Bakara Sûresi228. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (40 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | والمطلقات | ط ل قŦLG | velmuTalleḳātu | boşanmış kadınlar | And the women who are divorced |
| 2 | يتربصن | ر ب صRBṦ | yeterabbeSne | gözetlerler | shall wait |
| 3 | بأنفسهن | ن ف سNFS | bienfusihinne | kendilerini | concerning themselves |
| 4 | ثلاثة | ث ل ثS̃LS̃ | ṧelāṧete | üç | (for) three |
| 5 | قروء | ق ر اGRE | ḳurū'in | kur' (üç adet veya üç temizlik süresi) | monthly periods. |
| 6 | ولا | — | ve lā | And (it is) not | |
| 7 | يحل | ح ل لḪLL | yeHillu | helal olmaz | lawful |
| 8 | لهن | — | lehunne | kendilerine | for them |
| 9 | أن | — | en | that | |
| 10 | يكتمن | ك ت مKTM | yektumne | gizlemeleri | they conceal |
| 11 | ما | — | mā | what | |
| 12 | خلق | خ ل قḢLG | ḣaleḳa | yarattığını | (has been) created |
| 13 | الله | — | llahu | Allah'ın | (by) Allah |
| 14 | في | — | fī | -nde | in |
| 15 | أرحامهن | ر ح مRḪM | erHāmihinne | kendi rahimleri- | their wombs, |
| 16 | إن | — | in | eğer | if |
| 17 | كن | ك و نKVN | kunne | idiyseler | they |
| 18 | يؤمن | ا م نEMN | yu'minne | inanıyor | believe |
| 19 | بالله | — | billahi | Allah'a | in Allah |
| 20 | واليوم | ي و مYVM | velyevmi | ve gününe | and the Day |
| 21 | الآخر | ا خ رEḢR | l-āḣiri | ahiret | [the] Last. |
| 22 | وبعولتهن | ب ع لBAL | ve buǔletuhunne | kocaları | And their husbands |
| 23 | أحق | ح ق قḪGG | eHaḳḳu | hak sahibidirler | (have) better right |
| 24 | بردهن | ر د دRD̃D̃ | biraddihinne | onları geri almağa | to take them back |
| 25 | في | — | fī | in | |
| 26 | ذلك | — | ƶālike | bu arada | that (period) |
| 27 | إن | — | in | eğer | if |
| 28 | أرادوا | ر و دRVD̃ | erādū | isterlerse | they wish |
| 29 | إصلاحا | ص ل حṦLḪ | iSlāHen | barışmak | (for) reconciliation. |
| 30 | ولهن | — | velehunne | (kadınların) vardır | And for them |
| 31 | مثل | م ث لMS̃L | miṧlu | gibi | (is the) like |
| 32 | الذي | — | lleƶī | (of) that which | |
| 33 | عليهن | — | ǎleyhinne | (erkeklerin) kendileri üzerindeki | (is) on them |
| 34 | بالمعروف | ع ر فARF | bil-meǎ'rūfi | (örfe uygun) hakları | in a reasonable manner, |
| 35 | وللرجال | ر ج لRCL | velirricāli | erkeklerin (hakları) | and for the men |
| 36 | عليهن | — | ǎleyhinne | onlar (kadınlar) üzerinde | over them |
| 37 | درجة | د ر جD̃RC | deracetun | bir derece fazladır | (is) a degree. |
| 38 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah |
| 39 | عزيز | ع ز زAZZ | ǎzīzun | azizdir | (is) All-Mighty, |
| 40 | حكيم | ح ك مḪKM | Hakīmun | hakimdir | All-Wise. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والمطلقت يتربصن بانفسهن ثلثة قروء ولا يحل لهن ان يكتمن ما خلق الله فى ارحامهن ان كن يومن بالله واليوم الءاخر وبعولتهن احق بردهن فى ذلك ان ارادوا اصلحا ولهن مثل الذى عليهن بالمعروف وللرجال عليهن درجة والله عزيز حكيم
Arapça (Harekeli)
وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِأَنفُسِهِنَّ ثَلَاثَةَ قُرُوءٍ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ أَن يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ اللَّهُ فِي أَرْحَامِهِنَّ إِن كُنَّ يُؤْمِنَّ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَبُعُولَتُهُنَّ أَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ فِي ذَلِكَ إِنْ أَرَادُوا إِصْلَاحًا وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذِي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌ وَاللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
Transliterasyon
Vel mutallakâtu yeterabbasne bi enfusihinne selâsete kurûin, ve lâ yahıllu lehunne en yektumne mâ halakallâhu fî erhâmihinne in kunne yu’minne billâhi vel yevmil âhır|i|, ve buûletuhunne ehakku bi reddihinne fî zâlike in erâdû ıslâhâ(ıslâhan), ve lehunne mislullezî aleyhinne bil ma’rûf|i|, ve lir ricâli aleyhinne dereceh(derecetun), vallâhu azîzun hakîm(hakîmun).
