Bakara Sûresi264. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (39 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | أيها | أ ي هEYH | eyyuhā | SİZ! | You |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | who |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | iman edenler | believe[d]! |
| 5 | لا | — | lā | (Do) not | |
| 6 | تبطلوا | ب ط لBŦL | tubTilū | boşa çıkarmayın | render in vain |
| 7 | صدقاتكم | ص د قṦD̃G | Sadeḳātikum | sadakalarınızı | your charities |
| 8 | بالمن | م ن نMNN | bil-menni | başa kakmakla | with reminders (of it) |
| 9 | والأذى | ا ذ يEZ̃Y | vel'eƶā | ve eziyet etmekle | or [the] hurt, |
| 10 | كالذي | — | kālleƶī | gibi | like the one who |
| 11 | ينفق | ن ف قNFG | yunfiḳu | infak eden | spends |
| 12 | ماله | م و لMVL | mālehu | malını | his wealth |
| 13 | رئاء | ر ا يREY | riā'e | gösteriş için | (to) be seen |
| 14 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanlara | (by) the people, |
| 15 | ولا | — | ve lā | and (does) not | |
| 16 | يؤمن | ا م نEMN | yu'minu | inanmayan | believe |
| 17 | بالله | — | billahi | Allah'a | in Allah |
| 18 | واليوم | ي و مYVM | velyevmi | ve gününe | and the Day |
| 19 | الآخر | ا خ رEḢR | l-āḣiri | ahiret | [the] Last. |
| 20 | فمثله | م ث لMS̃L | femeṧeluhu | öylesinin durumu | Then his example |
| 21 | كمثل | م ث لMS̃L | kemeṧeli | benzer ki | (is) like |
| 22 | صفوان | ص ف وṦFV | Safvānin | şu kayaya | (that of a) smooth rock |
| 23 | عليه | — | ǎleyhi | üzerinde bulunan | upon it |
| 24 | تراب | ت ر بTRB | turābun | toprak | (is) dust, |
| 25 | فأصابه | ص و بṦVB | feeSābehu | ona isabet etttiğinde | then fell on it |
| 26 | وابل | و ب لVBL | vābilun | bir sağnak (yağmur) | heavy rain, |
| 27 | فتركه | ت ر كTRK | feterakehu | onu bırakır | then left it |
| 28 | صلدا | ص ل دṦLD̃ | Salden | sert bir taş halinde | bare. |
| 29 | لا | — | lā | Not | |
| 30 | يقدرون | ق د رGD̃R | yeḳdirūne | (Böyleleri) elde edemezler | they have control |
| 31 | على | — | ǎlā | hiçbir | on |
| 32 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şey | anything |
| 33 | مما | — | mimmā | şeylerden | of what |
| 34 | كسبوا | ك س بKSB | kesebū | kazandıkları | they (have) earned. |
| 35 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah |
| 36 | لا | — | lā | (does) not | |
| 37 | يهدي | ه د يHD̃Y | yehdī | doğru yola iletmez | guide |
| 38 | القوم | ق و مGVM | l-ḳavme | toplumunu | the people |
| 39 | الكافرين | ك ف رKFR | l-kāfirīne | kafirler | [the] disbelieving. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يايها الذين ءامنوا لا تبطلوا صدقتكم بالمن والاذى كالذى ينفق ماله رئاء الناس ولا يومن بالله واليوم الءاخر فمثله كمثل صفوان عليه تراب فاصابه وابل فتركه صلدا لا يقدرون على شىء مما كسبوا والله لا يهدى القوم الكفرين
Arapça (Harekeli)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُم بِالْمَنِّ وَالْأَذَى كَالَّذِي يُنفِقُ مَالَهُ رِئَاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَأَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْدًا لَّا يَقْدِرُونَ عَلَى شَيْءٍ مِّمَّا كَسَبُوا وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِرِينَ
Transliterasyon
Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tubtılû sadakâtikum bil menni vel ezâ, kellezî yunfiku mâlehu riâen nâsi ve lâ yu’minu billâhi vel yevmil âhır|i|, fe meseluhu ke meseli safvânin aleyhi turâbun fe esâbehu vâbilun fe terakehu saldâ(salden), lâ yakdirûne alâ şey’in mimmâ kesebû vallâhu lâ yehdîl kavmel kâfirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manool<span class="u">a</span> tub<span class="u">t</span>iloo <span class="u">s</span>adaq<span class="u">a</span>tikum bi<span class="b">a</span>lmanniwa<span class="b">a</span>l-a<span