Bakara Sûresi247. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (43 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقال | ق و لGVL | ve ḳāle | ve dedi ki | And said |
| 2 | لهم | — | lehum | onlara | to them |
| 3 | نبيهم | ن ب اNBE | nebiyyuhum | peygamberleri | their Prophet, |
| 4 | إن | — | inne | gerçekten | """Indeed," |
| 5 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 6 | قد | — | ḳad | elbette | (has) surely |
| 7 | بعث | ب ع ثBAS̃ | beǎṧe | gönderdi | raised |
| 8 | لكم | — | lekum | size | for you |
| 9 | طالوت | — | Tālūte | Talut'u | Talut |
| 10 | ملكا | م ل كMLK | meliken | hükümdar | "(as) a king.""" |
| 11 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler ki | They said, |
| 12 | أنى | ا ن يENY | ennā | nasıl | How |
| 13 | يكون | ك و نKVN | yekūnu | olabilir | can be |
| 14 | له | — | lehu | onun | for him |
| 15 | الملك | م ل كMLK | l-mulku | hükümdarlık (mülk) | the kingship |
| 16 | علينا | — | ǎleynā | bizim üzerimize | over us, |
| 17 | ونحن | — | veneHnu | biz | while we |
| 18 | أحق | ح ق قḪGG | eHaḳḳu | daha layıkız | (are) more entitled |
| 19 | بالملك | م ل كMLK | bil-mulki | hükümdarlığa | to kingship |
| 20 | منه | — | minhu | ondan | than him, |
| 21 | ولم | — | velem | and not | |
| 22 | يؤت | ا ت يETY | yu'te | ve verilmemiştir | he has been given |
| 23 | سعة | و س عVSA | seǎten | genişlik | abundance |
| 24 | من | — | mine | -dan | of |
| 25 | المال | م و لMVL | l-māli | mal- | "[the] wealth?""" |
| 26 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He said, |
| 27 | إن | — | inne | şüphesiz | """Indeed," |
| 28 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 29 | اصطفاه | ص ف وṦFV | STafāhu | onu (hükümdar) seçti | has chosen him |
| 30 | عليكم | — | ǎleykum | sizin üzerinize | over you |
| 31 | وزاده | ز ي دZYD̃ | ve zādehu | ve onun artırdı | and increased him |
| 32 | بسطة | ب س طBSŦ | besTaten | gücünü | abundantly |
| 33 | في | — | fī | in | |
| 34 | العلم | ع ل مALM | l-ǐlmi | bilgisinin | [the] knowledge |
| 35 | والجسم | ج س مCSM | velcismi | ve cisminin | and [the] physique. |
| 36 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah |
| 37 | يؤتي | ا ت يETY | yu'tī | verir | gives |
| 38 | ملكه | م ل كMLK | mulkehu | mülkünü | His kingdom |
| 39 | من | — | men | kimseye | (to) whom |
| 40 | يشاء | ش ي اŞYE | yeşā'u | dilediği | He wills. |
| 41 | والله | — | vallahu | Allah(ın) | And Allah |
| 42 | واسع | و س عVSA | vāsiǔn | (lutfu) geniştir | (is) All-Encompassing, |
| 43 | عليم | ع ل مALM | ǎlīmun | (O herşeyi) bilendir | "All-Knowing.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقال لهم نبيهم ان الله قد بعث لكم طالوت ملكا قالوا انى يكون له الملك علينا ونحن احق بالملك منه ولم يوت سعة من المال قال ان الله اصطفىه عليكم وزاده بسطة فى العلم والجسم والله يوتى ملكه من يشاء والله وسع عليم
Arapça (Harekeli)
وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ إِنَّ اللَّهَ قَدْ بَعَثَ لَكُمْ طَالُوتَ مَلِكًا قَالُوا أَنَّى يَكُونُ لَهُ الْمُلْكُ عَلَيْنَا وَنَحْنُ أَحَقُّ بِالْمُلْكِ مِنْهُ وَلَمْ يُؤْتَ سَعَةً مِّنَ الْمَالِ قَالَ إِنَّ اللَّهَ اصْطَفَاهُ عَلَيْكُمْ وَزَادَهُ بَسْطَةً فِي الْعِلْمِ وَالْجِسْمِ وَاللَّهُ يُؤْتِي مُلْكَهُ مَن يَشَاءُ وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ
Transliterasyon
Ve kâle lehum nebiyyuhum innallâhe kad bease lekum tâlûtemelikâ(meliken), kâlû ennâ yekûnu lehul mulku aleynâ ve nahnu ehakku bil mulki minhu ve lem yu’te seaten minel mâl|i|, kâle innallâhestafâhu aleykum ve zâdehu bestaten fîl ilmi vel cism|i|, vallâhu yu’tî mulkehu men yeşâu, vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Transliteration (Eng.)
