Bakara Sûresi246. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (54 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ألم | — | elem | Did not | |
| 2 | تر | ر ا يREY | tera | görmedin mi? | you see |
| 3 | إلى | — | ilā | [towards] | |
| 4 | الملإ | م ل اMLE | l-melei | ileri gelenlerini | the chiefs |
| 5 | من | — | min | of | |
| 6 | بني | ب ن يBNY | benī | oğullarının | (the) Children |
| 7 | إسرائيل | — | isrāīle | İsrail | (of) Israel |
| 8 | من | — | min | from | |
| 9 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | sonra | after |
| 10 | موسى | — | mūsā | Musa'dan | Musa, |
| 11 | إذ | — | iƶ | hani | when |
| 12 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | demişlerdi | they said |
| 13 | لنبي | ن ب اNBE | linebiyyin | Peygamberlerine | to a Prophet |
| 14 | لهم | — | lehumu | onlar | of theirs, |
| 15 | ابعث | ب ع ثBAS̃ | b'ǎṧ | gönder | """Appoint" |
| 16 | لنا | — | lenā | bize | for us |
| 17 | ملكا | م ل كMLK | meliken | bir hükümdar | a king, |
| 18 | نقاتل | ق ت لGTL | nuḳātil | (onun önderliğinde) savaşalım | we may fight |
| 19 | في | — | fī | -nda | in |
| 20 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolu- | (the) way |
| 21 | الله | — | llahi | Allah | "(of) Allah?""" |
| 22 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He said, |
| 23 | هل | — | hel | """Would" | |
| 24 | عسيتم | ع س يASY | ǎseytum | olurmu ki? | you perhaps - |
| 25 | إن | — | in | eğer | if |
| 26 | كتب | ك ت بKTB | kutibe | yazılınca (farz kılınınca) | prescribed |
| 27 | عليكم | — | ǎleykumu | size | upon you |
| 28 | القتال | ق ت لGTL | l-ḳitālu | savaş | [the] fighting, |
| 29 | ألا | — | ellā | that not | |
| 30 | تقاتلوا | ق ت لGTL | tuḳātilū | savaşmazsanız | "you fight?""" |
| 31 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler ki | They said, |
| 32 | وما | — | ve mā | """And what" | |
| 33 | لنا | — | lenā | bizler | for us |
| 34 | ألا | — | ellā | that not | |
| 35 | نقاتل | ق ت لGTL | nuḳātile | neden savaşmayalım | we fight |
| 36 | في | — | fī | in | |
| 37 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolunda | (the) way |
| 38 | الله | — | llahi | Allah | (of) Allah |
| 39 | وقد | — | veḳad | oysa | while surely |
| 40 | أخرجنا | خ ر جḢRC | uḣricnā | biz çıkarılıp sürüldük | we have been driven |
| 41 | من | — | min | -dan | from |
| 42 | ديارنا | د و رD̃VR | diyārinā | yurtlarımız- | our homes |
| 43 | وأبنائنا | ب ن يBNY | ve ebnāinā | ve oğullarımız(ın arasın)dan | "and our children?""" |
| 44 | فلما | — | felemmā | fakat | Yet, when |
| 45 | كتب | ك ت بKTB | kutibe | yazılınca | was prescribed |
| 46 | عليهم | — | ǎleyhimu | kendilerine | upon them |
| 47 | القتال | ق ت لGTL | l-ḳitālu | savaş | the fighting |
| 48 | تولوا | و ل يVLY | tevellev | yüz çevirdiler | they turned away, |
| 49 | إلا | — | illā | hariç | except |
| 50 | قليلا | ق ل لGLL | ḳalīlen | pek azı | a few |
| 51 | منهم | — | minhum | içlerinden | among them. |
| 52 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah |
| 53 | عليم | ع ل مALM | ǎlīmun | bilir | (is) All-Knowing |
| 54 | بالظالمين | ظ ل مƵLM | biZ-Zālimīne | zalimleri | of the wrongdoers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الم تر الى الملا من بنى اسرءيل من بعد موسى اذ قالوا لنبى لهم ابعث لنا ملكا نقتل فى سبيل الله قال هل عسيتم ان كتب عليكم القتال الا تقتلوا قالوا وما لنا الا نقتل فى سبيل الله وقد اخرجنا من ديرنا وابنائنا فلما كتب عليهم القتال تولوا الا قليلا منهم والله عليم بالظلمين
