Bakara Sûresi253. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (52 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | تلك | — | tilke | işte o | These |
| 2 | الرسل | ر س لRSL | r-rusulu | elçiler ki | (are) the Messengers |
| 3 | فضلنا | ف ض لFŽL | feDDelnā | üstün kıldık | We (have) preferred |
| 4 | بعضهم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dehum | kimini | some of them |
| 5 | على | — | ǎlā | karşı | over |
| 6 | بعض | ب ع ضBAŽ | beǎ'Din | kimine | others. |
| 7 | منهم | — | minhum | onlardan | Among them |
| 8 | من | — | men | kimine | (were those with) whom |
| 9 | كلم | ك ل مKLM | kelleme | konuştu | spoke |
| 10 | الله | — | llahu | Allah | Allah, |
| 11 | ورفع | ر ف عRFA | ve rafeǎ | ve yükseltti | and He raised |
| 12 | بعضهم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dehum | kimini de | some of them |
| 13 | درجات | د ر جD̃RC | deracātin | derecelerle | (in) degrees. |
| 14 | وآتينا | ا ت يETY | ve āteynā | ve verdik | And We gave |
| 15 | عيسى | — | ǐysā | Îsa'ya | Isa, |
| 16 | ابن | ب ن يBNY | bne | oğlu | son |
| 17 | مريم | — | meryeme | Meryem | (of) Maryam, |
| 18 | البينات | ب ي نBYN | l-beyyināti | açık deliller | the clear proofs |
| 19 | وأيدناه | ا ي دEYD̃ | ve eyyednāhu | ve onu destekledik | and We supported him |
| 20 | بروح | ر و حRVḪ | birūHi | Ruh ile | with Spirit |
| 21 | القدس | ق د سGD̃S | l-ḳudusi | Kudüs | [the] Holy. |
| 22 | ولو | — | velev | ve eğer | And if |
| 23 | شاء | ش ي اŞYE | şā'e | dileseydi | (had) willed |
| 24 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 25 | ما | — | mā | not | |
| 26 | اقتتل | ق ت لGTL | ḳtetele | öldürmezlerdi | (would have) fought each other |
| 27 | الذين | — | elleƶīne | kimseleri (milletleri) | those who |
| 28 | من | — | min | (came) from | |
| 29 | بعدهم | ب ع دBAD̃ | beǎ'dihim | onların arkasından gelen | after them, |
| 30 | من | — | min | from | |
| 31 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | sonra | after |
| 32 | ما | — | mā | [what] | |
| 33 | جاءتهم | ج ي اCYE | cā'ethumu | gelmiş olduktan | came to them |
| 34 | البينات | ب ي نBYN | l-beyyinātu | açık deliller | the clear proofs. |
| 35 | ولكن | — | velākini | fakat | [And] but |
| 36 | اختلفوا | خ ل فḢLF | ḣtelefū | anlaşmazlığa düştüler | they differed, |
| 37 | فمنهم | — | feminhum | onlardan | [so] of them |
| 38 | من | — | men | kimileri | (are some) who |
| 39 | آمن | ا م نEMN | āmene | inandı | believed |
| 40 | ومنهم | — | ve minhum | ve onlardan | and of them |
| 41 | من | — | men | kimi de | (are some) who |
| 42 | كفر | ك ف رKFR | kefera | inkar etti | denied. |
| 43 | ولو | — | velev | eğer | And if |
| 44 | شاء | ش ي اŞYE | şā'e | dileseydi | (had) willed |
| 45 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 46 | ما | — | mā | not | |
| 47 | اقتتلوا | ق ت لGTL | ḳtetelū | birbirlerini öldürmezlerdi | they (would have) fought each other, |
| 48 | ولكن | — | velākinne | ama | [and] but |
| 49 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 50 | يفعل | ف ع لFAL | yef'ǎlu | yapar | does |
| 51 | ما | — | mā | şeyi | what |
| 52 | يريد | ر و دRVD̃ | yurīdu | dilediği | He intends. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
تلك الرسل فضلنا بعضهم على بعض منهم من كلم الله ورفع بعضهم درجت وءاتينا عيسى ابن مريم البينت وايدنه بروح القدس ولو شاء الله ما اقتتل الذين من بعدهم من بعد ما جاءتهم البينت ولكن اختلفوا فمنهم من ءامن ومنهم من كفر ولو شاء الله ما اقتتلوا ولكن الله يفعل ما يريد
Arapça (Harekeli)