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">a</span>lmu<span class="u">t</span>allaq<span class="u">a</span>tuyatarabba<span class="u">s</span>na bi-anfusihinna thal<span class="u">a</span>thata quroo-in wal<span class="u">a</span>ya<span class="u">h</span>illu lahunna an yaktumna m<span class="u">a</span> khalaqa All<span class="u">a</span>hufee ar<span class="u">ha</span>mihinna in kunna yu/minna bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hiwa<span class="b">a</span>lyawmi al-<span class="u">a</span>khiri wabuAAoolatuhunna a<span class="u">h</span>aqqubiraddihinna fee <span class="u">tha</span>lika in ar<span class="u">a</span>doo i<span class="u">s</span>l<span class="u">ah</span>anwalahunna mithlu alla<span class="u">th</span>ee AAalayhinna bi<span class="b">a</span>lmaAAroofiwali<span class="b">l</span>rrij<span class="u">a</span>li AAalayhinna darajatun wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>huAAazeezun <span class="u">h</span>akeem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Boşanan kadınlar, üç ay âdet beklerler. Allah'a ve son güne inanmışlarsa Allah'ın, rahîmlerinde yarattığını gizlemeleri helâl değildir. Kocaları, bu müddet içinde barışmak isterlerse tekrar kadınlarını almaya tam hakları vardır. Aşırı ve eksik olmamak üzere kadınlar, kendi aleyhlerine olduğu gibi, lehlerine de hak sahipleridir. Ancak erkekler, kadınlardan üstündür. Allah yüce ve üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ali Bulaç
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç 'ay hali ve temizlenme süresi' beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah'ın rahimlerinde yarattığını saklamaları onlara helal olmaz. Kocaları, bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almada (başkalarından) daha çok hak sahibidirler. Onların lehine de, aleyhlerindeki maruf hakka denk bir hak vardır. Yalnız erkekler için onlar üzerinde bir derece var. Allah Azizdir. Hakimdir.
Bayraktar Bayraklı
Boşanmış kadınlar, evlenmeksizin üç ay hali boyunca bekleyeceklerdir. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, rahimlerinde Allah'ın yarattığını gizlemeleri onlara helâl olmaz. Bu süre zarfında barışmak isterlerse, kocalarının onları almaya öncelikle hakları vardır. Erkeklerin, adalet ölçülerine göre kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Kocalar, eşleri üzerinde önceliğe sahiptirler. Allah kudret ve hikmet sahibidir.
Diyanet İşleri
Boşanmış kadınlar, kendi başlarına (evlenmeden) üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer onlar Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanmışlarsa, rahimlerinde Allah'ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal olmaz. Eğer kocalar barışmak isterlerse, bu durumda boşadıkları kadınları geri almaya daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler. Allah azizdir, hakimdir.*
Edip Yüksel
Boşanan kadınlar kendi kendilerine üç aybaşı beklemeli. ALLAH'a ve ahiret gününü onaylıyorlarsa ALLAH'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri uygun olmaz. Bu durumda kocaları barışmak isterlerse onları geri almaya daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde eşit hakları vardır. (Gebelik durumunda) Erkeklerin onların üzerinde bir derecesi vardır. ALLAH Güçlüdür, Bilgedir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç adet süresi beklerler ve Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri, kendilerine helâl olmaz. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa gizlemezler. Kocaları da, barışmak istedikleri takdirde o süre içersinde onları geri almaya daha layıktırlar. O kadınların, üzerlerindeki meşru hak gibi, kendilerinin de hakları vardır. Yalnız erkekler için, onların üzerinde bir derece vardır. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
Boşanan kadınlar, evlenmeksizin üç dönem* beklerler. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah’ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal değildir. Eğer bu dönemde kocaları barışmak isterlerse, onlarla yeniden evlenmede daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin, kadınlar üzerindeki haklarına denk, kadınların da erkekler üzerinde meşru hakları vardır. Ancak erkekler, onlar* üzerinde* öncelik sahibidirler. Kuşkusuz, Allah; Mutlak Üstün Olan’dır, En İyi Hüküm Veren’dir.
Hakkı Yılmaz
Boşanmış kadınlar da, kendi kendilerine üç âdet dönemi süresi beklerler. Eğer Allah'a ve âhiret gününe inanıyorlarsa Allah'ın rahimlerinde oluşturduğunu gizlemeleri, kendilerine helâl olmaz. Ve onların kocaları, barışmak isterlerse o süre içersinde onları geri almaya daha çok hak sahibidirler. Ve onların zararlarına olanlar gibi, örfe uygun/herkesçe kabul gören bir şekilde kendi yararlarına olanlar da vardır. Erkekler için de, onların üzerinde bir derece vardır. Ve Allah, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olandır, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır.