class="u">tha</span> ka<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>ee yunfiqu m<span class="u">a</span>lahuri-<span class="u">a</span>a a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si wal<span class="u">a</span> yu/minu bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hiwa<span class="b">a</span>lyawmi al-<span class="u">a</span>khiri famathaluhu kamathali <span class="u">s</span>afw<span class="u">a</span>ninAAalayhi tur<span class="u">a</span>bun faa<span class="u">sa</span>bahu w<span class="u">a</span>bilunfatarakahu <span class="u">s</span>aldan l<span class="u">a</span> yaqdiroona AAal<span class="u">a</span>shay-in mimm<span class="u">a</span> kasaboo wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu l<span class="u">a</span>yahdee alqawma alk<span class="u">a</span>fireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, malını insanlara gösteriş için harcayan ve Allah'a, âhiret gününe inanmayan kişi gibi sadakalarınızı, başa kakmakla minnet ve eziyetle hiç verilmemiş bir hale getirmeyin. O çeşit adam, sanki şiddetli bir yağmur altında kalıp üstündeki toprağın kayarak sıvışmasıyla kaypak bir hale gelen kayadır. O çeşit adamlar, kazançlarından hiçbir sevap elde edemezler ve Allah, inanmayan kavmi doğru yola sevk etmez.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, Allah'a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın. Böylesinin durumu, üzerinde toprak bulunan bir kayanın durumuna benzer; üzerine sağnak bir yağmur düştü mü, onu çırılçıplak bırakıverir. Onlar kazandıklarından hiçbir şeye güç yetiremez(elde edemez)ler. Allah, kafirler topluluğuna hidayet vermez.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve gönül incitmek suretiyle, yaptığınız hayırları boşa çıkarmayınız. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan düz kayaya benzer ki, sağanak bir yağmur isabet etmiş de onu çıplak pürüzsüz kaya haline getirivermiştir. Bunlar kazandıklarından hiçbir şeye sahip olamazlar. Allah, kâfirleri doğru yola iletmez.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle, yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan düz kayaya benzer ki, sağanak bir yağmur isabet etmiş de onu çıplak pürüzsüz kaya haline getirivermiştir. Bunlar kazandıklarından hiçbir şeye sahip olamazlar. Allah, kafirleri doğru yola iletmez.*
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlar! ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylamadığı halde halka gösteriş için yardımda bulunan kişi gibi yardımlarınızı başa kakmakla ve eziyet etmekle boşa çıkarmayın. Bu tip davranışın örneği, üzerinde toz toprak biriken bir kayaya benzer ki şiddetli bir sağanak onu çıplak bırakır. Yaptıklarından hiçbir şey kazanamazlar. ALLAH inkârcı toplumu doğruya iletmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Sadakalarınızı, başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin. O adam gibi ki, insanlara gösteriş için malını dağıtır da ne Allah'a inanır, ne ahiret gününe. Artık onun hâli, bir kayanın hâline benzer ki, üzerinde biraz toprak varmış, derken şiddetli bir sağnak inmiş de onu yalçın bir kaya halinde bırakıvermiş. Öyle kimseler, kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfirler topluluğunu doğru yola iletmez.
Erhan Aktaş
Ey iman edenler! Allah’a ve Ahiret Günü’ne inanmadığı halde, insanlara malını gösteriş yapmak için harcayan kimse gibi; yaptığınız yardımı başa kakarak ve inciterek boşa çıkarmayın. Böylelerinin durumu üzeri toprakla örtülü kaygan bir kayaya benzer. Sağanak bir yağmur yağınca, kaya çırılçıplak ortaya çıkar. Onlar, yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, gerçeği yalanlayan nankörler topluluğuna doğru yolu göstermez.
