Bakara Sûresi285. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (27 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1آمنا م نEMNāmeneinandıBelieved
2الرسولر س لRSLr-rasūluResulthe Messenger
3بماbimāşeyein what
4أنزلن ز لNZLunzileindirilenwas revealed
5إليهileyhikendisineto him
6منmin-ndenfrom
7ربهر ب بRBBrabbihiRabbi-his Lord
8والمؤمنونا م نEMNvelmu'minūneve mü'minler (de)and the believers.
9كلك ل لKLLkullunhepsiAll
10آمنا م نEMNāmeneinandıbelieved
11باللهbillahiAllah'ain Allah,
12وملائكتهم ل كMLKve melāiketihive meleklerineand His Angels,
13وكتبهك ت بKTBve kutubihive Kitaplarınaand His Books,
14ورسلهر س لRSLve rusulihive peygamberlerineand His Messengers.
15لا"""Not"
16نفرقف ر قFRGnuferriḳuayırdetmeyiz (dediler)we make distinction
17بينب ي نBYNbeynearasınıbetween
18أحدا ح دEḪD̃eHadinhiçbiriniany
19منmin-ndenof
20رسلهر س لRSLrusulihiO'nun elçileri-"His messengers."""
21وقالواق و لGVLve ḳālūve dediler kiAnd they said,
22سمعناس م عSMAsemiǎ'nāİşittik"""We heard"
23وأطعناط و عŦVAve eTaǎ'nāve ita'at ettikand we obeyed.
24غفرانكغ ف رĞFRğufrānekebağışlamanı dileriz(Grant) us Your forgiveness
25ربنار ب بRBBrabbenāRabbimizour Lord,
26وإليكve ileykesanadırand to You
27المصيرص ي رṦYRl-meSīrudönüş(ümüz)"(is) the return."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ءامن الرسول بما انزل اليه من ربه والمومنون كل ءامن بالله وملئكته وكتبه ورسله لا نفرق بين احد من رسله وقالوا سمعنا واطعنا غفرانك ربنا واليك المصير

Arapça (Harekeli)

آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ آمَنَ بِاللَّهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ

Transliterasyon

Âmener resûlu bimâ unzile ileyhi min rabbihî vel mu’minûn|e|, kullun âmene billâhi ve melâiketihî ve kutubihî ve rusulih|î|, lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih|î|, ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr|u|.

Transliteration (Eng.)

<span class="u">A</span>mana a<span class="b">l</span>rrasoolu bim<span class="u">a</span>onzila ilayhi min rabbihi wa<span class="b">a</span>lmu/minoona kullun <span class="u">a</span>manabi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi wamal<span class="u">a</span>-ikatihi wakutubihiwarusulihi l<span class="u">a</span> nufarriqu bayna a<span class="u">h</span>adin min rusulihiwaq<span class="u">a</span>loo samiAAn<span class="u">a</span> waa<span class="u">t</span>aAAn<span class="u">a</span> ghufr<span class="u">a</span>nakarabban<span class="u">a</span> wa-ilayka alma<span class="u">s</span>eer<span class="b">u</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Peygamber de kendisine Rabbinden indirilene inanmıştır, inananlar da. Hepsi de Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inanmıştır. Peygamberlerinden hiçbirini öbüründen ayırmayız, duyduk demişlerdir ve itaat ettik, Rabbimiz, yarlıganma dileriz senden, varacağımız yer, kapındır senin.

Ali Bulaç

Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü'minler de. Tümü, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inandı. "O'nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sanadır" dediler.

Bayraktar Bayraklı

Peygamber ve onunla birlikte olan müminler, Rabbi tarafından ona indirilene inandılar. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine inandılar. O'nun peygamberleri arasında hiçbir ayırım yapmıyoruz ve “İşittik ve itaat ettik. Bizi bağışla ey Rabbimiz, zira bütün yolculukların varış yeri sensin” derler.

Diyanet İşleri

Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. "Allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affına sığındık! Dönüş sanadır" dediler.

Edip Yüksel

Elçi, Rabbinden kendisine indirileni onayladı, gerçeği onaylayanlar da… Hepsi, ALLAH'ı, meleklerini, kitaplarını ve elçilerini onaylarlar: "Elçilerinin hiçbirisi arasında ayrım yapmayız." Derler ki: "İşittik ve uyduk. Rabbimiz bizi bağışla; dönüş sanadır."*

Elmalılı Hamdi Yazır

Peygamber, Rabbi'nden kendisine ne indirildiyse ona iman etti. Müminlerin de hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. "Biz Allah'ın peygamberleri arasında ayırım yapmayız, duyduk ve itaat ettik. Ey Rabbimiz, bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır." dediler.

