Bakara Sûresi25. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (34 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وبشرب ش رBŞRve beşşirive müjdeleAnd give good news
2الذينelleƶīnekimseleri(to) those who
3آمنواا م نEMNāmenūinananbelieve,
4وعملواع م لAMLve ǎmilūve işleyenand do
5الصالحاتص ل حṦLḪS-SāliHātisalih işler[the] righteous deeds,
6أنennemuhakkakthat
7لهمlehumonlar için vardırfor them
8جناتج ن نCNNcennātincennetler(will be) Gardens,
9تجريج ر يCRYtecrīakanflow
10منmin-ndan[from]
11تحتهات ح تTḪTteHtihāaltlarıunder them
12الأنهارن ه رNHRl-enhāruırmaklarthe rivers.
13كلماك ل لKLLkullemāherEvery time
14رزقوار ز قRZGruziḳūrızıklandırıldıklarındathey are provided
15منهاminhāonlardakitherefrom
16منmin-denof
17ثمرةث م رS̃MRṧemeratinmeyvefruit
18رزقار ز قRZGrizḳanrızk olarak(as) provision,
19قالواق و لGVLḳālūderlerthey (will) say,
20هذاhāƶāBu"""This (is)"
21الذيlleƶīşeydirthe one which
22رزقنار ز قRZGruziḳnārızıklandığımızwe were provided
23منmin-denfrom
24قبلق ب لGBLḳabludaha önce"before."""
25وأتواا ت يETYve utūverilmiştirAnd they will be given
26بهbihionlaratherefrom
27متشابهاش ب هŞBHmuteşābihenona benzer"(things) in resemblance;"
28ولهمل ه مLHMve lehumve OnlarınAnd for them
29فيهاfīhāoradatherein
30أزواجز و جZVCezvācuneşlerspouses
31مطهرةط ه رŦHRmuTahheratuntertemizpurified,
32وهمve humve onlarand they
33فيهاfīhāoradatherein
34خالدونخ ل دḢLD̃ḣālidūneebedi kalacaklardır(will) abide forever.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وبشر الذين ءامنوا وعملوا الصلحت ان لهم جنت تجرى من تحتها الانهر كلما رزقوا منها من ثمرة رزقا قالوا هذا الذى رزقنا من قبل واتوا به متشبها ولهم فيها ازوج مطهرة وهم فيها خلدون

Arapça (Harekeli)

وَبَشِّرِ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ أَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِن ثَمَرَةٍ رِّزْقًا قَالُوا هَذَا الَّذِي رُزِقْنَا مِن قَبْلُ وَأُتُوا بِهِ مُتَشَابِهًا وَلَهُمْ فِيهَا أَزْوَاجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَهُمْ فِيهَا خَالِدُونَ

Transliterasyon

Ve beşşirillezîne âmenû ve amilûs sâlihâti enne lehum cennâtin tecrî min tahtihel enhâr|u|, kullemâ ruzikû minhâ min semeretin rızkan kâlû hâzellezî ruzıknâ min kabl|u| ve utû bihî muteşâbihâ(muteşâbihan), ve lehum fîhâ ezvâcun mutahharatun ve hum fîhâ hâlidûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wabashshiri alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoowaAAamiloo a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">ha</span>ti anna lahum jann<span class="u">a</span>tintajree min ta<span class="u">h</span>tih<span class="u">a</span> al-anh<span class="u">a</span>ru kullam<span class="u">a</span>ruziqoo minh<span class="u">a</span> min thamaratin rizqan q<span class="u">a</span>loo h<span class="u">atha</span>alla<span class="u">th</span>ee ruziqn<span class="u">a</span> min qablu waotoo bihi mutash<span class="u">a</span>bihanwalahum feeh<span class="u">a</span> azw<span class="u">a</span>jun mu<span class="u">t</span>ahharatun wahumfeeh<span class="u">a</span> kh<span class="u">a</span>lidoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

İnananlara ve iyi işlerde bulunanlara müjde ver: Onlar içindir kıyılarından ırmaklar akan bahçeler. Orada bir meyveyle rızıklandılar mı bundan önce de bunu tatmıştık derler, onları dünyadakilere benzetirler. Onlara, dünyadakilere benzer rızıklar sunulur. Orada tertemiz eşler de var onlara, orada ebedî kalırlar.

Ali Bulaç

(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: "Bu daha önce de rızıklandığımızdır" derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

İman edip de yararlı iş yapanları, içinden ırmaklar akan cennetlerle müjdele! Kendilerine cennette meyve nimeti verildiğinde, “Bu, daha önce de dünyada yediğimize benziyor; bunun benzeri bize verilmişti” diyecekler. Orada onların, her türlü pislikten arınmış tertemiz eşleri olacak ve orada süreli olarak kalacaklardır.