Hakkı Yılmaz
Ey iman etmiş kimseler! Allah'a ve son güne inanmadığı hâlde malını insanlara gösteriş için harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakarak ve eziyet ederek boşa çıkarmayın. İşte onun durumu, üzerinde biraz toprak bulunup da üzerine bir sağnak isâbet ettiği zaman, sağanağın cascavlak olarak bıraktığı kayanın durumu gibidir. Onlar, kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Ve Allah, kâfirler toplumuna; Kendisinin ilâhlığını, rabliğini bilerek reddedenler topluluğuna kılavuzluk etmez.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Servetini gösteriş ve övgü için harcayan, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanmayan kişinin yaptığı gibi, iyiliğinizi başa kakarak ve (muhtaç kimsenin duygularını) inciterek yardımlarınızı değersiz hale sokmayın: Onun hali, üzerinde (biraz) toprak bulunan yumuşak bir kayanın hali gibidir, bir sağanak vurunca onu sert ve çıplak bırakıverir. Bu gibilerin, yaptıkları (hayırlı) işlerinden hiçbir kazançları olmaz: zira Allah, hakikati reddeden bir toplumu hidayete erdirmez.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! İnsanlara gösteriş için malını harcayan, Allah'a ve ahiret gününe de inanmayan kimse gibi, başa kakarak ve gönül inciterek yardımlarınızın sonucunu iptal etmeyiniz. O kişinin hali, üzerinde biraz toprak bulunan bir kayaya benzer: bir sağanak yağar, onu cascavlak bırakıverir. İşte bu gibilerin, yaptıklarından hiçbir kazançları olamaz. Zira Allah kafir bir topluma asla rehberliğini bahşetmez.
Suat Yıldırım
Ey iman edenler! yardım ettiğiniz kimselere minnet etmek ve incitmek sûretiyle o sadakalarınızı boşa çıkarmayın! Allah'a da, âhirete de inanmadığı halde sırf insanlara gösteriş yapmak için malını harcayan kimsenin durumuna düşmeyin! Onun durumu, üzerinde azıcık toprak bulunan kaygan bir kayanın durumuna benzer ki, şiddetli bir yağmur iner inmez toprağı kayıverir, cascavlak kalır. Öyleleri işledikleri hiçbir şeyden sevap ve mükâfat elde edemezler. Zira Allah inkârcıları emellerine kavuşturmaz. [4, 38. 142] {KM, Matta 6, 2. 5; II Korintos 9, 7}
Süleyman Ateş
Ey inananlar, insanlara gösteriş için malını verip Allah'a ve ahiret gününe inanmayan adam gibi, başa kakmak ve eziyet etmekle sadakalarınızı boşa çıkarmayın. Öylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan şu kayaya benzer ki, bir sağnak indi de (üstündeki toprağı silip süpürerek) onu sert bir taş halinde bıraktı. (Böyleleri), kazandıklarından bir şey elde edemezler. Allah, kafir toplumu doğru yola iletmez.
Şaban Piriş
-Ey iman edenler, Allaha ve ahiret gününe inanmadığı halde, insanlara gösteriş için malını harcayan adam gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın. Bunun durumu, üzerinde biraz toprak bulunan bir kayaya benzer ki, şiddetli bir sağanak iner de onu kupkuru bırakır. Onlar, kazandıklarından bir şey elde edemezler. Allah inkarcı topluma yol göstermez.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman sahipleri! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde, insanlara riya için malını infak eden kişi gibi sadakalarınızı başa kakmak ve eza etmek suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak varken tepesine şiddetli bir yağmur inip kendisini cascavlak bırakmış yalçın bir kayanın haline benzer. Böyleleri, kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, küfre sapan bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.
Edip-Layth-Martha
O you who acknowledge, do not nullify your charities with insult and harm; like the one who spends his money in vanity to show the people, and he does not acknowledge God and the Last day. His example is like a stone on which there is dust, then it is subjected to heavy rain, which leaves it bare. They cannot do anything with what they earned; and God does not guide the ingrates.
Muhammad Asad
O you who have attained to faith! Do not deprive your charitable deeds of all worth by stressing your own benevolence and hurting [the feelings of the needy], as does he who spends his wealth only to be seen and praised by men, and believes not in God and the Last Day: for his parable is that of a smooth rock with [a little] earth upon it - and then a rainstorm smites it and leaves it hard and bare. Such as these shall have no gain whatever from all their [good] works: for God does not guide people who refuse to acknowledge the truth.
Rashad Khalifa
O you who believe, do not nullify your charities by inflicting reproach and insult, like one who spends his money to show off, while disbelieving in GOD and the Last Day. His example is like a rock covered with a thin layer of soil; as soon as heavy rain falls, it washes off the soil, leaving it a useless rock. They gain nothing from their efforts. GOD does not guide disbelieving people.,
The Monotheist Group
O you who believe, do not nullify your charities with insult and harm; like the one who spends his money in vanity to show off to the people, and he does not believe in God and the Last Day. His example is like a stone on which there is dust, then it is subjected to a heavy rain which leaves it bare. They cannot do anything with what they have earned; and God does not guide the rejecting people.