Bakara Sûresi286. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (49 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لا | — | lā | (Does) not | |
| 2 | يكلف | ك ل فKLF | yukellifu | teklif etmez | burden |
| 3 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 4 | نفسا | ن ف سNFS | nefsen | kimseye | any soul |
| 5 | إلا | — | illā | başkasını | except |
| 6 | وسعها | و س عVSA | vus'ǎhā | gücünün yettiğinden | its capacity, |
| 7 | لها | — | lehā | (herkesin) kendine | for it |
| 8 | ما | — | mā | şey | what |
| 9 | كسبت | ك س بKSB | kesebet | kazandığı | it earned, |
| 10 | وعليها | — | ve ǎleyhā | ve aleyhinedir | and against it |
| 11 | ما | — | mā | şey (kötülük) | what |
| 12 | اكتسبت | ك س بKSB | ktesebet | işlediği | it earned. |
| 13 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz | """Our Lord!" |
| 14 | لا | — | lā | (Do) not | |
| 15 | تؤاخذنا | ا خ ذ EḢZ̃ | tu'āḣiƶnā | bizi sorumlu tutma | take us to task |
| 16 | إن | — | in | eğer | if |
| 17 | نسينا | ن س يNSY | nesīnā | unutursak | we forget |
| 18 | أو | — | ev | ya da | or |
| 19 | أخطأنا | خ ط اḢŦE | eḣTa'nā | yanılırsak | we err. |
| 20 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz | Our Lord! |
| 21 | ولا | — | ve lā | And (do) not | |
| 22 | تحمل | ح م لḪML | teHmil | yük yükleme | lay |
| 23 | علينا | — | ǎleynā | bize | upon us |
| 24 | إصرا | ا ص رEṦR | iSran | ağır | a burden |
| 25 | كما | — | kemā | gibi | like that |
| 26 | حملته | ح م لḪML | Hameltehu | yüklediğin | (which) You laid [it] |
| 27 | على | — | ǎlā | üzerine | on |
| 28 | الذين | — | elleƶīne | those who | |
| 29 | من | — | min | (were) from | |
| 30 | قبلنا | ق ب لGBL | ḳablinā | bizden öncekilerin | before us. |
| 31 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz | Our Lord! |
| 32 | ولا | — | velā | [And] (do) not | |
| 33 | تحملنا | ح م لḪML | tuHammilnā | bize yükleme | lay on us |
| 34 | ما | — | mā | şeyleri | what |
| 35 | لا | — | lā | not | |
| 36 | طاقة | ط و قŦVG | Tāḳate | gücümüzün yetmediğimiz | (the) strength |
| 37 | لنا | — | lenā | bizim | we have |
| 38 | به | — | bihi | ona | [of it] (to bear). |
| 39 | واعف | ع ف وAFV | veǎ'fu | ve affet | And pardon |
| 40 | عنا | — | ǎnnā | bizi | [from] us, |
| 41 | واغفر | غ ف رĞFR | veğfir | bağışla | and forgive |
| 42 | لنا | — | lenā | bizi | [for] us |
| 43 | وارحمنا | ر ح مRḪM | verHamnā | bize merhamet et | and have mercy on us. |
| 44 | أنت | — | ente | sen | You (are) |
| 45 | مولانا | و ل يVLY | mevlānā | bizim sahibimizsin | our Protector, |
| 46 | فانصرنا | ن ص رNṦR | fenSurnā | bize yardım eyle | so help us |
| 47 | على | — | ǎlā | karşı | against |
| 48 | القوم | ق و مGVM | l-ḳavmi | toplumuna | the people - |
| 49 | الكافرين | ك ف رKFR | l-kāfirīne | kafirler | [the] disbelievers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لا يكلف الله نفسا الا وسعها لها ما كسبت وعليها ما اكتسبت ربنا لا تواخذنا ان نسينا او اخطانا ربنا ولا تحمل علينا اصرا كما حملته على الذين من قبلنا ربنا ولا تحملنا ما لا طاقة لنا به واعف عنا واغفر لنا وارحمنا انت مولىنا فانصرنا على القوم الكفرين
Arapça (Harekeli)
لَا يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Transliterasyon
Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus’ahâ lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih|î|, va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
L<span class="u">a</span> yukallifu All<span class="u">a</span>hu nafsanill<span class="u">a</span> wusAAah<span class="u">a</span> lah<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> kasabatwaAAalayh<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> iktasabat rabban<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span>tu-<span class="u">a</span>khi<span class="u">th</span>n<span class="u">a</span> in naseen<span class="u">a</span> aw akh<span class="u">t</span>a/n<span class="u">a</span>rabban<span class="u">a</span> wal<span class="u">a</span> ta<span class="u">h</span>mil AAalayn<span class="u">a</span> i<span class="u">s</span>rankam<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>amaltahu AAal<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena minqablin<span class="u">a</span> rabban<span class="u">a</span> wal<span class="u">a</span> tu<span