Bakara Sûresi256. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (24 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لا | — | lā | yoktur | (There is) no |
| 2 | إكراه | ك ر هKRH | ikrāhe | zorlama | compulsion |
| 3 | في | — | fī | in | |
| 4 | الدين | د ي نD̃YN | d-dīni | Dinde | the religion. |
| 5 | قد | — | ḳad | elbette | Surely |
| 6 | تبين | ب ي نBYN | tebeyyene | seçilip belli olmuştur | has become distinct |
| 7 | الرشد | ر ش دRŞD̃ | r-ruşdu | doğruluk | the right (path) |
| 8 | من | — | mine | from | |
| 9 | الغي | غ و يĞVY | l-ğayyi | sapıklıktan | the wrong. |
| 10 | فمن | — | femen | kim | Then whoever |
| 11 | يكفر | ك ف رKFR | yekfur | inkar eder | disbelieves |
| 12 | بالطاغوت | ط غ يŦĞY | biT-Tāğūti | tağut (şeytan)ı | in false deities |
| 13 | ويؤمن | ا م نEMN | ve yu'min | ve inanırsa | and believes |
| 14 | بالله | — | billahi | Allah'a | in Allah, |
| 15 | فقد | — | feḳadi | muhakkak ki o | then surely |
| 16 | استمسك | م س كMSK | stemseke | yapışmıştır | he grasped |
| 17 | بالعروة | ع ر وARV | bil-ǔrveti | bir kulpa | the handhold - |
| 18 | الوثقى | و ث قVS̃G | l-vuṧḳā | sağlam | [the] firm, |
| 19 | لا | — | lā | (which) not | |
| 20 | انفصام | ف ص مFṦM | nfiSāme | kopmayan | (will) break |
| 21 | لها | — | lehā | [for it]. | |
| 22 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah |
| 23 | سميع | س م عSMA | semīǔn | işitendir | (is) All-Hearing, |
| 24 | عليم | ع ل مALM | ǎlīmun | bilendir | All-Knowing. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لا اكراه فى الدين قد تبين الرشد من الغى فمن يكفر بالطغوت ويومن بالله فقد استمسك بالعروة الوثقى لا انفصام لها والله سميع عليم
Arapça (Harekeli)
لَا إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّ فَمَن يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِن بِاللَّهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَى لَا انفِصَامَ لَهَا وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
Transliterasyon
Lâ ikrâhe fîd dîni kad tebeyyener ruşdu minel gayy|i|, fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lenfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun).
Transliteration (Eng.)
L<span class="u">a</span> ikr<span class="u">a</span>ha fee a<span class="b">l</span>ddeeniqad tabayyana a<span class="b">l</span>rrushdu mina alghayyi faman yakfur bi<span class="b">al</span><span class="u">tta</span>ghootiwayu/min bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi faqadi istamsaka bi<span class="b">a</span>lAAurwatialwuthq<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span> infi<span class="u">sa</span>ma lah<span class="u">a</span> wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>husameeAAun AAaleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Dinde zor yok. Gerçekten de doğru yolla azgınlık apaçık meydana çıkmıştır. Kim putları inkâr edip Tanrı'ya inanırsa şüphe yok, öyle sağlam bir kulpa yapışmıştır ki hiç kopmaz o ve Allah her şeyi duyar, bilir.
Ali Bulaç
Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, o, sapasağlam bir kulba yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Allah, işitendir, bilendir.
Bayraktar Bayraklı
Dinde zorlama yoktur. Artık doğru, yanlıştan ayrılmıştır. O halde tâğûtu/insanı Allah'tan uzaklaştıran her şeyi inkâr edip Allah'a inananlar, hiçbir zaman kopmayacak en sağlam kulpa tutunmuşlardır. Zira, Allah her şeyi işitendir; her şeyi bilendir.
