Bakara Sûresi265. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ومثل | م ث لMS̃L | ve meṧelu | durumu da | And (the) example |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | (of) those who |
| 3 | ينفقون | ن ف قNFG | yunfiḳūne | infak eden | spend |
| 4 | أموالهم | م و لMVL | emvālehumu | mallarını | their wealth |
| 5 | ابتغاء | ب غ يBĞY | btiğā'e | kazanmak | seeking |
| 6 | مرضات | ر ض وRŽV | merDāti | rızasını | (the) pleasure |
| 7 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah, |
| 8 | وتثبيتا | ث ب تS̃BT | ve teṧbīten | ve kökleştirmek için | and certainty |
| 9 | من | — | min | from | |
| 10 | أنفسهم | ن ف سNFS | enfusihim | kendilerindekini (imanı) | their (inner) souls, |
| 11 | كمثل | م ث لMS̃L | kemeṧeli | benzer | (is) like |
| 12 | جنة | ج ن نCNN | cennetin | bir bahçeye | a garden |
| 13 | بربوة | ر ب وRBV | birabvetin | tepe üzerinde bulunan | on a height, |
| 14 | أصابها | ص و بṦVB | eSābehā | değince | fell on it |
| 15 | وابل | و ب لVBL | vābilun | bol yağmur | heavy rain |
| 16 | فآتت | ا ت يETY | fe ātet | veren | so it yielded |
| 17 | أكلها | ا ك لEKL | ukulehā | ürününü | its harvest |
| 18 | ضعفين | ض ع فŽAF | Diǎ'feyni | iki kat | double. |
| 19 | فإن | — | fein | eğer | Then if |
| 20 | لم | — | lem | (does) not | |
| 21 | يصبها | ص و بṦVB | yuSibhā | değmese bile | fall (on) it |
| 22 | وابل | و ب لVBL | vābilun | yağmur | heavy rain, |
| 23 | فطل | ط ل لŦLL | feTallun | çisinti olur | then a drizzle. |
| 24 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah |
| 25 | بما | — | bimā | şeyleri | of what |
| 26 | تعملون | ع م لAML | teǎ'melūne | yaptıklarınız | you do |
| 27 | بصير | ب ص رBṦR | beSīrun | görmektedir | (is) All-Seer. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ومثل الذين ينفقون امولهم ابتغاء مرضات الله وتثبيتا من انفسهم كمثل جنة بربوة اصابها وابل فاتت اكلها ضعفين فان لم يصبها وابل فطل والله بما تعملون بصير
Arapça (Harekeli)
وَمَثَلُ الَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَالَهُمُ ابْتِغَاءَ مَرْضَاتِ اللَّهِ وَتَثْبِيتًا مِّنْ أَنفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍ بِرَبْوَةٍ أَصَابَهَا وَابِلٌ فَآتَتْ أُكُلَهَا ضِعْفَيْنِ فَإِن لَّمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
Transliterasyon
Ve meselullezîne yunfikûne emvâlehumubtigâe mardâtillâhi ve tesbîten min enfusihim ke meseli cennetin bi rabvetin esâbehâ vâbilun fe âtet ukulehâ dı’feyn|i|, fe in lem yusıbhâ vâbilun fe tall(tallun), vallâhu bimâ ta’melûne basîr(basîrun).
Transliteration (Eng.)
Wamathalu alla<span class="u">th</span>eena yunfiqoona amw<span class="u">a</span>lahumuibtigh<span class="u">a</span>a mar<span class="u">da</span>ti All<span class="u">a</span>hi watathbeetan minanfusihim kamathali jannatin birabwatin a<span class="u">sa</span>bah<span class="u">a</span> w<span class="u">a</span>bilunfa<span class="u">a</span>tat okulah<span class="u">a</span> <span class="u">d</span>iAAfayni fa-in lam yu<span class="u">s</span>ibh<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>bilun fa<span class="u">t</span>allun wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu bim<span class="u">a</span>taAAmaloona ba<span class="u">s</span>eer<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Mallarını, Tanrı rızasını kazanmak ve özlerindekini yerli bir hale getirip kendilerine mâl etmek için verenlerse bir tepedeki bahçeye benzerler; bol-bol yağan yağmur, o bahçenin meyvelerini iki misline çıkarır. Hattâ bu çeşit yağmur yağmasa bile mutlaka bir çisentiye kavuşur orası ve Allah, bütün yaptıklarınızı görür.
Ali Bulaç
Yalnızca Allah'ın rızasını istemek ve kendilerinde olanı kökleştirip-güçlendirmek için mallarını infak edenlerin örneği, yüksekçe bir tepede bulunan, sağnak yağmur aldığında ürünlerini iki kat veren bir bahçenin örneğine benzer ki, ona sağnak yağmur isabet etmese de bir çisintisi (vardır). Allah, yaptıklarınızı görendir.
Bayraktar Bayraklı
Mallarını Allah'ın rızasını kazanmak ve kalben tatmin olmak için hayır yolunda harcayanların durumu, yüksek bir yerdeki bir bahçe gibidir: Bir yağmur yağar, bu sayede ürün iki misli artar; yağmur olmadığı zaman da oraya çise düşer de yine ürün verir. Allah yaptığınız her şeyi görür.