تِلْكَ الرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلَى بَعْضٍ مِّنْهُم مَّن كَلَّمَ اللَّهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَاتٍ وَآتَيْنَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَأَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِ وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ مَا اقْتَتَلَ الَّذِينَ مِن بَعْدِهِم مِّن بَعْدِ مَا جَاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَلَكِنِ اخْتَلَفُوا فَمِنْهُم مَّنْ آمَنَ وَمِنْهُم مَّن كَفَرَ وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ مَا اقْتَتَلُوا وَلَكِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ
Transliterasyon
Tilker rusulu faddalnâ ba’dahum alâ ba’d(ba’din), minhum men kellemallâhu ve rafea ba’dahum derecât(derecâtin), ve âteynâ îsâbne meryemel beyyinâti ve eyyednâhu bi rûhıl kudus|i|, ve lev şâallâhu maktetelellezîne min ba’dihim min ba’di mâ câethumul beyyinâtu ve lâkinihtelefû fe minhum men âmene ve minhum men kefer|e|, ve lev şâallâhu maktetelû ve lâkinnallâhe yef’alu mâ yurîd|u|.
Transliteration (Eng.)
Tilka a<span class="b">l</span>rrusulu fa<span class="u">dd</span>aln<span class="u">a</span>baAA<span class="u">d</span>ahum AAal<span class="u">a</span> baAA<span class="u">d</span>in minhum man kallamaAll<span class="u">a</span>hu warafaAAa baAA<span class="u">d</span>ahum daraj<span class="u">a</span>tin wa<span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>AAees<span class="u">a</span> ibna maryama albayyin<span class="u">a</span>ti waayyadn<span class="u">a</span>hubiroo<span class="u">h</span>i alqudusi walaw sh<span class="u">a</span>a All<span class="u">a</span>hu m<span class="u">a</span>iqtatala alla<span class="u">th</span>eena min baAAdihim min baAAdi m<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>at-humualbayyin<span class="u">a</span>tu wal<span class="u">a</span>kini ikhtalafoo faminhum man <span class="u">a</span>manawaminhum man kafara walaw sh<span class="u">a</span>a All<span class="u">a</span>hu m<span class="u">a</span>iqtataloo wal<span class="u">a</span>kinna All<span class="u">a</span>ha yafAAalu m<span class="u">a</span>yureed<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O peygamberlerden bâzısını bâzısına üstün ettik. Onlardan Allah'la konuşan var, bâzılarının da derecelerini yüceltmiştir. Meryemoğlu İsa'ya apaçık deliller verdik, onu, Rûh-ul-Kudüs'le kuvvetlendirdik. Allah dileseydi onlardan sonrakiler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra artık birbirlerini öldürmezlerdi. Ama gene de aykırılığa düştüler. İçlerinde inanan var, inanmayan var. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi, fakat Allah dilediğini, dilediği gibi yapar.
Ali Bulaç
İşte bu elçiler; bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Onlardan, Allah'ın kendileriyle konuştuğu ve derecelerle yükselttiği vardır. Meryem oğlu İsa'ya apaçık belgeler verdik ve O’nu Ruhu'l-Kudüs'le destekledik. Şayet Allah dileseydi, kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, onların peşinden gelen (ümmet)ler, birbirlerini öldürmezdi. Ancak ihtilafa düştüler; onlardan kimi inandı, kimi inkar etti. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapandır.
Bayraktar Bayraklı
O peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Allah onlardan bir kısmıyla konuşmuş, bazılarını derece derece yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya da mucizeler verdik ve onu Rûhulkudüs/Cebrail ile güçlendirdik. Allah dileseydi, o peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine açık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ihtilafa düştüler de bazıları iman etti, bazıları da inkâr etti. Allah dileseydi onlar savaşamazlardı; lâkin Allah dilediğini yapar.