Arapça (Harekeli)
أَلَمْ تَرَ إِلَى الْمَلَإِ مِن بَنِي إِسْرَائِيلَ مِن بَعْدِ مُوسَى إِذْ قَالُوا لِنَبِيٍّ لَّهُمُ ابْعَثْ لَنَا مَلِكًا نُّقَاتِلْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ إِن كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ أَلَّا تُقَاتِلُوا قَالُوا وَمَا لَنَا أَلَّا نُقَاتِلَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَقَدْ أُخْرِجْنَا مِن دِيَارِنَا وَأَبْنَائِنَا فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ تَوَلَّوْا إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِالظَّالِمِينَ
Transliterasyon
E lem tera ilel melei min benî isrâîle min ba’di mûsâ, iz kâlû li nebiyyin lehumub’as lenâ meliken nukâtil fî sebîlillâh|i|, kâle hel aseytum in kutibe aleykumul kıtâlu ellâ tukâtil|û|, kâlû ve mâ lenâ ellâ nukâtile fî sebîlillâhi ve kad uhricnâ min diyârinâ ve ebnâinâ fe lemmâ kutibe aleyhimul kıtâlu tevellev illâ kalîlen minhum vallâhu alîmun biz zâlimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Alam tara il<span class="u">a</span> almala-i min banee isr<span class="u">a</span>-eelamin baAAdi moos<span class="u">a</span> i<span class="u">th</span> q<span class="u">a</span>loo linabiyyin lahumuibAAath lan<span class="u">a</span> malikan nuq<span class="u">a</span>til fee sabeeli All<span class="u">a</span>hiq<span class="u">a</span>la hal AAasaytum in kutiba AAalaykumu alqit<span class="u">a</span>luall<span class="u">a</span> tuq<span class="u">a</span>tiloo q<span class="u">a</span>loo wam<span class="u">a</span> lan<span class="u">a</span>all<span class="u">a</span> nuq<span class="u">a</span>tila fee sabeeli All<span class="u">a</span>hi waqadokhrijn<span class="u">a</span> min diy<span class="u">a</span>rin<span class="u">a</span> waabn<span class="u">a</span>-in<span class="u">a</span>falamm<span class="u">a</span> kutiba AAalayhimu alqit<span class="u">a</span>lu tawallaw ill<span class="u">a</span>qaleelan minhum wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu AAaleemun bi<span class="b">al</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Görmez misin İsrailoğullarının ileri gelenlerini? Hani Mûsâ'dan sonra bir zaman geldi ki peygamberlerine, bize bir padişah gönder de ona uyup Allah yolunda savaşa girişelim demişlerdi. Peygamberleri, size savaş farz edilir de savaşmayıverirseniz demişti. Neden savaşmayacakmışız demişlerdi, yurtlarımızdan çıkarıldık, evladımızdan ayırdılar bizi. Fakat savaş farz edilince pek azı katlandı, öbürleri dönüverdiler. Allah bilir zâlimleri.
Ali Bulaç
Musa'dan sonra İsrailoğulları’nın önde gelenlerini görmedin mi? Hani, peygamberlerinden birine: "Bize bir melik gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi, O: "Ya üzerinize savaş yazıldığı halde savaşmayacak olursanız?" demişti. "Bize ne oluyor ki Allah yolunda savaşmayalım? Ki biz yurdumuzdan çıkarıldık ve çocuklarımızdan (uzaklaştırıldık.)" demişlerdi. Ama onlara savaş yazıldığı (öngörüldüğü) zaman, az bir kısmı hariç yüz çevirdiler. Allah zalimleri bilir.
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ'dan sonra İsrâiloğulları'nın önde gelenlerinin, peygamberlerinden birine, “Bize bir hükümdar tayin et ki Allah yolunda savaşalım” dediklerini bilmez misin? O, “Ya savaşmanız emredilir de savaşmaktan kaçınırsanız?” dediğinde, onlar, “Biz ve çocuklarımız yurtlarımızdan sürülmüşken, Allah yolunda neden savaşmayalım?” diye cevap verdiler. Halbuki savaşmak onlara emredilince birkaçı dışında uzak durdular. Allah zâlimleri iyi bilmektedir.