Diyanet İşleri

İman edip iyi davranışlarda bulunanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! O cennetlerdeki bir meyveden kendilerine rızık olarak yedirildikçe: Bundan önce dünyada bize verilenlerdendir bu, derler. Bu rızıklar onlara (bazı yönlerden dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için cennette tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedi kalıcılardır.*

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayıp erdemli davrananları, içlerinde ırmaklar akan bahçelerle müjdele. Kendilerine oradaki ürünlerden rızıklar sunulduğunda "Bu, daha önce bize sunulan nimetlerdir" derler. Böylece, kendilerine mecazi tanımlar (benzetmeler) verilir. Onlar için orada tertemiz eşler vardır ve onlar orada ebedi kalıcıdırlar.*

Elmalılı Hamdi Yazır

İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: "Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir" derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar.

Erhan Aktaş

İman edip, sâlihâtı* yapanları; içlerinde ırmaklar akan cennetler* ile müjdele. Onlara ne zaman yiyecek bir şey sunulsa: “Bu daha önce rızıklandığımız şeydir.” derler. Oysa bu onlara benzer olarak verilmiştir. Onlar için arındırılmış eşler vardır. Ve onlar, orada kalıcıdırlar.

Hakkı Yılmaz

İnanmış ve düzeltmeye yönelik işler yapan kimselere de, “Şüphesiz kendileri için altlarından ırmaklar akan cennetlerin olduğunu” müjdele. Onlar, oradaki herhangi bir meyveden her rızıklandırılışlarında, “Bu, bizim daha önce rızıklandığımız şeydir” derler. Ve onlara onun benzeşenleri verildi. Orada çok temiz eşler de yalnızca onlarındır. Ve onlar, orada sürekli kalanlardır.

Muhammed Esed

Ama imana ermiş olup doğru ve yararlı işler yapanlara, içlerinden ırmaklar akan has bahçelerin kendilerine ait olacağını müjdele! Onlara ne zaman rızık olarak oradan bazı ürünler bahşedilse, "Bunlar, bize daha önce bahşedilenlerin aynısıymış" diyecekler. Çünkü onlara o(geçmişte tadılanlar)ı hatırlatacak şeyler verilecek. Onlar, orada tertemiz eşler bulacaklar ve orayı mesken edinecekler.

Mustafa İslamoğlu

İman eden ve bu imanla uyumlu iyilikler işleyen kimseleri zemininden ırmaklar çağlayan cennetlerle müjdele! Her zaman oranın nimetlerinden ikram olarak onlara sunulsa "Bunlar bize daha önce bahşedilenlerin aynısıymış" diyecekler. Oysa ki bu, o nimetlerin çağrıştırdığı belli belirsiz bir benzerlik. Ve onlar için cennette tertemiş eşler olacak ve onlar orada kalıcıdırlar.

Suat Yıldırım

İman edip makbul ve güzel işler yapanları müjdele: Onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Öyle cennetler ki, ne zaman meyvelerinden kendilerine bir şey ikram edilirse: “Bu, daha önce de dünyada yediğimiz şey! ” diyecekler. Oysa bu, onların aynısı olmayıp, benzeri olarak kendilerine sunulacaktır. Orada onların tertemiz eşleri de olacak ve onlar orada devamlı kalacaklardır. *

Süleyman Ateş

İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine aidolduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıkça: "Bu, daha önce de rızıklandığımız şeydir, (dünyada iken de bu rızıktan yemiştik)" derler. (Cennetteki bu rızık), onlara, o(dedikleri)ne benzer verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır.*

Şaban Piriş

İman edenler ve doğruları yapanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele!.. Ne zaman oradaki meyvelerden rızıklandırılsalar:-Bu, daha önce de rızıklandığımız şey! diyecekler. O meyveler kendilerine dünyadakilerin bir benzeri olarak verilecektir ve orada onlar için tertemiz eşler de vardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip barışa yönelik değerler üretenlere / iyi işler yapanlara şunu müjdele: Kendileri için altlarından ırmaklar akan cennetler olacaktır. Onlardaki herhangi bir meyvadan bir rızık olarak her nasiplendirildiklerinde, şöyle diyeceklerdir: "İşte bu, daha önce rızıklandırıldığımız şey." Bu rızık onlara buna benzer şekilde verilmişti. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada sürekli kalacaklardır.

Edip-Layth-Martha

Give good news to those who acknowledge and promote reforms, that they will have gardens with rivers flowing beneath. Every time they receive of its fruit, they say, "This is what we have been provisioned before," and they are given its likeness/allegories. Moreover, there they will have pure spouses, and there they will abide.*

Muhammad Asad

But unto those who have attained to faith and do good works give the glad tiding that theirs shall be gardens through which running waters flow. Whenever they are granted fruits there from as their appointed sustenance, they will say, "It is this that in days of yore was granted to us as our sustenance!"-for they shall be given something that will recall that [past].* And there shall they have spouses pure, and there shall they abide.

Rashad Khalifa

Give good news to those who believe and lead a righteous life that they will have gardens with flowing streams. When provided with a provision of fruits therein, they will say, "This is what was provided for us previously." Thus, they are given allegorical descriptions. They will have pure spouses therein, and they abide therein forever.,

The Monotheist Group

And give good news to those who believe and do good works that they will have estates with rivers flowing beneath them. Every time they receive a provision of its fruit, they say: "This is what we have been provisioned before," and they are given its likeness. And there they will have pure mates, and in it they will abide.