Waq<span class="u">a</span>la lahum nabiyyuhum inna All<span class="u">a</span>haqad baAAatha lakum <span class="u">ta</span>loota malikan q<span class="u">a</span>loo ann<span class="u">a</span>yakoonu lahu almulku AAalayn<span class="u">a</span> wana<span class="u">h</span>nu a<span class="u">h</span>aqqubi<span class="b">a</span>lmulki minhu walam yu/ta saAAatan mina alm<span class="u">a</span>li q<span class="u">a</span>lainna All<span class="u">a</span>ha i<span class="u">st</span>af<span class="u">a</span>hu AAalaykum waz<span class="u">a</span>dahubas<span class="u">t</span>atan fee alAAilmi wa<span class="b">a</span>ljismi wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>huyu/tee mulkahu man yash<span class="u">a</span>o wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu w<span class="u">a</span>siAAunAAaleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Peygamberleri, Allah size padişah olarak Tâlût'u gönderdi dedi. Nasıl olur da dediler, bize buyruk yürütür o? Bizim ondan ziyade padişahlığa hakkımız var, malca da bizden üstün değil. Peygamberleri, şüphe yok ki dedi, onu Allah seçmiş sizden üstün etmiş, ona bilgi ve vücut bakımından üstünlük vermiştir. Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah'ın rahmeti boldur, her şeyi bilir.
Ali Bulaç
Onlara peygamberleri dedi ki: "Allah size Talut'u (melik olarak) gönderdi." Onlar: "Biz hükümdarlığa, ona göre daha çok hak sahibiyken ve ona bir mal (servet) bolluğu verilmemişken, nasıl bizi (yönetmek üzere) hükümdarlık (mülk) onun olabilir?" dediler. O (şöyle) demişti: "Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve bedenî gücünü arttırdı. Allah, kime dilerse mülkünü verir; Allah (rahmeti ve gücü) geniş olandır, bilendir."
Bayraktar Bayraklı
Onların peygamberi, toplumunun önde gelenlerine, “Bakın” dedi; “Allah, Tâlût'u size hükümdar olarak tayin etti!” Onlar, “Biz hükümdarlığa ondan daha lâyık iken ve ona fazla bir servet de verilmemişken nasıl bizim üzerimize hüküm sahibi olabilir?” dediler. Peygamber, “Bakın” dedi; “Allah onu sizden daha üstün kılmış, ona derin bilgi ve mükemmel bir beden bahşetmiştir. Allah hükümranlığı istediğine verir; zira Allah, her şeyi kuşatan ve her şeyi bilendir.”
Diyanet İşleri
Peygamberleri onlara: Bilin ki Allah, Talut'u size hükümdar olarak gönderdi dedi. Bunun üzerine: Biz, hükümdarlığa daha layık olduğumuz halde, kendisine servet ve zenginlik yönünden geniş imkanlar verilmemişken o bize nasıl hükümdar olur? dediler. "Allah sizin üzerinize onu seçti, ilimde ve bedende ona üstünlük verdi. Allah mülkünü dilediğine verir. Allah her şeyi ihata eden ve her şeyi bilendir" dedi.*
Edip Yüksel
Peygamberleri onlara, "ALLAH size lider olarak Talut'u atadı" dedi. Onlar, "Biz yönetime ondan daha layık olduğumuz halde nasıl olur da üzerimize buyruk sahibi olabilir? Üstelik zengin biri de değil" dediler. O da, "ALLAH onu üzerinize seçti. Onun bilgi ve beden gücünü arttırdı" dedi. ALLAH mülkünü dilediğine verir. ALLAH Cömerttir, Bilendir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Peygamberleri onlara: "Allah, size hükümdar olmak üzere Talût'u gönderdi." demişti. Onlar: "Ona bizim üzerimize hükümdar olmak nereden geldi? Oysa hükümdarlığa biz ondan daha lâyıkız, ona maldan bir genişlik, bir bolluk da verilmemiştir." dediler. Peygamberleri de "Onu sizin başınıza Allah seçmiş ve ona bilgi ve vücut bakımından bir güç, bir genişlik vermiştir." dedi. Hem Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah'ın rahmeti geniştir, o her şeyi bilir.
Erhan Aktaş
Nebileri onlara: “Allah size Tâlut’u komutan olarak tayin etti.” dedi. Onlar: “Biz komutanlığa ondan daha layık olduğumuz ve o fazla bir servete de sahip değilken, bize nasıl komutan olabilir?” dediler. O da: “Allah, onu üzerinize seçti, ona geniş bir bilgi ve üstün bir güç verdi.” dedi. Zira Allah, gücü dilediğine verir. Allah, Her Şeyi Kuşatan ve Her Şeyi Bilen’dir.
