Bakara Sûresi232. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (33 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | ve zaman | And when |
| 2 | طلقتم | ط ل قŦLG | Talleḳtumu | boşadığınız | you divorce |
| 3 | النساء | ن س وNSV | n-nisā'e | kadınları | [the] women |
| 4 | فبلغن | ب ل غBLĞ | fe beleğne | ulaştıklarında | and they reached |
| 5 | أجلهن | ا ج لECL | ecelehunne | (iddetlerinin) sonuna | their (waiting) term, |
| 6 | فلا | — | felā | then (do) not | |
| 7 | تعضلوهن | ع ض لAŽL | teǎ'Dulūhunne | engel olmayın | hinder them |
| 8 | أن | — | en | [that] | |
| 9 | ينكحن | ن ك حNKḪ | yenkiHne | evlenmelerine | (from) marrying |
| 10 | أزواجهن | ز و جZVC | ezvācehunne | (eski) kocalarıyla | their husbands |
| 11 | إذا | — | iƶā | takdirde | when |
| 12 | تراضوا | ر ض وRŽV | terāDev | anlaştıkları | they agree |
| 13 | بينهم | ب ي نBYN | beynehum | kendi aralarında | between themselves |
| 14 | بالمعروف | ع ر فARF | bil-meǎ'rūfi | güzelce | in a fair manner. |
| 15 | ذلك | — | ƶālike | bu | That |
| 16 | يوعظ | و ع ظVAƵ | yūǎZu | verilen bir öğüttür | is admonished |
| 17 | به | — | bihi | onunla | with it |
| 18 | من | — | men | kimseye | whoever |
| 19 | كان | ك و نKVN | kāne | olan | [is] |
| 20 | منكم | — | minkum | içinizden | among you |
| 21 | يؤمن | ا م نEMN | yu'minu | inanan | believes |
| 22 | بالله | — | billahi | Allah'a | in Allah |
| 23 | واليوم | ي و مYVM | velyevmi | ve gününe | and the Day |
| 24 | الآخر | ا خ رEḢR | l-āḣiri | ahiret | "[the] Last;" |
| 25 | ذلكم | — | ƶālikum | bu | that |
| 26 | أزكى | ز ك وZKV | ezkā | daha iyi | (is) more virtuous |
| 27 | لكم | — | lekum | sizin için | for you |
| 28 | وأطهر | ط ه رŦHR | ve eTheru | ve daha temizdir | and more purer. |
| 29 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah |
| 30 | يعلم | ع ل مALM | yeǎ'lemu | bilir | knows |
| 31 | وأنتم | — | ve entum | ve siz | and you |
| 32 | لا | — | lā | (do) not | |
| 33 | تعلمون | ع ل مALM | teǎ'lemūne | bilmezsiniz | know. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا طلقتم النساء فبلغن اجلهن فلا تعضلوهن ان ينكحن ازوجهن اذا ترضوا بينهم بالمعروف ذلك يوعظ به من كان منكم يومن بالله واليوم الءاخر ذلكم ازكى لكم واطهر والله يعلم وانتم لا تعلمون
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَاءَ فَبَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَلَا تَعْضُلُوهُنَّ أَن يَنكِحْنَ أَزْوَاجَهُنَّ إِذَا تَرَاضَوْا بَيْنَهُم بِالْمَعْرُوفِ ذَلِكَ يُوعَظُ بِهِ مَن كَانَ مِنكُمْ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ ذَلِكُمْ أَزْكَى لَكُمْ وَأَطْهَرُ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Ve izâ tallaktumun nisâe fe belagne ecelehunne fe lâ ta’dulûhunne en yenkıhne ezvâcehunne izâ terâdav beynehum bil ma’rûf|i|, zâlike yûazu bihî men kâne minkum yu’minu billâhi vel yevmil âhır|i|, zâlikum ezkâ lekum ve ather|u|, vallâhu ya’lemu ve entum lâ ta’lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> <span class="u">t</span>allaqtumu a<span class="b">l</span>nnis<span class="u">a</span>afabalaghna ajalahunna fal<span class="u">a</span> taAA<span class="u">d</span>uloohunna an yanki<span class="u">h</span>naazw<span class="u">a</span>jahunna i<span class="u">tha</span> tar<span class="u">ad</span>aw baynahum bi<span class="b">a</span>lmaAAroofi<span class="u">tha</span>lika yooAAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>u bihi man k<span class="u">a</span>naminkum yu/minu bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi wa<span class="b">a</span>lyawmi al-<span class="u">a</span>khiri<span class="u">tha</span>likum azk<span class="u">a</span> lakum waa<span class="u">t</span>haru wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>huyaAAlamu waantum l<span class="u">a</span> taAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kadınları boşadınız da zamanlarını geçirdiler mi aralarında güzellikle uzlaşırlarsa kocalarına varmalarına engel olmayın. Bu, içinizde Allah'a ve son güne inananlara verilmiş bir öğüttür. Bu, sizin için daha hayırlıdır, daha temiz bir iştir. Siz bilmezsiniz ama Allah bilir.
Ali Bulaç
Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini de tamamlamışlarsa -birbirleriyle maruf (bilinen meşru biçimde) anlaştıkları takdirde- onlara, kendilerini kocalarına nikahlamalarına engel çıkarmayın. İşte, içinizde Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere bununla (böyle) öğüt verilir. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah, bilir de siz bilmezsiniz.