Diyanet İşleri
Allah'ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki cömertliği kuvvetlendirmek için mallarını hayra sarfedenlerin durumu, bir tepede kurulmuş güzel bir bahçeye benzer ki, üzerine bol yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir. Bol yağmur yağmasa bile bir çisinti düşer (de yine ürün verir). Allah, yaptıklarınızı görmektedir.
Edip Yüksel
ALLAH'ın rızasını kazanmak istedikleri ve buna ikna oldukları için paralarını harcayanların örneği, bol yağmur aldığında iki kat ürün veren, bol yağmur almasa bile çisentiyle yetinen yüksek verimli bir bahçe örneği gibidir. ALLAH yaptıklarınızı görmektedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'ın rızasını aramak, kendilerini veya kendilerinden bir kısmını Allah yolunda sabit kılmak için mallarını Allah yolunda harcayanların hâli ise, bir tepedeki güzel bir bahçenin hâline benzer ki, ona kuvvetli bir sağnak düşmüş de yemişlerini iki kat vermiştir. Böyle bir bahçeye yağmur düşmese bile mutlaka bir çisenti vardır. Allah, yaptıklarınızı görür.
Erhan Aktaş
Allah’ın rızasına kavuşmak için, içten gelerek malını harcayan kimsenin durumu; kuvvetli yağmur yağdığında kat kat ürün veren, kuvvetli yağmur olmasa da çisentisinin yeteceği yüksek bir yerdeki cennete* benzer. Allah, yaptığınız her şeyi görendir.
Hakkı Yılmaz
Allah'ın rızasını kazanmak ve kendilerini sağlamlaştırmak için harcamada bulunanların/ başta yakınları olmak üzere başkalarının nafakalarını sağlayanların durumu da kendisine bol yağmur isâbet edip de ürününü iki kat veren, verimli topraklardaki bir bahçenin durumuna benzer. Böyle bir bahçeye bol yağmur düşmese de bir çisinti… Allah, yapmakta olduklarınızı en iyi görendir.
Muhammed Esed
Servetlerini Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak harcayanların durumu (ise), verimli topraklar üzerindeki bahçe gibidir: Bir sağanak vurur, bu sayede ürün iki misli artar; sağanak olmadığı zaman da hafif yağmur (düşer oraya). Ve Allah yaptığınız her şeyi görür.
Mustafa İslamoğlu
Geçici servetlerini Allah rızasını elde etmek ve kişiliklerini güçlendirmek için harcayanların durumu da verimli bir bahçe gibidir: bir sağanak yağar, bu sayede ürünü iki kat biter. Tut ki sağanak yağmadı, çiselese dahi yeter. Neticede Allah yaptığınız her şeyi görür.
Suat Yıldırım
Allah'ın rızasını kollamak Ve ruhlarındaki imanı kökleştirmek için Mallarını harcayanların durumu ise, Bir tepedeki güzel bir bahçenin haline benzer. Bir bahçe ki ona bol yağmur yağar, meyvelerini iki kat verir. Bol yağmur düşmese de hafif bir yağmur, bir çisinti de yetişir. Allah ne yaparsanız hepsini görür.
Süleyman Ateş
Allah'ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki(ima)nı kökleştirmek için mallarını harcayanların durumu da tepe üzerinde bulunan bir bahçeye benzer ki, bol yağmur değince ürününü iki kat verdi. Yağmur değmeseydi bile çisinti olurdu. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
Şaban Piriş
Mallarını, Allahın hoşnutluğunu kazanmak ve kendilerinde olan (imanı) sağlamlaştırmak için harcayanların durumu ise, yüksekçe bir tepede bulunan, oraya sağanak yağmur isabet edince meyvelerini iki misli veren bir bahçeye benzer. Sağanak yağmur olmasa da orada bir çisinti vardır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak ve öz benliklerindekini kökleştirmek için infakta bulunanlara gelince, onların durumu kendisine bol yağmur isabet edip de ürününü iki kat veren bir bahçenin durumuna benzer. Böyle bir bahçeye bol yağmur düşmese de bir çisinti, bir nem bile yetişir. Allah, yapmakta olduklarınızı tam bir biçimde görmektedir.
Edip-Layth-Martha
The example of those who spend their money seeking God's grace, and to save themselves, is like the example of a garden on a high ground which is subjected to a heavy rain, and because of that it produces double its crop! If no heavy rain comes, then light rain is enough. God is Seer over all you do.
Muhammad Asad
And the parable of those who spend their possessions out of a longing to please God, and out of their own inner certainty, is that of a garden on high, fertile ground: a rainstorm smites it, and thereupon it brings forth its fruit twofold; and if no rainstorm smites it, soft rain [falls upon it]. And God sees all that you do.
Rashad Khalifa
The example of those who give their money seeking GOD's pleasure, out of sincere conviction, is that of a garden on high fertile soil; when heavy rain falls, it gives twice as much crop. If heavy rain is not available, a drizzle will suffice. GOD is Seer of everything you do.,
The Monotheist Group
And the example of those who spend their money seeking the grace of God, and to save their souls, is like the example of a garden that is on a high ground and is subjected to a heavy rain, and because of that it produces double its crop. And if no heavy rain comes, then it still gives enough. And God is Seer of what you do.