Diyanet İşleri
Musa'dan sonra, Beni İsrail'den ileri gelen kimseleri görmedin mi? Kendilerine gönderilmiş bir peygambere: "Bize bir hükümdar gönder ki (onun komutasında) Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. "Ya size savaş yazılır da savaşmazsanız?" dedi. "Yurtlarımızdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda neden savaşmayalım?" dediler. Kendilerine savaş yazılınca, içlerinden pek azı hariç, geri dönüp kaçtılar. Allah zalimleri iyi bilir.*
Edip Yüksel
Şu olay dikkatini çekmedi mi? İsrailoğullarının ileri gelenleri, Musa'dan sonra peygamberlerinden birine, "Bize bir lider atasan da ALLAH uğrunda savaşsak" demişlerdi. "Ya savaş gerekir de savaşmazsanız?!" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan ve çocuklarımızdan uzaklaştırılmış durumda iken neden ALLAH yolunda savaşmayalım" diye karşılık vermişlerdi. Fakat kendilerine savaş farzedilince pek azı hariç yüz çevirdiler. ALLAH zalimleri Bilir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Baksana, İsrail oğullarının Musa'dan sonra ileri gelenlerine! Hani onlar, bir peygamberlerine: "Bize bir kumandan gönder de Allah yolunda savaşalım..." dediler. O da: "Size savaş farz kılınırsa, acaba yapmamazlık eder misiniz?" dedi. Onlar: "Bize ne oldu da yurtlarımızdan çıkarıldığımız ve çocuklarımızdan ayrıldığımız halde Allah yolunda savaşmayalım?" dediler. Bunun üzerine savaş kendilerine farz kılınınca da onlardan pek azı hariç, yüz çevirdiler. Ama Allah, o zalimleri bilir.
Erhan Aktaş
Musa’dan sonra İsrailoğulları’nın ileri gelenlerinin, nebilerinden birine: “Bize bir komutan tayin et de Allah yolunda savaşalım” demişlerdi. O: “Ya savaş üzerinize farz kılınır da savaşmazsanız.” demişti. Onlar: “Yurdumuzdan çıkarılıp çocuklarımızdan koparılmışken, niçin Allah yolunda savaşmayalım?” demişlerdi. Fakat üzerlerine savaş yazılınca da içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri çok iyi bilir.
Hakkı Yılmaz
İsrâîloğulları'nın Mûsâ'dan sonra ileri gelenlerini görmedin mi/hiç düşünmedin mi? Hani onlar, kendi peygamberlerinden birine, “Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım” demişlerdi. Peygamber, “Size savaş farz kılınırsa, acaba yapmamazlık eder misiniz?” dedi. İsrâîloğulları'nın ileri gelenleri, “Bize ne oldu da yurtlarımızdan ve çocuklarımızdan çıkarılmışken Allah yolunda savaşmayalım?” dediler. Sonra da savaş kendilerine görev olarak verilince de onlardan pek azı hariç, yüz çevirdiler. Ve Allah, o kendi benliklerine haksızlık edenleri en iyi bilendir.
Muhammed Esed
Musa'dan sonra İsrail oğullarının önde gelenlerinin, peygamberlerden birine: "Bize bir kral tayin et ki Allah yolunda savaşalım!" dediklerini bilmez misin? O: "Ya savaşmanız emredilir de savaştan kaçarsanız?" diye sordu. Onlar: "Biz ve çocuklarımız yurtlarımızdan sürülmüşken Allah yolunda neden savaşmayalım?" diye cevap verdiler. Halbuki savaşmak onlara emredilince, birkaçı dışında, uzak durdular; ama Allah zalimleri çok iyi biliyordu.
Mustafa İslamoğlu
Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerinin, peygamberlerinden birine "Bize bir kral tayin et ki Allah yolunda savaşalım" dediklerini görmedin mi? O da dedi ki: "Ya size savaş emredildikten sonra savaşmaktan geri durarak isyan ederseniz?" Cevap verdiler: "Biz, yurdumuzdan ve çoluk-çocuğumuzdan ayrı düşürülmüşken neden savaşmayalım?" Oysa ki savaşmak onlara emredilince, pek azı dışında hepsi yüz çevirdiler. Allah, gerçek zalimlerin kim olduğunu çok iyi bilmektedir.