class="u">h</span>ammiln<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span> <span class="u">ta</span>qata lan<span class="u">a</span> bihi wa<span class="b">o</span>AAfuAAann<span class="u">a</span> wa<span class="b">i</span>ghfir lan<span class="u">a</span> wa<span class="b">i</span>r<span class="u">h</span>amn<span class="u">a</span>anta mawl<span class="u">a</span>n<span class="u">a</span> fa<span class="b">o</span>n<span class="u">s</span>urn<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span>alqawmi alk<span class="u">a</span>fireen<span class="b">a</span> Bismi All<span class="u">a</span>hi a<span class="b">l</span>rra<span class="u">h</span>m<span class="u">a</span>nia<span class="b">l</span>rra<span class="u">h</span>eem<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah, hiç kimseye gücünün yeteceğinden fazla bir şey teklif etmez. Herkesin kazandığı sevap kendisine aittir, elde ettiği suç gene kendisine ait. Rabbimiz, bizi muaheze etme unuttuysak, yahut yanıldıysak. Rabbimiz, bize ağır yük yükleme bizden öncekilere yüklediğin gibi. Rabbimiz, yükleme gücümüzün yetmeyeceği şeyi. Bağışla bizi, yarlıga bizi, acı bize, sensin yardımcımız, artık yardım et bize inanmayanlara karşı.
Ali Bulaç
Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. (Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir. "Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Bayraktar Bayraklı
Allah hiç kimseye taşıyabileceğinden daha fazlasını yüklemez. Kişinin yaptığı her iyilik kendi lehinedir, her kötülük de kendi aleyhine. Ey Rabbimiz! Unutur veya bilmeden hata yaparsak bizi sorgulama! Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yükler yükleme! Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz yükleri bize taşıtma! Günahlarımızı affet, bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen yüce mevlamızsın, hakikatı inkâr eden topluma karşı bize yardım et!
Diyanet İşleri
Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla. Bize acı! Sen bizim mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!*
Edip Yüksel
ALLAH kişiye ancak kapasitesi kadar yükler. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, kazandığı kötülükse kendi zararınadır. "Rabbimiz, unutur yahut yanılırsak bizi sorumlu tutma! Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize ağır sorumluluk yükleme! Rabbimiz, gücümüzün yetmeyeceği şeyleri bize yükleme! Bizi hoşgör, bizi bağışla ve bize acı! Sensin bizim efendimiz/egemenimiz (mevlana). İnkarcılar topluluğuna karşı bize yardım et!"*
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez. Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir. Ey Rabbimiz, eğer unuttuk ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme! Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme! Bağışla bizi, mağfiret et bizi, rahmet et bize! Sensin bizim Mevlamız, kâfir kavimlere karşı yardım et bize.
Erhan Aktaş
Allah, hiç kimseye gücünün yeteceğinden fazla yük yüklemez. Herkesin yaptığı iyilik lehine, kötülük de aleyhinedir. “Rabb’imiz! Unutur veya yanılırsak, bizi sorumlu tutma. Rabb’imiz! Bize daha öncekilere yüklediğin gibi ağır yük* yükleme. Rabb’imiz! Bize gücümüzün üzerinde bir sorumluluk yükleme. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen, Mevla’mızsın. Gerçeği yalanlayan nankörler toplumuna karşı bize yardım et.”.
Hakkı Yılmaz
(285,286)Elçi, kendi Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de. Hepsi Allah'a, doğal güçlerine/haberci âyetlerine, kitaplarına ve elçilerine iman ettiler: “Biz Allah'ın elçileri arasında ayırım yapmayız.” Ve “Biz duyduk ve itaat ettik. Rabbimiz! Bağışlamanı dileriz, dönüş ancak Sanadır. Ey Rabbimiz! Eğer terk ettiysek ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme! Ey Rabbimiz! Bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır sorumluluk/sıkıntıya sokacak şeyler yükleme! Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme! Ve affet bizi, bağışla bizi, merhamet et bize! Sen bizim yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakınımızsın. Ve de kâfirler toplumuna; Senin ilâhlığını, rabliğini bilerek reddeden toplumlara karşı yardım et bize” dediler. Allah, hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka; kapasitesi dışında yük yüklemez. Herkesin kazandığı kendi yararına ve kendi yaptığı zararınadır.