Diyanet İşleri
O peygamberlerin bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Allah onlardan bir kısmı ile konuşmuş, bazılarını da derece derece yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya açık mucizeler verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs ile güçlendirdik. Allah dileseydi o peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine açık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ihtilafa düştüler de içlerinden kimi iman etti, kimi de inkâr etti. Allah dileseydi onlar savaşmazlardı; lakin Allah dilediğini yapar.*
Edip Yüksel
O elçilerin bazısına diğerlerinden daha fazla lütufta bulunduk.Örneğin, kimileriyle ALLAH konuştu, kimilerini de derecelerle yükseltti. Meryem oğlu İsa'ya apaçık deliller verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. ALLAH dileseydi, onların ardından gelenler kendilerine apaçık deliller geldikten sonra birbirleriyle kavga etmezlerdi. Fakat anlaşmazlığa düştüler. Kimisi onayladı, kimisi inkâr etti. ALLAH dileseydi birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat, ALLAH dilediğini yapar.*
Elmalılı Hamdi Yazır
O işaret olunan resuller yok mu, biz onların bazısını, bazısından üstün kıldık. İçlerinden kimi var ki Allah, kendisiyle konuştu, bazısını da derecelerle daha yükseklere çıkardı. Biz Meryem oğlu İsa'ya da o delilleri verdik ve kendisini Rûhu'lKudüs (Cebrail) ile kuvvetlendirdik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasındaki ümmetler, kendilerine o deliller geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat ihtilâfa düştüler, kimi iman etti, kimi inkâr etti. Yine Allah dileseydi, birbirlerininkanına girmezlerdi. Fakat Allah dilediğini yapar.
Erhan Aktaş
İşte o elçiler ki herbirine farklı lütuflarda bulunduk. Allah, onların kimisi ile konuşmuş, kimisinin de derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa’ya beyyineler* verdik ve onu Ruhu’l-Kudüs* ile destekledik. Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, bunca açık kanıttan sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Yalnız onlar ihtilafa düştüler; onlardan kimisi iman etti, yine onlardan kimisi de inkâr etti. Eğer Allah dileseydi birbirleriyle savaşmazlardı. Ancak, Allah neyi dilerse onu yapar.
Hakkı Yılmaz
İşte elçiler; Biz onların bazısını bazısı üzerine fazlalıklı kıldık. Onlardan bir kısmı Allah'ın tek taraflı olarak söz söylediği/ yaraladığı, sıkıntılar çektirdiği ve bazısının derecelerini fazlalıklı kıldığı kimselerdir. Ve Meryem oğlu Îsâ'ya açık kanıtlar verdik ve o'nu Allah'ın vahyi ile güçlendirdik. Ve eğer Allah dileseydi onların ardından gelenler, açık mesajlar kendilerine ulaştıktan sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Velâkin ayrılığa düştüler de onlardan bazısı iman etti, bazısı küfretti; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddetti. Ve eğer Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Velâkin, Allah dilediğini yapar.
Muhammed Esed
Bu elçilerin bazılarına diğerlerinden daha fazla meziyetler bahşettik: İçlerinden kimi ile Allah (bizzat) konuşmuş, kimini de daha üst derecelere yükseltmiştir. Biz, Meryem oğlu İsa'ya hakikatin tüm kanıtlarını bahşettik ve o'nu kutsal ilham ile destekledik. Ve eğer Allah dileseydi, o (elçiler)den sonra gelenler, kendilerine hakikatin bütün kanıtları geldikten sonra birbirleriyle çatışmazlardı; ancak (vaki olduğu üzere) onlar karşıt görüşlere kapıldılar ve bazıları imana ererken diğerleri hakikati inkara yöneldi. Buna rağmen Allah dileseydi, birbirleriyle çatışmazlardı. Ama Allah dilediğini yapar.
Mustafa İslamoğlu
Söz konusu elçilerden her birine diğerinden farklı meziyetler bahşettik. Onlardan kimisiyle Allah konuşmuş, kimisini de yüce mertebelere çıkarmıştır. Meryem oğlu İsa'ya da hakikatin apaçık belgelerini verdik ve onu mukaddes ruh ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, onların ardından gelenler, kendilerine hakikatin apaçık belgeleri geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Ne ki onlar ihtilafa düştüler; onlardan kimi inandı, kimi de inkar etti. Eğer Allah dileseydi birbirlerinin kanına girmezlerdi, fakat Allah dilediğini yapar.
