Bakara Sûresi258. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (43 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ألم | — | elem | Did not | |
| 2 | تر | ر ا يREY | tera | görmedin mi? | you see |
| 3 | إلى | — | ilā | [towards] | |
| 4 | الذي | — | lleƶī | kimseyi | the one who |
| 5 | حاج | ح ج جḪCC | Hācce | tartışan | argued |
| 6 | إبراهيم | — | ibrāhīme | İbrahim'le | (with) Ibrahim |
| 7 | في | — | fī | hakkında | concerning |
| 8 | ربه | ر ب بRBB | rabbihi | Rabbi | his Lord, |
| 9 | أن | — | en | diye | because |
| 10 | آتاه | ا ت يETY | ātāhu | kendisine verdi | gave him |
| 11 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 12 | الملك | م ل كMLK | l-mulke | hükümdarlık | the kingdom? |
| 13 | إذ | — | iƶ | zaman | When |
| 14 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dediği | Said |
| 15 | إبراهيم | — | ibrāhīmu | İbrahim | Ibrahim, |
| 16 | ربي | ر ب بRBB | rabbiye | benim Rabbim | """My Lord" |
| 17 | الذي | — | lleƶī | ki | (is) the One Who |
| 18 | يحيي | ح ي يḪYY | yuHyī | yaşatır | grants life |
| 19 | ويميت | م و تMVT | ve yumītu | ve öldürür | "and causes death.""" |
| 20 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He said, |
| 21 | أنا | — | enā | ben de | """I" |
| 22 | أحيي | ح ي يḪYY | uHyī | yaşatır | give life |
| 23 | وأميت | م و تMVT | ve umītu | ve öldürürüm | "and cause death.""" |
| 24 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi ki | Said |
| 25 | إبراهيم | — | ibrāhīmu | İbrahim | Ibrahim, |
| 26 | فإن | — | feinne | şüphesiz | """[Then] indeed" |
| 27 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 28 | يأتي | ا ت يETY | ye'tī | getirir | brings up |
| 29 | بالشمس | ش م سŞMS | biş-şemsi | güneşi | the sun |
| 30 | من | — | mine | -dan | from |
| 31 | المشرق | ش ر قŞRG | l-meşriḳi | doğu- | the east, |
| 32 | فأت | ا ت يETY | fe'ti | sen de getir | so you bring |
| 33 | بها | — | bihā | onu | it |
| 34 | من | — | mine | -dan | from |
| 35 | المغرب | غ ر بĞRB | l-meğribi | batı- | "the west.""" |
| 36 | فبهت | ب ه تBHT | febuhite | şaşırıp kaldı | So became dumbfounded |
| 37 | الذي | — | lleƶī | kimse (o adam) | the one who |
| 38 | كفر | ك ف رKFR | kefera | inkar eden | disbelieved, |
| 39 | والله | — | vallahu | Allah | and Allah |
| 40 | لا | — | lā | (does) not | |
| 41 | يهدي | ه د يHD̃Y | yehdī | doğru yola iletmez | guide |
| 42 | القوم | ق و مGVM | l-ḳavme | toplumu | the people |
| 43 | الظالمين | ظ ل مƵLM | Z-Zālimīne | zalim | (who are) [the] wrongdoers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الم تر الى الذى حاج ابرهم فى ربه ان ءاتىه الله الملك اذ قال ابرهم ربى الذى يحى ويميت قال انا احى واميت قال ابرهم فان الله ياتى بالشمس من المشرق فات بها من المغرب فبهت الذى كفر والله لا يهدى القوم الظلمين
Arapça (Harekeli)
أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِي حَاجَّ إِبْرَاهِيمَ فِي رَبِّهِ أَنْ آتَاهُ اللَّهُ الْمُلْكَ إِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ رَبِّيَ الَّذِي يُحْيِي وَيُمِيتُ قَالَ أَنَا أُحْيِي وَأُمِيتُ قَالَ إِبْرَاهِيمُ فَإِنَّ اللَّهَ يَأْتِي بِالشَّمْسِ مِنَ الْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ الْمَغْرِبِ فَبُهِتَ الَّذِي كَفَرَ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
Transliterasyon
