Bakara Sûresi255. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (50 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الله | — | Allahu | Allah (ki) | Allah - |
| 2 | لا | — | lā | yoktur | (there is) no |
| 3 | إله | ا ل هELH | ilāhe | tanrı | God |
| 4 | إلا | — | illā | başka | except |
| 5 | هو | — | huve | O'ndan | Him, |
| 6 | الحي | ح ي يḪYY | l-Hayyu | daima diridir | the Ever-Living, |
| 7 | القيوم | ق و مGVM | l-ḳayyūmu | koruyup yöneticidir | the Sustainer of all that exists. |
| 8 | لا | — | lā | Not | |
| 9 | تأخذه | ا خ ذ EḢZ̃ | te'ḣuƶuhu | O'nu tutmaz | overtakes Him |
| 10 | سنة | و س نVSN | sinetun | ne bir uyuklama | slumber |
| 11 | ولا | — | velā | ve ne de | [and] not |
| 12 | نوم | ن و مNVM | nevmun | bir uyku | sleep. |
| 13 | له | — | lehu | O'nundur | To Him (belongs) |
| 14 | ما | — | mā | ne | what(ever) |
| 15 | في | — | fī | varsa | (is) in |
| 16 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | göklerde | the heavens |
| 17 | وما | — | ve mā | ve ne | and what(ever) |
| 18 | في | — | fī | varsa | (is) in |
| 19 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yerde | the earth. |
| 20 | من | — | men | kimdir | Who |
| 21 | ذا | — | ƶā | (is) the one | |
| 22 | الذي | — | lleƶī | ki | who |
| 23 | يشفع | ش ف عŞFA | yeşfeǔ | şefaat edebilir | can intercede |
| 24 | عنده | ع ن دAND̃ | ǐndehu | kendisinin katında | with Him |
| 25 | إلا | — | illā | dışında | except |
| 26 | بإذنه | ا ذ نEZ̃N | biiƶnihi | O'nun izni | by His permission. |
| 27 | يعلم | ع ل مALM | yeǎ'lemu | bilir | He knows |
| 28 | ما | — | mā | olanı | what |
| 29 | بين | ب ي نBYN | beyne | (is) | |
| 30 | أيديهم | ي د يYD̃Y | eydīhim | onların önünde | before them |
| 31 | وما | — | ve mā | ve olanı | and what |
| 32 | خلفهم | خ ل فḢLF | ḣalfehum | arkalarında | (is) behind them. |
| 33 | ولا | — | ve lā | And not | |
| 34 | يحيطون | ح و طḪVŦ | yuHīTūne | kavrayamazlar | they encompass |
| 35 | بشيء | ش ي اŞYE | bişey'in | hiçbir şey | anything |
| 36 | من | — | min | -nden | of |
| 37 | علمه | ع ل مALM | ǐlmihi | O'nun ilmi- | His Knowledge |
| 38 | إلا | — | illā | dışında | except |
| 39 | بما | — | bimā | şeyler | [of] what |
| 40 | شاء | ش ي اŞYE | şā'e | dilediği | He willed. |
| 41 | وسع | و س عVSA | vesiǎ | kaplamıştır | Extends |
| 42 | كرسيه | ك ر سKRS | kursiyyuhu | O'nun Kürsüsü | His Throne |
| 43 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | gökleri | (to) the heavens |
| 44 | والأرض | ا ر ضERŽ | vel'erDe | ve yeri | and the earth. |
| 45 | ولا | — | ve lā | And not | |
| 46 | يئوده | ا و دEVD̃ | yeūduhu | O'na ağır gelmez | tires Him |
| 47 | حفظهما | ح ف ظḪFƵ | HifZuhumā | onları koru(yup gözet)mek | (the) guarding of both of them. |
| 48 | وهو | — | ve huve | O | And He |
| 49 | العلي | ع ل وALV | l-ǎliyyu | yücedir | (is) the Most High, |
| 50 | العظيم | ع ظ مAƵM | l-ǎZīmu | büyüktür | the Most Great. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الله لا اله الا هو الحى القيوم لا تاخذه سنة ولا نوم له ما فى السموت وما فى الارض من ذا الذى يشفع عنده الا باذنه يعلم ما بين ايديهم وما خلفهم ولا يحيطون بشىء من علمه الا بما شاء وسع كرسيه السموت والارض ولا يوده حفظهما وهو العلى العظيم
Arapça (Harekeli)
اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِندَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ
Transliterasyon
Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyûm|u|, lâ te’huzuhu sinetun ve lâ nevm(nevmun), lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fil ard|ı|, menzellezî yeşfeu indehû illâ bi iznih|î| ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum, ve lâ yuhîtûne bi şey’in min ilmihî illâ bi mâ şâe, vesia kursiyyuhus semâvâti vel ard|a|, ve lâ yeûduhu hıfzuhumâ ve huvel aliyyul azîm|u|.