Suat Yıldırım
Biz, o peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık. Allah onlardan bazısına hitap buyurdu, bazısını birçok derecelerle yükseltti. Meryem'in oğlu Îsâ'ya da o açık belgeleri, mûcizeleri verdik ve onu Rûhulkudüs ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, onların peşlerinden gelenler kendilerine açık delillerin gelmesine rağmen, birbirleriyle savaşmazlardı. Lâkin ihtilâfa düştüler de onlardan bir kısmı iman, bir kısmı ise inkâr etti. Şayet Allah dileseydi onlar birbirleri ile savaşmazlardı, lâkin şu var ki Allah dilediği her şeyi yapar. [17, 55]
Süleyman Ateş
İşte o elçilerden kimini kiminden üstün kıldık. Allah onlardan kimine konuştu, kimini de derecelerle yükseltti. Meryem oğlu Îsa'ya da açık deliller verdik ve onu Ruh'ül-Kudüs ile destekledik. Allah dileseydi onların arkasından gelen milletler, kendilerine açık deliller gelmiş olduktan sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat anlaşmazlığa düştüler, onlardan kimi inandı, kimi de inkar etti. Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapar.
Şaban Piriş
İşte, bu peygamberlerdir ki biz, onların bir kısmını bir kısmından üstün kıldık. Allah, onlardan bir kısmıyla konuşmuş ve bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsaya da açık belgeler verdik ve Onu Ruhul- Kudüs ile destekledik. Allah dilemiş olsaydı, kendilerine açık belgeler geldikten sonra o peygamberlerin ardından gelenler birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat, onlar ihtilafa düşüp bir kısmı iman etti, bir kısmı da kafir oldu. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat, Allah, dilediğini yapar.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte resuller! Biz onların bazısını bazısına üstün kılmışızdır. Allah, onlardan bazısıyla konuşmuştur. Bazılarını da derecelerle yüceltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya açık ayetler verdik ve onu Ruhulkudüs'le güçlendirdik. Allah dileseydi, onların ardından gelenler, açık seçik mesajlar kendilerine ulaştıktan sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Ancak tartışmaya girdiler de içlerinden bazısı iman etti, bazısı küfre saptı. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Nevarki, Allah dilediğini yapıyor.
Edip-Layth-Martha
Such messengers, We have preferred some to others; some of them talked to God, and He raised some of them in ranks, and We gave Jesus son of Mary the proofs and We supported him with the Holy Spirit. Had God wished, the people after them would not have fought after the proofs had come to them, but they disputed, some of them acknowledged and some of them did not appreciate. Had God wished they would not have fought, but God does whatever He wishes.*
Muhammad Asad
Some of these apostles have We endowed more highly than others: among them were such as.were spoken to by God [Himself], and some He has raised yet higher.'* And We vouchsafed unto Jesus, the son of Mary, all evidence of the truth, and strengthened him with holy inspiration.* And if God had so willed, they who succeeded those [apostles] would not have contended with one another after all evidence of the truth had come to them; but [as it was,] they did take to divergent views, and some of them attained to faith, while some of them came to deny the truth. Yet if God had so willed, they would not have contended with one another: but God does whatever He wills.*
Rashad Khalifa
These messengers; we blessed some of them more than others. For example, GOD spoke to one, and we raised some of them to higher ranks. And we gave Jesus, son of Mary, profound miracles and supported him with the Holy Spirit. Had GOD willed, their followers would not have fought with each other, after the clear proofs had come to them. Instead, they disputed among themselves; some of them believed, and some disbelieved. Had GOD willed, they would not have fought. Everything is in accordance with GOD's will.,
The Monotheist Group
Such messengers, We have preferred some over others; some of them talked to God, and He raised some of them in rank, and We gave Jesus, son of Mary, the clear proofs and We supported him with the Holy Spirit. And had God wished, the people after them would not have fought after the proofs had come to them, but they disputed, some of them believed and some of them rejected. If God had wished they would not have fought, but God does what He pleases.