Bayraktar Bayraklı
Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, eski kocalarıyla evlenmelerine engel olmayınız! İşte bununla, içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Bu öğüdü tutmanız, kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Diyanet İşleri
Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Bu öğüdü tutmanız kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.*
Edip Yüksel
Boşanan kadınlar bekleme sürelerini bitirdikten sonra, kocalarıyla güzellikle anlaştıkları taktirde o kadınların tekrar evlenmelerine engel olmayın. İçinizden ALLAH'a ve ahiret gününü onaylayan kimseler bundan öğüt alır. Bu sizin için daha arı ve daha sağlıklıdır. Siz bilmeseniz de ALLAH bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiklerinde, aralarında meşru bir şekilde rızalaştıkları takdirde, kendilerini kocalarıyla nikâhlanacaklar diye sıkıştırıp, engellemeyin. İşte bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere verilen bir öğüttür. Bu, sizin hakkınızda daha hayırlı ve daha nezihtir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Erhan Aktaş
Boşadığınız kadınlar, bekleme sürelerini tamamlayınca; aralarında meşru bir şekilde anlaştıkları takdirde; onların eşleriyle* evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizden Allah’a ve Ahiret Günü’ne iman edenlere yapılan bir öğüttür. Bu sizin için daha iffetli, daha temiz bir yoldur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Hakkı Yılmaz
Ve siz kadınları boşayıp da onlar, sürelerinin sonuna geldikleri zaman, eşleriyle aralarında örfe uygun/ herkesçe kabul gören bir şekil ile rızalaştıkları zaman, kendilerini kocalarıyla nikâhlanacaklar diye sıkıştırıp engellemeyin. İşte bu, sizden Allah'a ve âhiret gününe iman eden kimselerin kendisi ile öğütleneceğidir. İşte bu, sizin için daha uygun ve daha nezihtir. Ve Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Muhammed Esed
Kadınları boşadıktan sonra, bekleme sürelerinin sonuna gelmişlerse, aralarında uygun bir şekilde anlaştıkları taktirde başka erkeklerle evlenmelerine engel olmayın. Bu, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanan her biriniz için uyarıdır; bu, sizin için en erdemli ve en temiz (yol)dur. Allah her şeyi aslıyla bilir, ama siz bilmezsiniz.
Mustafa İslamoğlu
Kadınları boşadıktan sonra, bekleme sürelerini tamamlamışlarsa, aralarında münasip bir biçimde anlaştıkları takdirde, eş(namzet)leriyle evlenmelerine engel çıkarmayın! Bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan herkese bir uyarıdır; işte bu sizin için en yararlı ve en temiz olandır. Allah her şeyi bilir ve fakat siz bilemezsiniz.
Suat Yıldırım
Ey kocalar! Eşlerinizi boşayıp da onlar da iddetlerini tamamladıklarında, kendi aralarında meşrû surette anlaşmaları durumunda, kocaları ile tekrar nikâhlanmaları hususunda onlara baskı yapmayın. Sizden Allah'a ve âhiret gününe iman edenlere bu ayetlerle öğüt verilir. Böyle yapmak, sizin için daha hayırlı, daha nezihtir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.*
Süleyman Ateş
Kadınları boşadığınız zaman bekleme sürelerini bitirdiler mi, kendi aralarında güzelce anlaştıkları takdirde, (eski) kocalarıyle evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Bu, sizin için daha iyi ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Şaban Piriş
Kadınları boşadığınız vakit, onlar da bekleme sürelerini bitirince aralarında meşru bir şekilde anlaştıkları takdirde, kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte, sizden Allaha ve ahiret gününe iman edenlere, bununla öğüt veriliyor. Bu, sizin için daha faydalı ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
Kadınları boşadığınız zaman bekleme sürelerini tamamladıklarında, kendi aralarında örfe uygun olarak anlaşmışlarsa eski kocalarıyla nikahlanmaları hususunda onlara engel çıkarmayın. Bu, sizin Allah'a ve ahiret gününe inanmış olanınıza verilen öğüttür. Bu sizin için daha isabetli ve daha temizdir. Allah bilir ama siz bilmezsiniz.
Edip-Layth-Martha
If you divorce the women, and they have reached their required interim period, then do not prevent them from remarrying their husbands if they amicably agree amongst themselves out of what is best. This is to remind any of you who acknowledge God and the Last day, this is better for you and purer; and God knows while you do not know.
Muhammad Asad
And when you divorce women, and they have come to the end of their waiting-term, hinder them not from marrying other men if they have agreed with each other in a fair manner. This is an admonition unto every one of you who believes in God and the Last Day; it is the most virtuous [way] for you, and the cleanest. And God knows, whereas you do not know.
Rashad Khalifa
If you divorce the women, once they fulfill their interim, do not prevent them from remarrying their husbands, if they reconcile amicably. This shall be heeded by those among you who believe in GOD and the Last Day. This is purer for you, and more righteous. GOD knows, while you do not know.,
The Monotheist Group
And if you divorce the women, and they reach their required interim period, then do not make difficulty for them if they wish to remarry their husbands if they have amicably agreed among themselves out of what is best. This is to remind any of you who believe in God and the Last Day, this is better for you and purer; and God knows while you do not know.