Hakkı Yılmaz
Peygamberleri de onlara, “Şüphesiz Allah, size hükümdar olarak Tâlût'u gönderdi” demişti. İsrâîloğulları, “O, bizim üzerimize nasıl hükümdar olur, oysa hükümdar olmaya biz ondan daha çok hak sahibiyiz, ona maldan bir genişlik, bir bolluk da verilmemiştir” dediler. Peygamberleri, “Onu sizin başınıza Allah seçmiş ve onu bilgi ve vücut bakımından fazlalıklı kılmıştır” dedi. Allah da, mülkünü dilediği kimseye verir. Ve Allah, bilgisi ve rahmeti geniş ve sınırsız olandır, çok iyi bilendir.
Muhammed Esed
Ve onların peygamberi, toplumunun önde gelenlerine, "Bakın," dedi, "Allah Tâlût'u size kral olarak tayin etti." Onlar: "Biz hükümranlığa ondan daha çok layık iken nasıl bizim üzerimizde hüküm sahibi olabilir?" dediler. (Peygamber) "Bakın," dedi, "Allah onu sizden daha üstün kılmış ve ona derin bilgi ve mükemmel bir beden bahşetmiştir. Ve Allah, hükümranlığı istediğine verir: zira Allah her şeyi kuşatan, her şeyi bilendir."
Mustafa İslamoğlu
Peygamberleri onlara, "İşte, Allah size Talut'u hükümdar tayin etti" deyince şöyle karşı çıktılar: "Biz yönetime ondan daha layıkken ve ona büyük bir servet de verilmemişken, nasıl olur da o bizim üzerimize otorite sahibi olabilir ki?" Cevap verdi: Çünkü Allah onu seçti, ilimde kuşatıcı bir derinlik ve fiziki üstünlük sahibi kıldı. Ve Allah otoriteyi dilediğine bahşeder: zira Allah sınırsız güç sahibidir, her şeyi bilendir.
Suat Yıldırım
Peygamberleri onlara dedi ki: “Allah size hükümdar olarak Talut'u tayin etti. ” Onlar ise: “Biz hükümdarlığa ondan daha lâyık iken nasıl olur da o bize hükmedebilir ki! Üstelik servetten de nasibi fazla değil! ” dediler. Peygamber şöyle cevap verdi: “Allah onu size üstün kıldı, ona geniş ilim ve sağlam bir vücut verdi. Allah hakimiyeti dilediğine verir. Allah'ın lütfu boldur, her şey gibi kabiliyet ve liyakatlari de bilir. ” [KM, I Samuel 9, 17; 10, 27; 9, 2]*
Süleyman Ateş
Peygamberleri onlara dedi ki: "Allah Talut'u size hükümdar gönderdi." Dediler ki: "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layıkız, ona bol mal da verilmemiştir." Dedi: "Allah onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı." Allah mülkünü dilediğine verir. Allah(ın lutfu) geniştir, (O, herşeyi) bilendir.
Şaban Piriş
Peygamberleri onlara, dedi ki:-Allah, Talûtu size hükümdar gönderdi.-O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layıkız. Ona, malca da bir bolluk verilmemiştir, dediler. Peygamber de:-Allah, onu sizin üzerinize seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı. Allah, mülkünü dilediğine verir. Allahın lütfu geniştir. O, her şeyi bilendir, dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Peygamberleri onlara dedi ki: "Allah, Talut'u size kral gönderdi." Şöyle konuştular: "O bizim üzerimizde nasıl saltanat kurabilir? Yönetimde biz ondan daha çok hak sahibiyiz. Ona bir mal genişliği de verilmiştir." Peygamber dedi ki: "Allah onu seçip size üst olarak gönderdi. Onu bilgi ve beden gücü yönünden üstün kıldı." Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, mülkü genişletendir, herşeyi bilendir.
Edip-Layth-Martha
Their prophet said to them, "God has sent Saul to you as a king." They said, "How can he have the kingship when we are more deserving than him, and he has not been given an abundance of wealth?" He said, "God has chosen him over you and increased him in knowledge and stature." God grants His sovereignty to whom He chooses; and God is Encompassing, Knowledgeable.*
Muhammad Asad
And their prophet said unto those elders:* "Behold, now God has raised up Saul to be your king." They said: "How can he have dominion over us when we have a better claim to dominion than he, and he has not [even] been endowed with abundant wealth?" [The prophet] replied: "Behold, God has exalted him above you, and endowed him abundantly with knowledge and bodily perfection. And God bestows His dominion* upon whom He wills: for God is infinite, all-knowing."
Rashad Khalifa
Their prophet said to them, "GOD has appointed Taloot (Saul) to be your king." They said, "How can he have kingship over us when we are more worthy of kingship than he; he is not even rich?" He said, "GOD has chosen him over you, and has blessed him with an abundance in knowledge and in body." GOD grants His kingship to whomever He wills. GOD is Bounteous, Omniscient.,
The Monotheist Group
And their prophet said to them: "God has sent Saul to you as a king." They said: "How can he have the kingship when we are more deserving than him, and he has not been given an abundance of wealth?" He said: "God has chosen him over you and increased him in knowledge and physical stature." God grants His sovereignty to whom He chooses; and God is Encompassing, Knowledgeable.