Erhan Aktaş

Rasul, Rabb’inden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de. Hepsi; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve rasullerine iman ettiler: “Biz, O’nun rasullerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz.”. “İşittik ve itaat ettik. Rabb’imiz! Bizi bağışla, dönüşümüz ancak Sana’dır.” dediler.

Hakkı Yılmaz

(285,286)Elçi, kendi Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de. Hepsi Allah'a, doğal güçlerine/haberci âyetlerine, kitaplarına ve elçilerine iman ettiler: “Biz Allah'ın elçileri arasında ayırım yapmayız.” Ve “Biz duyduk ve itaat ettik. Rabbimiz! Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak Sanadır. Ey Rabbimiz! Eğer terk ettiysek ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme! Ey Rabbimiz! Bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır sorumluluk/sıkıntıya sokacak şeyler yükleme! Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme! Ve affet bizi, bağışla bizi, merhamet et bize! Sen bizim yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakınımızsın. Ve de kâfirler toplumuna; Senin ilâhlığını, rabliğini bilerek reddeden toplumlara karşı yardım et bize” dediler. Allah, hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka; kapasitesi dışında yük yüklemez. Herkesin kazandığı kendi yararına ve kendi yaptığı zararınadır.

Muhammed Esed

ELÇİ ve o'nunla birlikte olan müminler, Rabbi tarafından o'na indirilene inanırlar: Hepsi, Allah'a, meleklerine, vahiylerine ve elçilerine inanırlar; O'nun elçilerinden hiç biri arasında ayrım yapmazlar ve: "İşittik ve itaat ettik. Bize mağfiret et ey Rabbimiz, zira bütün yolculukların varış yeri Sensin!" derler.

Mustafa İslamoğlu

Rasul Rabbinden kendine indirilene önce kendisi iman etti, sonra da mü'minler. Hepsi Allah'a, meleklerine, mesajlarına ve elçilerine inandılar: "O'nun elçilerinden hiçbiri arasında ayrım yapmayız. İşittik ve itaat ettik; bağışlamanı dileriz ey Rabbimiz: zira varış sanadır!" dediler.

Suat Yıldırım

Peygamber, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti, müminler de! Onlardan her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etti. “O'nun resullerinden hiç birini diğerinden ayırt etmeyiz. ” dediler ve eklediler: “İşittik ve itaat ettik ya Rabbenâ, affını dileriz, dönüşümüz Sanadır. ”

Süleyman Ateş

Elçi, Rabbinden, kendisine indirilene inandı, mü'minler de. Hepsi Allah'a, meleklerine, Kitaplarına ve peygamberlerine inandı. "O'nun elçilerinden hiçbirini diğerinden ayırdetmeyiz" (dediler). Ve dediler ki: "İşittik, ita'at ettik! Rabbimiz, (bizi) bağışlamanı dileriz. Dönüş(ümüz) sanadır!"

Şaban Piriş

Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etmiştir, müminler de! Hepsi de, Allaha, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etmiş ve:-Allahın peygamberlerinden hiç birini (diğerinden) ayırmayız. İşittik ve itaat ettik, Rabbimiz, bağışlamanı dileriz, dönüş sanadır.” demişlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Resul, Rabbinden kendisine indirilene inanmıştır; müminler de. Hepsi; Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, resullerine inanmışlardır. Allah'ın resullerinden hiçbirini ötekinden ayırmayız. Şöyle demişlerdir: "Dinledik, boyun eğdik. Affet bizi, ey Rabbimiz. Dönüş yalnız sanadır."

Edip-Layth-Martha

The messenger acknowledges what was sent down to him from his Lord and those who have acknowledged. All acknowledged God, His controllers, His books, and His messengers, "We do not discriminate between any of His messengers;" and they said, "We hear and obey, forgive us O Lord, and to you is our destiny."*

Muhammad Asad

THE APOSTLE, and the believers with him, believe in what has been bestowed upon him from on high by his Sustainer: they all believe in God, and His angels, and His revelations, and His apostles, making no distinction between any of His apostles;* and they say: We have heard, and we pay heed. Grant us Thy forgiveness, O our Sustainer, for with Thee is all journeys' end!

Rashad Khalifa

The messenger has believed in what was sent down to him from his Lord, and so did the believers. They believe in GOD, His angels, His scripture, and His messengers: "We make no distinction among any of His messengers." They say, "We hear, and we obey. Forgive us, our Lord. To You is the ultimate destiny.",

The Monotheist Group

The messenger believes in what was sent down to him from his Lord; and the believers, all who believe in God, and His angels, and His Books, and His messengers: "We do not make a distinction between any of His messengers;" and they said: "We hear and obey, forgive us our Lord, and to you is our destiny."