotheist Group
The divorce is allowed twice. So, either they remain together equitably, or they part ways with goodness. And it is not lawful for you to take back anything you have given them unless you fear that they will not uphold the boundaries of God. So if you fear that they will not uphold the boundaries of God, then there is no sin upon them for what is given back. These are the boundaries of God so do not transgress them. And whoever shall transgress the boundaries of God, then these are the wicked.