Diyanet İşleri
Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tağutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir.*
Edip Yüksel
Dinde zorlama yoktur. Artık doğruluk, sapıklıktan ayrılmıştır. Kim ki azgın küstahı inkâr edip ALLAH'ı onaylarsa, kopmaz ve sağlam bir bağa yapışmıştır. ALLAH İşitir, Bilir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. Artık her kim tâğutu inkar edip, Allah'a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilir.
Erhan Aktaş
Dinde zorlama yoktur. Artık, doğru olan yanlış olandan kesin olarak ayrılmıştır. Kim tâğûtu* reddedip, Allah’a inanırsa, kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa tutunmuş olur. Allah, Her Şeyi İşiten ve Her Şeyi Bilen’dir.
Hakkı Yılmaz
Dinde zorlamak/tiksindirmek yoktur; iman, Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmekten; iyi kötüden, güzel çirkinden, doğruluk sapıklıktan kesinlikle iyice ayrılmıştır. O hâlde kim tâğûta* küfreder; onu tanımaz Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, en iyi işitendir, en iyi bilendir.
Muhammed Esed
DİNDE zorlama yoktur. Artık doğru ile yanlış, birbirinden ayrılmıştır: O halde, şeytanî güçlere ve düzenlere (uymayı) reddedenler ve Allah'a inananlar, hiçbir zaman kopmayacak en sağlam mesnede tutunmuşlardır: Zira Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.
Mustafa İslamoğlu
Zorlama dinde yoktur. Artık doğru ile yanlış birbirinden seçilip ayrılmıştır. Şu halde kim şeytani güç odaklarını reddeder de Allah'a inanırsa, kesinlikle kopmaz bir kulpa yapışmış olur: zira Allah her şeyi sınırsız işitendir, her şeyi limitsiz bilendir.
Suat Yıldırım
Dinde zorlama yoktur. Doğru yol, sapıklıktan, hak batıldan ayrılıp belli olmuştur. Artık kim tağutu reddedip Allah'a iman ederse, işte o, kopması mümkün olmayan en sağlam tutamağa yapışmıştır. Allah her şeyi işitir, bilir.*
Süleyman Ateş
Dinde zorlama yoktur. Doğruluk, sapıklıktan seçilip belli olmuştur. Kim tağut (şeytan)ı inkar edip Allah'a inanırsa, muhakkak ki o, kopmayan, sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah işitendir, bilendir.
Şaban Piriş
Dinde zorlama yoktur. Hak yol, batıl yoldan apaçık ayrılmıştır. Kim tağutu tanımayıp, Allaha iman ederse, muhakkak ki o (kimse) kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Dinde baskı-zorlama-tiksindirme yoktur. Doğru ve güzel olan, çirkinlik ve sapıklıktan net bir biçimde ayrılmıştır. Her kim tağuta sirt dönüp Allah'a inanırsa hiç kuşkusuz sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. Kopup parçalanması yoktur o kulpun. Allah, hakkıyla işiten, en iyi biçimde bilendir.
Edip-Layth-Martha
There is no compulsion in the system; the proper way has been made clear from the wrong way. Whoever rejects the transgressors, and acknowledges God, has grasped the firm branch that will never break. God is Hearer, Knower.*
Muhammad Asad
THERE SHALL BE no coercion in matters of faith.* Distinct has now become the right way from [the way of] error: hence, he who rejects the powers of evil* and believes in God has indeed taken hold of a support most unfailing, which shall never give way: for God is all-hearing, all-knowing.
Rashad Khalifa
There shall be no compulsion in religion: the right way is now distinct from the wrong way. Anyone who denounces the devil and believes in GOD has grasped the strongest bond; one that never breaks. GOD is Hearer, Omniscient.,
The Monotheist Group
There is no compulsion in the system; the proper way has been clarified from the wrong way. Whoever rejects evil, and believes in God, indeed he has taken grasp of the strongest hold that will never break. God is Hearer, Knower.