E lem tera ilellezî hâcce ibrâhîme fî rabbihî en âtâhullâhul mulk|e|, iz kâle ibrâhîmu rabbiyellezî yuhyî ve yumîtu, kâle ene uhyî ve umît|u|, kâle ibrâhîmu fe innallâhe ye’tî biş şemsi minel maşrıkı fe’ti bihâ minel magribi fe buhitellezî kefer|e|, vallâhu lâ yehdil kavmez zâlimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Alam tara il<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>ee <span class="u">ha</span>jjaibr<span class="u">a</span>heema fee rabbihi an <span class="u">a</span>t<span class="u">a</span>hu All<span class="u">a</span>hualmulka i<span class="u">th</span> q<span class="u">a</span>la ibr<span class="u">a</span>heemu rabbiya alla<span class="u">th</span>eeyu<span class="u">h</span>yee wayumeetu q<span class="u">a</span>la an<span class="u">a</span> o<span class="u">h</span>yeewaomeetu q<span class="u">a</span>la ibr<span class="u">a</span>heemu fa-inna All<span class="u">a</span>haya/tee bi<span class="b">al</span>shshamsi mina almashriqi fa/ti bih<span class="u">a</span> minaalmaghribi fabuhita alla<span class="u">th</span>ee kafara wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hul<span class="u">a</span> yahdee alqawma a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kendisine Allah'ın saltanat verdiği kişinin, İbrahîm'le çekişmeye başladığını görmedin mi? O zaman İbrahîm, benim Rabbim diriltir, öldürür demişti. O, ben de diriltirim, öldürürüm dedi. İbrahîm dedi ki: Şüphe yok ki Allah, güneşi doğudan çıkarmada, sen batıdan doğdur. İnanmayan, bu söze şaşırıp kalmıştı. Allah zâlim kavmi doğru yola sevketmez ki.
Ali Bulaç
Allah, kendisine mülk verdi, diye Rabbi konusunda İbrahim'le tartışmaya gireni görmedin mi? Hani İbrahim: "Benim Rabbim diriltir ve öldürür" demişti; o da: "Ben de öldürür ve diriltirim" demişti. (O zaman) İbrahim: "Şüphe yok, Allah Güneş'i doğudan getirir, (hadi) sen de onu batıdan getir" deyince, o inkarcı böylece afallayıp kalmıştı. Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
Bayraktar Bayraklı
Allah kendisine hükümdarlık verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrâhim ile tartışmaya gireni görmedin mi? İşte o zaman İbrâhim, “Rabbim hayat veren ve öldürendir” demişti. O da, “Hayat veren ve öldüren benim” demişti. İbrâhim, “Allah güneşi doğudan getirmekte, haydi sen de onu batıdan getir” deyince kâfir apışıp kaldı. Allah zâlimler topluluğunu hidayete erdirmez.
Diyanet İşleri
Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kafir apışıp kaldı. Allah zalim kimseleri hidayete erdirmez.
Edip Yüksel
ALLAH kendisine hükümdarlık verdiği halde, İbrahim ile Rabbi hakkında tartışan dikkatini çekmedi mi? İbrahim, "Benim Rabbim O'dur ki yaşatır ve öldürür" deyince, "Ben de yaşatır ve öldürürüm" demişti. İbrahim, "ALLAH güneşi doğudan getiriyor. Sen de batıdan getirsene" deyince inkârcı adam şaşırıp kalmıştı. ALLAH zalim toplumu doğruya iletmez.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrahim'le tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, ona: "Benim Rabbim odur ki, hem diriltir, hem öldürür." dediği zaman: "Ben de diriltir ve öldürürüm." demişti. İbrahim: "Allah güneşi doğudan getiriyor, haydi sen onu batıdan getir!" deyince o inkâr eden herif şaşırıp kaldı. Öyle ya, Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.
Erhan Aktaş
Allah, kendisine mülk* verdi diye İbrahim’le Rabb’i hakkında mücadele edeni görmedin mi? Hani İbrahim: “Benim Rabb’im diriltir ve öldürür.” demişti. O da: “Ben de diriltir ve öldürürüm.” demişti. İbrahim: “Öyleyse, Allah Güneş’i doğudan çıkarıyor, sen de batıdan çıkar.” deyince, o gerçeği yalanlayan nankör, şaşırıp kaldı. Allah, zalim olan topluma doğru yolu göstermez.
