Bakara Sûresi27. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الذين | — | elleƶīne | onlar ki | Those who |
| 2 | ينقضون | ن ق ضNGŽ | yenḳuDūne | bozarlar | break |
| 3 | عهد | ع ه دAHD̃ | ǎhde | (verdikleri) sözü | (the) Covenant |
| 4 | الله | — | llahi | Allah'a | (of) Allah |
| 5 | من | — | min | -dan | from |
| 6 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | sonra- | after |
| 7 | ميثاقه | و ث قVS̃G | mīṧāḳihi | söz verip bağlandıktan | its ratification, |
| 8 | ويقطعون | ق ط عGŦA | ve yeḳTaǔne | ve keserler | and [they] cut |
| 9 | ما | — | mā | şeyi | what |
| 10 | أمر | ا م رEMR | emera | emrettiği | has ordered |
| 11 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah |
| 12 | به | — | bihi | kendisiyle | it |
| 13 | أن | — | en | to | |
| 14 | يوصل | و ص لVṦL | yūSale | birleştirmesini | be joined |
| 15 | ويفسدون | ف س دFSD̃ | ve yufsidūne | ve bozgunculuk yaparlar | and [they] spread corruption |
| 16 | في | — | fī | -nde | in |
| 17 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzü- | the earth. |
| 18 | أولئك | — | ulāike | işte | Those, |
| 19 | هم | — | humu | onlardır | they |
| 20 | الخاسرون | خ س رḢSR | l-ḣāsirūne | ziyana uğrayanlar | (are) the losers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الذين ينقضون عهد الله من بعد ميثقه ويقطعون ما امر الله به ان يوصل ويفسدون فى الارض اولئك هم الخسرون
Arapça (Harekeli)
الَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ اللَّهِ مِن بَعْدِ مِيثَاقِهِ وَيَقْطَعُونَ مَا أَمَرَ اللَّهُ بِهِ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْأَرْضِ أُولَئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ
Transliterasyon
Ellezîne yenkudûne ahdallâhi min ba’di mîsâkıh|î|, ve yaktaûne mâ emerallâhu bihî en yûsale ve yufsidûne fîl ard|ı| ulâike humul hâsirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Alla<span class="u">th</span>eena yanqu<span class="u">d</span>oona AAahdaAll<span class="u">a</span>hi min baAAdi meeth<span class="u">a</span>qihi wayaq<span class="u">t</span>aAAoona m<span class="u">a</span>amara All<span class="u">a</span>hu bihi an yoo<span class="u">s</span>ala wayufsidoona fee al-ar<span class="u">d</span>iol<span class="u">a</span>-ika humu alkh<span class="u">a</span>siroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kötülükte bulunanlar onlardır ki Allah'la ahdettikten sonra ahitlerini bozarlar. Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler, yeryüzünde bozgunculuk ederler. Onlardır ziyankârlar.
Ali Bulaç
Ki (bunlar) Allah'ın ahdini, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozarlar, Allah'ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. Kayba uğrayanlar, işte bunlardır.
Bayraktar Bayraklı
O fâsıklar ki, Allah'a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler; Allah'ın bitiştirilmesini emrettiği ilişkileri keser ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. Onlar manen iflâs etmiş kimselerdir.
Diyanet İşleri
Onlar öyle (fasıklar) ki, kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah'ın ziyaret edilip hal ve hatırının sorulmasını istediği kimseleri ziyaretten vazgeçerler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır.*
Edip Yüksel
Onlar ki ALLAH ile yaptıkları anlaşmaya bağlılık sözü verdikten sonra onu bozarlar, ALLAH'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar kaybedenlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar ki, söz verip andlaştıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozarlar. Allah'ın birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte zarara uğrayanlar onlardır.
Erhan Aktaş
Onlar ki; anlaştıktan sonra, Allah’a verdikleri sözü bozan, Allah’ın korunmasını istediği bağları koparan ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaran kimselerdir. İşte onlar, hüsrana uğrayacaklardır.
Hakkı Yılmaz
(26,27)Şüphesiz Allah, bir sivrisineği, hatta daha daha küçük olan bir şeyi örnek vermekten çekinmez. İşte iman eden kimseler bilirler ki, şüphesiz o hakktır, Rablerindendir. Kâfirler; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddetmiş olan o kimseler de artık, “Allah böyle bir örnek ile ne demek istedi?” derler. Allah, verdiği örneklerle birçoklarını şaşırtır, onunla birçoklarını kılavuzlar. Allah, onunla sadece, söz verip antlaştıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozan, Allah'ın birleştirmesini emrettiği şeyi; iman-amel ayrılmazlığını bozan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan hak yoldan çıkmış kimseleri şaşırtır. İşte bunlar, zarara uğrayanların ta kendileridir.
Muhammed Esed
Onlar ki, (fıtratlarına) yerleştikten sonra Allah'a karşı taahhütlerini bozarlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi koparıp ayırır ve yeryüzünü fesada verirler: İşte bunlardır hüsrana uğrayanlar.
Mustafa İslamoğlu
Onlar ki (fıtrat) sözleşmesinden sonra Allah'ın (aldığı) sözü bozarlar, Allah'ın kurulmasını emrettiği bağları kesip koparırlar ve yeryüzünde ahlaklı çürümeye neden olurlar işte bunlardır hüsrana uğrayanlar!
Suat Yıldırım
Bu fâsıklar o kimselerdir ki, Allah'a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah'ın, kurulmasını istediği bağları koparır ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte bunlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. [2, 63]
Süleyman Ateş
Onlar ki, söz verip bağlandıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozarlar, Allah'ın, birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar; işte ziyana uğrayanlar onlardır.
Şaban Piriş
Ki onlar, Allah ile yapılan sözleşmeyi kabul ettikten sonra bozanlar, Allahın, birleştirilmesini emrettiği şeyi parçalayanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlardır. İşte kaybedecek olanlar onlardır.
Yaşar Nuri Öztürk
O fasıklar ki Allah'a verdikleri ahdi, onunla anlaşıp bağlandıktan sonra bozar, Allah'ın birleştirmesini emrettiği şeyi keser ve yeryüzünde bozgun çıkarırlar. İşte bunlardır hüsrana uğrayanlar.
Edip-Layth-Martha
The ones who break their pledge to God after making the covenant, and they sever what God had ordered to be joined. Moreover, they make corruption on earth; these are the losers.
Muhammad Asad
who break their bond with God after it has been established [in their nature],* and cut asunder what God has bidden to be joined, and spread corruption on earth: these it is that shall be the losers.
Rashad Khalifa
who violate GOD's covenant after pledging to uphold it, sever what GOD has commanded to be joined, and commit evil. These are the losers. Two Deaths and Two Lives for the Disbelievers*,
The Monotheist Group
The ones who break the pledge to God after making its covenant, and they sever what God had ordered to be delivered, and they make corruption on the earth; these are the losers.