Bakara Sûresi35. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (19 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وقلناق و لGVLve ḳulnāve dedik kiAnd We said,
2يايYEY/HEY/AH"""O!"
3آدما د مED̃MādemuAdemAdam
4اسكنس ك نSKNskunoturunDwell
5أنتentesenyou
6وزوجكز و جZVCve zevcukeve eşinand your spouse
7الجنةج ن نCNNl-cennetecennette(in) Paradise,
8وكلاا ك لEKLve kulāve yeyinand [you both] eat
9منهاminhāondanfrom it
10رغدار غ دRĞD̃rağadenbol bolfreely
11حيثح ي ثḪYS̃Hayṧuyerde(from) wherever
12شئتماش ي اŞYEşi'tumādilediğinizyou [both] wish.
13ولاvelā-mayınBut do not
14تقرباق ر بGRBteḳrabāyaklaş-[you two] approach
15هذهhāƶihişuthis
16الشجرةش ج رŞCRş-şecerateağaca[the] tree,
17فتكوناك و نKVNfetekūnāolursunuzlest you [both] be
18منmine-denof
19الظالمينظ ل مƵLMZ-Zālimīnezalimler-"the wrongdoers."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وقلنا يادم اسكن انت وزوجك الجنة وكلا منها رغدا حيث شئتما ولا تقربا هذه الشجرة فتكونا من الظلمين

Arapça (Harekeli)

وَقُلْنَا يَا آدَمُ اسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَدًا حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِمِينَ

Transliterasyon

Ve kulnâ yâ âdemuskun ente ve zevcukel cennete ve kulâ minhâ ragaden haysu şi’tumâ ve lâ takrabâ hâzihiş şecerete fe tekûnâ minez zâlimîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Waquln<span class="u">a</span> y<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>damu oskunanta wazawjuka aljannata wakul<span class="u">a</span> minh<span class="u">a</span> raghadan <span class="u">h</span>aythushi/tum<span class="u">a</span> wal<span class="u">a</span> taqrab<span class="u">a</span> h<span class="u">ath</span>ihi a<span class="b">l</span>shshajaratafatakoon<span class="u">a</span> mina a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limeen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Demiştik ki: Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, dilediğinizi bol bol yiyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın, yoksa haddini aşanlardan olursunuz.

Ali Bulaç

Ve dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

Bayraktar Bayraklı

Âdem'e şöyle dedik: “Sen ve eşin birlikte cennete yerleşiniz, ikiniz de oradaki nimetlerden istediğinizi bol bol yiyiniz, ancak şu ağaca yaklaşmayınız, yoksa zalim/büyük hata yapanlardan olursunuz.”

Diyanet İşleri

Biz: Ey Âdem! Sen ve eşin (Havva) beraberce cennete yerleşin; orada kolaylıkla istediğiniz zaman her yerde cennet nimetlerinden yeyin; sadece şu ağaca yaklaşmayın. Eğer bu ağaçtan yerseniz her ikiniz de kendine kötülük eden zalimlerden olursunuz, dedik.

Edip Yüksel

"Adem! Eşinle birlikte bahçede kal. Dilediğiniz yerde ondan bolca yeyin; ancak şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!" dedik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dedik ki: "Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

Erhan Aktaş

Dedik ki: “Ey Âdem! Eşinle birlikte cennette* oturun. Orada dilediğiniz her şeyden bol bol yiyin. Fakat şu ağaca* yaklaşmayın; yoksa haksızlık yapmış olursunuz.

Hakkı Yılmaz

Ve Biz, “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette iskân ediniz/burayı yurt tutunuz, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol nasiplenin ve şu girift şeye yaklaşmayın; mal/altın-gümüş tutkunu olmayın, yoksa kendi benliğine haksızlık edenlerden olursunuz” dedik.

Muhammed Esed

Ve (sonra) "Ey Âdem" dedik: "Sen ve eşin bu bahçeye yerleşin ve orada dilediğinizden serbestçe yiyin; ancak bir tek şu ağaca yaklaşmayın ki zalimlerden olmayasınız."

Mustafa İslamoğlu

Ve dedik ki: "Adem! Sen ve eşin şu bahçeye yerleşin, orada canınızın çektiği her şeyden serbestçe yiyin, şu ağaca da yaklaşayım demeyin, sonra zalimlerden olursunuz."

Suat Yıldırım

Ve dedik ki: “Âdem! Eşinle birlikte cennete yerleşin, oradaki nimetlerden istediğiniz şekilde bol bol yiyin, sadece şu ağaca yaklaşmayın. Böyle yaparsanız zalimlerden olursunuz. ” [7, 19-20; 20, 120] {KM, Tekvin 3, 6; 3, 22; 2, 15-17}*

Süleyman Ateş

Dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennette oturun, ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!"

Şaban Piriş

-Ey Adem! Sen ve eşin cennette oturun dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz, dedik. Şeytan oradan ikisinin de ayağını kaydırdı, onları bulundukları yerden çıkardı. Biz de onlara:

Yaşar Nuri Öztürk

Ve Adem'e şöyle buyurmuştuk: "Ey Adem, sen ve eşin cennete yerleşin ve ondan dilediğiniz yerde, bol bol yiyin. Ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zulme sapanlardan olursunuz."

Edip-Layth-Martha

We said, "O Adam, reside you and your mate in the paradise, and eat from it bountifully as you both wish, and do not approach this tree, else you will be of those who did wrong."*

Muhammad Asad

And We said: "O Adam, dwell thou and thy wife in this garden,* and eat freely thereof, both of you, whatever you may wish; but do not approach this one tree, lest you become wrongdoers."*

Rashad Khalifa

We said, "O Adam, live with your wife in Paradise, and eat therefrom generously, as you please, but do not approach this tree, lest you sin.",

The Monotheist Group

And We said: "O Adam, reside you and your mate in the paradise, and eat from it bountifully as you both wish, and do not come near this tree, else you will be of those who have wronged."