Transliteration (Eng.)
All<span class="u">a</span>hu l<span class="u">a</span> il<span class="u">a</span>ha ill<span class="u">a</span>huwa al<span class="u">h</span>ayyu alqayyoomu l<span class="u">a</span> ta/khu<span class="u">th</span>uhusinatun wal<span class="u">a</span> nawmun lahu m<span class="u">a</span> fee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>tiwam<span class="u">a</span> fee al-ar<span class="u">d</span>i man <span class="u">tha</span> alla<span class="u">th</span>eeyashfaAAu AAindahu ill<span class="u">a</span> bi-i<span class="u">th</span>nihi yaAAlamu m<span class="u">a</span>bayna aydeehim wam<span class="u">a</span> khalfahum wal<span class="u">a</span> yu<span class="u">h</span>ee<span class="u">t</span>oonabishay-in min AAilmihi ill<span class="u">a</span> bim<span class="u">a</span> sh<span class="u">a</span>awasiAAa kursiyyuhu a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>ti wa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>awal<span class="u">a</span> yaooduhu <span class="u">h</span>if<span class="i"><span class="u">th</span></span>uhum<span class="u">a</span>wahuwa alAAaliyyu alAAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Öyle bir Allah ki ondan başka yoktur tapacak. Diridir, her an yarattıklarını tedbîr ve tasarruf edip durur. Ne uyuklamaya kapılır, ne uykuya dalar. Onundur ne varsa göklerde ve yeryüzünde. Kimdir izni olmadıkça onun yanında şefaate kalkışacak? Önlerindekini de bilir, artlarındakini de. Onun bilgisinden, dilediği miktardan başka hiçbir şeyi kavrayamazlar. Kürsüsü gökleri de kaplayıp kucaklamıştır, yeryüzünü de. Göğü, yeri korumak, ona ağır da gelmez. O'dur çok yüce ve çok ulu.
Ali Bulaç
Allah... O'ndan başka İlah yoktur. Diridir, Kaimdir. O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmaksızın O'nun Katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması O'na güç gelmez. O, pek Yücedir, pek büyüktür.
Bayraktar Bayraklı
Allah'tan başka ilah yoktur; her zaman diridir; bütün varlıkların kendi kendine yeterli kaynağıdır. Ne uyuklama tutar O'nu, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun izni olmaksızın katında şefaat edebilecek olan kimdir? O, insanların gözlerinin önünde olanı da arkalarında olanı da bilir; O dilemedikçe insanlar O'nun ilminden hiçbir şey edinemez, hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun sonsuz kudreti ve egemenliği gökleri ve yeri kaplar. Onların korunup desteklenmesi O'na ağır gelmez. Gerçekten yüce ve büyük olan yalnızca O'dur.