Hakkı Yılmaz
Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrâhîm'le tartışan kimseyi görmedin mi/hiç düşünmedin mi? Hani İbrâhîm, “Benim Rabbim dirilten ve öldürendir” demişti. O, “Ben diriltir ve öldürürüm” demişti. İbrâhîm, “Öyleyse, şüphesiz Allah, güneşi doğudan getiriyor, haydi sen onu batıdan getir!” deyince o kâfir; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddeden kişi şaşırıp kaldı. –Ve Allah kendi benliklerine haksızlık edenler toplumuna doğru yolu göstermez.–(Sonraki 2:260)
Muhammed Esed
SIRF Allah kendisine hükümdarlık bağışladığı için İbrahim ile Rabbi hakkında münakaşa eden o (hükümdar)dan haberin yok mu? Hani İbrahim: "Rabbim hayat veren ve ölüm dağıtandır!" demişti. Hükümdar cevap vermişti: "Ben (de) hayat verir ve ölüm dağıtırım!" İbrahim: "Allah güneşi doğudan doğdurur; öyleyse sen de batıdan doğdur!" demişti. Bunun üzerine, hakikati inkara şartlanmış olan o kişi hayretler içinde kaldı: Allah (bile bile) zulüm işleyen toplumu hidayete erdirmez.
Mustafa İslamoğlu
Sırf Allah kendisine hükümranlık verdi diye Rabbi hakkında İbrahim'le tartışan kimseye baksana! O zaman İbrahim demişti ki: "Benim Rabbim hayat veren ve öldürendir". O cevap verdi: "Ben de hayat verir ve öldürürüm." İbrahim: "Allah güneşi doğudan getirir, hadi sen de onu batıdan getir!" demişti de küfre gömülen herif donakalmıştı: Evet, Allah zulme gömülmüş bir topluma asla rehberliğini bahşetmez.
Suat Yıldırım
Allah kendisine hükümdarlık verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrâhim ile tartışan kişinin haline bir baksana! İbrâhim ona: “Benim Rabbim hayatı veren ve hayatı alandır. ” deyince O: “Ben de yaşatır ve öldürürüm. ” dedi. Bunun üzerine İbrâhim: “İşte Allah güneşi doğudan doğduruyor, haydi sen de batıdan doğdur bakalım! ”der demez kâfir donakaldı. Zaten Allah zalimleri hidayet etmez, emellerine kavuşturmaz. *
Süleyman Ateş
Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımararak) Rabbi hakkında İbrahim'le tartışanı görmedin mi? İbrahim: "Benim Rabbim O'dur ki yaşatır, öldürür" demişti. "Ben de yaşatır, öldürürüm" dedi. İbrahim: "Allah, güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir!" deyince inkar eden o adam şaşırıp kaldı. Allah, zalim toplumu doğru yola iletmez.
Şaban Piriş
Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrahimle tartışmaya gireni görmedin mi? İbrahim:-Rabbim dirilten ve öldürendir, dediği zaman, O da:-Ben de öldürür ve diriltirim demiş. İbrahim de:-Allah, güneşi doğudan getirir, haydi sen de onu batıdan getir! deyince, o küfreden şaşırıp kalmıştı. Allah, zalim topluma doğru yolu göstermez.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah kendisine mülk ve saltanat verdiği için, Rabbi hakkında İbrahim'le çekişeni görmedin mi? İbrahim şöyle demişti: "Benim Rabbim odur ki, hayat verir ve öldürür." O da şöyle demişti: "Ben de hayat veririm, ben de öldürürüm." İbrahim, "Allah, güneşi doğudan getiriyor, hadi sen onu batıdan getir" deyince, küfre sapan o adam apışıp kalmıştı. Allah, zalimler toplumunu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.
Edip-Layth-Martha
Did the news come to you of the person who debated with Abraham regarding his Lord, though God had given him a kingship? Abraham said, "My Lord is the One who gives life and death," he said, "I bring life and death." Abraham said, "God brings the sun from the east, so you bring it from the west!" The one who did not appreciate was confounded! God does not guide the wicked people.*
Muhammad Asad
ART THOU NOT aware of that [king] who argued with Abraham about his Sustainer, (simply] because God had granted him kingship? Lo! Abraham said: "My Sustainer is He who grants life and deals death." [The king] replied: "I [too] grant life and deal death!" Said Abraham: "Verily, God causes the sun to rise in the east; cause it, then, to rise in the west!" Thereupon he who was bent on denying the truth remained dumbfounded: for God does not guide people who [deliberately] do wrong.*
Rashad Khalifa
Have you noted the one who argued with Abraham about his Lord, though GOD had given him kingship? Abraham said, "My Lord grants life and death." He said, "I grant life and death." Abraham said, "GOD brings the sun from the east, can you bring it from the west?" The disbeliever was stumped. GOD does not guide the wicked.,
The Monotheist Group
Have you not noted him who debated with Abraham regarding his Lord, while God had given him a kingship? Abraham said: "My Lord is the One who gives life and death," he said: "I bring life and death." Abraham said: "God brings the sun from the east, so you bring it from the west." The one who rejected was baffled! And God does not guide the wicked people.