Muhammed Esed
"Allah hiç kimseye taşiyabileceginden daha fazlasini yüklemez: kişinin yaptigi her iyilik kendi lehinedir, her kötülük de kendi aleyhine." "Ey Rabbimiz! Unutur veya bilmeden hata yaparsak bizi sorgulama!" "Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yükler yükleme! Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz yükleri bize taşıtma!" "Ve günahlarımızı affet, bizi bağışla ve rahmetini yağdır üstümüze! Sen Yüce Mevlâmızsın, hakikati inkar eden topluma karşı bize yardım et!"
Mustafa İslamoğlu
Allah hiç kimseye taşıyacağından fazlasını yüklemez. Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, işlediği kötülük de kendi aleyhinedir. Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak, bundan dolayı bizi sorguya çekme! Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz yükü bize taşıtma! Günahlarımızı affet, bizi bağışla, bize merhamet et! Sen bizim Mevla'mızsın; Kafirler güruhuna karşı Sen bize yardım et!
Suat Yıldırım
Allah hiçbir kimseyi güç yetiremeyeceği bir şekilde yükümlü tutmaz. Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, işlediği fenalık da kendi aleyhinedir. Ya Rabbenâ! Eğer unuttuk veya kasıtsız olarak yanlış yaptıysak bundan dolayı bizi sorumlu tutma! Ya Rabbenâ! Bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ya Rabbenâ! Takat getiremeyeceğimiz şeylerle bizi yükümlü tutma! Affet bizi, lütfen bağışla kusurlarımızı, merhamet buyur bize! Sensin Mevlâmız, yardımcımız! Kâfir topluluklara karşı Sen yardım eyle bize! [6, 152; 7, 42; 23, 62]*
Süleyman Ateş
Allah, kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmez. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. "Rabbimiz, unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Rabbimiz, bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim mevlamız(sahibimiz, efendimiz)sin! kafirler toplumuna karşı bize yardım eyle!"
Şaban Piriş
Allah, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez. (Herkesin) kazandığı (iyilik) lehine ve işlediği (kötülük) ise aleyhinedir!-Rabbimiz, eğer unuttuk veya hata yaptıysak, bizi hesaba çekme, Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir görev yükleme. Rabbimiz, gücümüzün yetmeyeceğini bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen bizim mevlâmızsın. Kafir topluma karşı bize yardım et.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah hiçbir benliğe, yaratılış kapasitesinin üstünde bir yük yüklemez / teklifte bulunmaz. Her benliğin yaptığı iyilik kendi lehine, işlediği kötülük kendi aleyhinedir / kişinin hem kendisi hem başkaları için kazandığı onun lehine, yalnız kendi nefsi için kazandığı onun aleyhinedir / kişinin kendi emeği ile kazandığı lehine, başkalarının sırtından kazandığı aleyhinedir. "Ey Rabbimiz! Unutur yahut hata edersek bizi hesaba çekme. Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize, güç yetiremeyeceğimiz şeyleri de yükleme. Affet bizi, bağışla bizi, acı bize. Sen bizim Mevla'mızsın. Küfre sapanlar topluluğuna karşı yardım et bize!"
Edip-Layth-Martha
God does not impose a person beyond its capacity. For it is what it earns, and against it is what it earns. "Our Lord, do not mind us if we forget or make mistakes. Our Lord, do not place a burden upon us as You have placed upon those before us. Our Lord, do not burden us beyond our power; pardon us, and forgive us, and have compassion on us; You are our patron, help us against the ingrates."*
Muhammad Asad
God does not burden any human being with more than he is well able to bear: in his favour shall be whatever good he does, and against him whatever evil he does. O our Sustainer! Take us not to task if we forget or unwittingly do wrong! "O our Sustainer! Lay not upon us a burden such as Thou didst lay upon those who lived before us!* O our Sustainer! Make us not bear burdens which we have no strength to bear! "And efface Thou our sins, and grant us forgiveness, and bestow Thy mercy upon us! Thou art our Lord Supreme: succour us, then, against people who deny the truth!"
Rashad Khalifa
GOD never burdens a soul beyond its means: to its credit is what it earns, and against it is what it commits. "Our Lord, do not condemn us if we forget or make mistakes. Our Lord, and protect us from blaspheming against You, like those before us have done. Our Lord, protect us from sinning until it becomes too late for us to repent. Pardon us and forgive us. You are our Lord and Master. Grant us victory over the disbelieving people.",
The Monotheist Group
God does not burden a soul except with what it can bear. For it is what it earns, and against it is what it earns. "Our Lord, do not mind us if we forget or make mistakes; our Lord, do not place a burden upon us as You have placed upon those before us; our Lord, do not place upon us what we cannot bear; pardon us, and forgive us, and have mercy on us; You are our patron, so grant us victory over the disbelieving people."