Diyanet İşleri
Allah, O'ndan başka tanrı yoktur; O, hayydir, kayyumdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.*
Edip Yüksel
ALLAH: O'ndan başka tanrı yoktur, Yaşayandır, Sürekli Gözetendir. Kendisini ne dalgınlık ne de uyuklama tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. İzni olmadan kim O'nun katında aracılık edebilir? Onların geçmişini ve geleceğini bilir. Dilediği miktar dışında O'nun bilgisinden hiçbir şeyi kavrayamazlar. Egemenliği gökleri ve yeri kapsamıştır. Onları düzen içinde korumak onu yormaz. O Yücedir, Büyüktür.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir (hayydır), bütün varlığın idaresini yürüten (kayyum)dir. O'nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan huzurunda şefaat edecek olan kimdir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na bir ağırlık vermez. O çok yücedir, çok büyüktür.
Erhan Aktaş
Allah: O’ndan başka ilâh yoktur. O, sürekli diridir, koruyup gözetendir. O’nda ne bir dalgınlık olur, ne de O’nu bir uyuklama tutar. Göklerde ve yerde olan her şey O’nundur. İzni olmaksızın* O’nun katında şefaatte bulunabilecek kimmiş? Onların önlerinde ve arkalarında olan her şeyi bilir. Onlar, O’nun ilminden ancak dilediği kadarını kavrayabilirler. O’nun egemenliği yeri ve göğü kuşatmıştır. Bunları korumak O’na ağır gelmez. O, Çok Yüce ve Çok Güçlü’dür.
Hakkı Yılmaz
Allah, Kendisinden başka ilâh diye bir şey olmayandır, her zaman diridir, her şeyi ayakta tutan, koruyan, diri ve bütün kâinatın idaresini bizzat yürütendir. Kendisini uyuklama ve uyku yakalamaz. Göklerde olan şeyler ve yeryüzünde olan şeyler yalnızca O'nun içindir. Kendisinin izni/ bilgisi olmadan yanında yardım, kayırma yapacak olan kimmiş? O, onların önlerinde ve arkalarında olan şeyleri bilir. Onlar ise, O'nun dilediğinden başka bilgisinden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, gökleri ve yeryüzünü kucaklamıştır. Onların ikisinin de korunması O'na zor gelmez. Ve O, çok yücedir, yücelticidir, sonsuz büyüktür.
Muhammed Esed
ALLAH -O'ndan başka ilah yoktur; Her Zaman Diridir, Bütün Varlıkların Kendi Kendine Yeterli Yegane Kaynağıdır. Ne uyuklama tutar O'nu, ne de uyku. Yeryüzünde ve göklerde ne varsa O'nundur. O'nun izni olmaksızın nezdinde şefaat edebilecek olan kimdir? O, insanların gözlerinin önünde olanı da, onlardan gizli tutulanı da bilir; oysa O dilemedikçe insanlar O'nun ilminden hiçbir şey edinemez, hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun sonsuz kudreti ve egemenliği gökleri ve yeri kaplar ve onların korunup desteklenmesi O'na ağır gelmez. Gerçekten yüce ve büyük olan yalnızca O'dur.
Mustafa İslamoğlu
Allah, kendisinden başka ilah olmayan, mutlak diri, hayatın ve varlığın kaynağı ve dayanağıdır; ne gaflet basar O'nu, ne de uyku. Göklerde ve yerde olan her bir şey O'nundur: O'nun izni olmaksızın katında şefaat edecek olan kimmiş bakayım? O, kullarının önünde-açıkta olan şeyleri de, ardında-gizli olan şeyleri de bilir; oysa onlar, O dilemedikçe O'nun ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. O'nun sonsuz kudret ve otoritesi gökleri ve yeri kaplamıştır; üstelik onları görüp gözetmek O'na güç gelmez: zira yüce ve azametli olan yalnızca O'dur.