Muhammed Esed
Boşanmış kadınlar, evlenmeksizin üç ay hali boyunca bekleyeceklerdir: Çünkü eğer Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanıyorlarsa, Allah'ın rahmetinden yarattıklarını gizlemeleri meşru değildir. Ve bu süre zarfında barışmak isterlerse, kocalarının onları kabul etmeye öncelikle hakları vardır; ama adalet ölçülerine göre, kadınların (kocaları üzerindeki) hakları, (kocaların) onlar üzerindeki haklarına eşittir, ancak erkekler (bu konuda) onlar üzerinde öncelik sahibidirler. Ve Allah kudret ve hikmet sahibidir.
Mustafa İslamoğlu
Boşanmış hanımlar, üç temizlenme süresince kendilerini gözetlerler. Zira eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal değildir. Bu süre zarfında barışmak isterlerse, bu durumda kocaları onları almak hakkında önceliğe sahiptirler. Meşru olmak kaydıyla erkeklerin kadınlar üzerinde nasıl hakları varsa, kadınların da erkek üzerinde benzer hakları vardır, ne ki erkeklerin o kadınlar üzerinde öncelik hakkı vardır. Allah her işinde mükemmeldir, her hükmünde tam isabet edendir.
Suat Yıldırım
Boşanmış kadınlar kendilerini tutup yeni bir nikâh yapmadan önce üç âdet beklesinler! Allah'a ve âhirete iman ediyorlarsa, kendi rahimlerinde Allah'ın önceki evlilikten yaratmış olduğu çocuğu veya hayızı gizlemeleri onlara helâl olmaz. Kocaları gerçekten barışmak istiyorlarsa, bu iddet müddeti içinde onları tekrar almaya başkalarından daha çok hak sahibidirler. Erkeklerin hanımları üzerinde bulunan hakları gibi, hanımların da kocaları üzerinde meşrû çerçevede hakları vardır. Şu kadar ki erkeklerin onların üzerindeki hakları bir derece daha fazladır. Unutmayın ki Allah üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir. [4, 34; 65, 1-4]
Süleyman Ateş
Boşanmış kadınlar, üç kur'(üç adet veya üç temizlik süresi bekleyip) kendilerini gözetlerler (hamile olup olmadıklarına bakarlar). Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri (karınlardında çocuk bulunduğunu saklamaları) kendilerine helal olmaz. Kocaları da bu arada barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerinde bulunan hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkeklerin, kadınlar üzerinde(ki hakları), bir derece fazladır. Allah azizdir, hakimdir.
Şaban Piriş
Boşanmış kadınlar, kendi başlarına üç adet dönemi beklerler. Eğer onlar Allaha ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allahın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri helal olmaz. Eğer, bu süre içinde barışmak isterlerse kocaları da onları almaya daha çok hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerinde bulunan hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkekler, kadınlardan bir derece daha üstündürler. Allah, mutlak galiptir, hakîmdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Boşanmış kadınlar kendi başlarına üç adet ve temizlenme süresi beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanmakta iseler, Allah'ın onların rahimlerinde yarattığını saklamaları kendilerine helal olmaz. Kocaları, bu süre içinde herhangi bir şekilde barışmak isterlerse eşlerini geri almaya herkesten çok hak sahibidirler. Kadınların, örfe uygun biçimde, sorumluluklarına benzer hakları da vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.
Edip-Layth-Martha
The divorced women shall wait for three menstruation periods; and it is not lawful for them to conceal what God has created in their wombs, if they acknowledge God and the Last day. Their husbands are more justified to return to them, if they both wish to reconcile. The women have rights similar to their obligations, according to the recognized norms. But the men will have a degree over them. God is Noble, Wise.
Muhammad Asad
And the divorced women shall undergo, without remarrying,* a waiting-period of three monthly courses: for it is not lawful for them to conceal what God may have created in their wombs,* if they believe in God and the Last Day. And during this period their husbands are fully entitled to take them back, if they desire reconciliation; but, in accordance with justice, the rights of the wives [with regard to their husbands] are equal to the [husbands'] rights with regard to them, although men have precedence over them [in this respect].* And God is almighty, wise.
Rashad Khalifa
The divorced women shall wait three menstruations (before marrying another man). It is not lawful for them to conceal what GOD creates in their wombs, if they believe in GOD and the Last Day. (In case of pregnancy,) the husband's wishes shall supersede the wife's wishes, if he wants to remarry her. The women have rights, as well as obligations, equitably. Thus, the man's wishes prevail (in case of pregnancy). GOD is Almighty, Most Wise.,
The Monotheist Group
And those divorced shall wait for three menstruation periods; and it is not lawful for them to conceal what God has created in their wombs, if they believe in God and the Last Day. And their husbands would then have just cause to return together, if they both wish to reconcile. And the obligations owed to them are to be fulfilled, as are the obligations owed by them. But the men will have a greater responsibility over them in this. And God is Noble, Wise.