Suat Yıldırım
Mûsâ'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerine dikkat ettin mi? O vakit onlar aralarındaki Peygambere: “Ne olur, bize bir hükümdar tayin et de biz de Allah yolunda cihad edelim! ” demişlerdi. O cevaben: “Ya savaşma emri size farz kılınır, siz de savaşmazsanız? ” deyince onlar: “Ne diye Allah yolunda cihad etmeyelim ki vatanlarından çıkarılan biz, çoluk çocuğundan ayrı düşenler yine biziz! ” dediler. Fakat savaşma kendilerine farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, hepsi dönüverdiler. Allah o zalimleri pek iyi bilir. [KM; Çıkış 24, 1. 9; Sayılar 11, 16. 24-25]
Süleyman Ateş
Musa'dan sonra İsrail oğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Peygamberlerine: "Bize bir hükümdar gönder, (onun önderliğinde) Allah yolunda savaşalım." demişlerdi. "Ya size savaş yazılınca savaşmazsanız?" dedi. Dediler: "Bizler neden Allah yolunda savaşmayalım ki; oysa biz yurtlarımızdan ve oğullarımızın arasından çıkarılıp sürüldük?" Fakat kendilerine savaş yazılınca, içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah zalimleri bilir.*
Şaban Piriş
Musadan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Peygamberlerinden birine:-Bize, bir hükümdar gönder de, Allah yolunda savaşalım demişlerdi. Peygamberleri:-Ya, savaş size farz olunca savaşmazsınız? demişti de:-Bizler neden Allah yolunda savaşmayalım ki, biz yurtlarımızdan ve oğullarımızdan uzaklaştırıldık, demişlerdi. Fakat üzerlerine savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç yüz çevirdiler. Allah, zalimleri şüphesiz bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
Musa'dan sonra İsrailoğullarının kodamanlar meclisini görmedin mi? Kendilerine gelen bir peygambere şöyle demişlerdi: "Bize bir kral gönder, Allah yolunda çarpışalım." Peygamber dedi ki: "Üstünüze savaş yazılır da savaşmazsanız ne olacak?" Dediler ki: "Nasıl olur da Allah yolunda savaşmayız? Yurtlarımızdan çıkarıldık, oğullarımızdan uzak düşürüldük." Nihayet üzerlerine savaş yazıldığında pek azı hariç yüz çevirdiler. Allah, zalimleri çok iyi bilir.
Edip-Layth-Martha
Did you not note the leaders of the Children of Israel after Moses, they said to their prophet, "Send us a king that we may fight in the cause of God;" he said, "Are you not concerned that if fighting is decreed upon you, you will then not fight?" They said, "Why should we not fight in the cause of God when we have been driven out from our homes with our children." Yet, when fighting was decreed for them, they turned away, except for a few of them! God is fully aware of the wicked.*
Muhammad Asad
Art thou not aware of those elders of the children of Israel , after the time of Moses, how they said unto a prophet of theirs,* "Raise up a king for us, [and] we shall fight in God's cause"? Said he: "Would you, perchance, refrain from fighting if fighting is ordained for you?" They answered: "And why should we not fight in God's cause when we and our children have been driven from our homelands?"* Yet, when fighting was ordained for them, they did turn back, save for a few of them; but God had full knowledge of the evildoers.
Rashad Khalifa
Have you noted the leaders of Israel after Moses? They said to their prophet, "If you appoint a king to lead us, we will fight in the cause of GOD." He said, "Is it your intention that, if fighting is decreed for you, you will not fight?" They said, "Why should we not fight in the cause of GOD, when we have been deprived of our homes, and our children?" Yet, when fighting was decreed for them, they turned away, except a few. GOD is aware of the transgressors.*,
The Monotheist Group
Did you not note the leaders of the Children of Israel after Moses, they said to their prophet: "Send us a king that we may fight in the cause of God;" he said: "Are you not concerned that if fighting is decreed for you, you will then not fight?" They said: "And why should we not fight in the cause of God when we have been expelled from our homes along with our children." So it was, that when fighting was decreed for them they turned away, except for a few of them! God is fully aware of the wicked.