Suat Yıldırım
Allah o İlâhtır ki Kendisinden başka ilâh yoktur. Haydır, kayyûmdur kendisini ne bir uyuklama, ne uyku tutamaz. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. İzni olmadan huzurunda şefaat etmek kimin haddine? Yarattığı mahlûkların önünde ardında ne var, hepsini bilir. Mahlûklar ise O'nun dilediğinden başka, ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O'na ağır gelmez, O öyle ulu, öyle büyüktür. [19, 93-95; 53, 26; 21, 28; 20, 110] [KM, Tesniye 5, 26; Tekvin 21, 33; Çıkış 3, 15]*
Süleyman Ateş
Allah, ki O'ndan başka tanrı yoktur, daima diri ve yaratıklarını koruyup yöneticidir. Kendisini ne bir uyuklama, ne de uyku tutmaz. Göklerde ve yerde olanların hepsi O'nundur. O'nun izni olmadan kendisinin katında kim şefaat edebilir? Onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. O'nun ilminden, ancak kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O'nun Kürsüsü, gökleri ve yeri kaplamıştır (O yüce padişah, göklere, yere, bütün kainata hükmetmektedir). Onları koru(yup gözet)mek, kendisine ağır gelmez. O yücedir, büyüktür.
Şaban Piriş
Allah, Ondan başka ilah yoktur. Diri (hayat sahibi) ve yaratıklarının üzerinde gözeticidir. Onu bir uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde olanların hepsi Onundur. Onun izni olmadan yanında kim şefaat edebilir? Önlerinde ve arkalarında olanı bilir. Onun ilminden -dilediği kadarı hariç- hiçbir şey kavrayamazlar. Onun otoritesi, gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları koruyup gözetmek Ona asla ağır gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'tan başka ilah yok. Hayy'dır O, sürekli diridir; Kayyum'dur O, kudretin kaynağıdır. Ne gaflet yaklaşır O'na ne kendinden geçme ne de uyku. Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız O'nundur. O'nun huzurunda, bizzat O'nun izni olmadıkça kim şefaat edebilir!.. O, insanların önden gönderdiklerini de bilir, arkada bıraktıklarını da!.. İnsanlar O'nun bilgisinden, bizzat kendisinin dilediği dışında, hiçbir şeyi kavrayıp kuşatamazlar. O'nun kürsüsü, gökleri ve yeri çepeçevre kuşatmıştır. Göklerin ve yerin korunması O'na hiç de zor gelmez. Aliyy'dir O, yüceliği sınırsızdır; Azim'dir O, büyüklüğü sınırsızdır.
Edip-Layth-Martha
God, there is no god but He, the Living, the Sustainer. No slumber or sleep overtakes Him; to Him belongs all that is in the heavens and in the earth. Who will intercede with Him except by His leave? He knows their present and their future, and they do not have any of His knowledge except for what He wishes. His throne encompasses all of the heavens and the earth and it is easy for Him to preserve them. He is the High, the Great.*
Muhammad Asad
GOD - there is no deity save Him, the Ever-Living, the Self-Subsistent Fount of All Being. Neither slumber overtakes Him, nor sleep. His is all that is in the heavens and all that is on earth. Who is there that could intercede with Him, unless it be by His leave? He knows all that lies open before men and all that is hidden from them,* whereas they cannot attain to aught of His knowledge save that which He wills [them to attain]. His eternal power* overspreads the heavens and the earth, and their upholding wearies Him not. And he alone is truly exalted, tremendous.
Rashad Khalifa
GOD: there is no other god besides Him, the Living, the Eternal. Never a moment of unawareness or slumber overtakes Him. To Him belongs everything in the heavens and everything on earth. Who could intercede with Him, except in accordance with His will? He knows their past, and their future. No one attains any knowledge, except as He wills. His dominion encompasses the heavens and the earth, and ruling them never burdens Him. He is the Most High, the Great.,
The Monotheist Group
God, there is no god except He, the Living, the Sustainer. No slumber or sleep overtakes Him; to Him belongs all that is in the heavens and the earth. Who will intercede with Him except with His permission? He knows their present and their future, and they do not have any of His knowledge except for what He wishes. His Throne encompasses all of the heavens and the earth and it is easy for Him to preserve them. He is the Most High, the Great.