Bakara Sûresi76. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | zaman | And when |
| 2 | لقوا | ل ق يLGY | leḳū | rastladıkları | they meet |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimselerle | those who |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan | believe[d], |
| 5 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | derler | they say, |
| 6 | آمنا | ا م نEMN | āmennā | inandık | """We have believed.""" |
| 7 | وإذا | — | veiƶā | zaman | But when |
| 8 | خلا | خ ل وḢLV | ḣalā | yalnız kaldıkları | meet in private |
| 9 | بعضهم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Duhum | onların bazısı | some of them |
| 10 | إلى | — | ilā | -na | with |
| 11 | بعض | ب ع ضBAŽ | beǎ'Din | bazısı- | some (others), |
| 12 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | derler | they say, |
| 13 | أتحدثونهم | ح د ثḪD̃S̃ | etuHaddiṧūnehum | onlara haber mi veriyorsunuz | """Do you tell them" |
| 14 | بما | — | bimā | şeyleri | what |
| 15 | فتح | ف ت حFTḪ | feteHa | açtığı | has |
| 16 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah |
| 17 | عليكم | — | ǎleykum | size | to you |
| 18 | ليحاجوكم | ح ج جḪCC | liyuHāccūkum | sizin aleyhinizde delil olarak kullansınlar | so that they argue with you |
| 19 | به | — | bihi | onu | therewith |
| 20 | عند | ع ن دAND̃ | ǐnde | katında | before |
| 21 | ربكم | ر ب بRBB | rabbikum | Rabbiniz | your Lord? |
| 22 | أفلا | — | efelā | Then do (you) not | |
| 23 | تعقلون | ع ق لAGL | teǎ'ḳilūne | Aklınızı kullanmıyor musunuz? | "understand?""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا لقوا الذين ءامنوا قالوا ءامنا واذا خلا بعضهم الى بعض قالوا اتحدثونهم بما فتح الله عليكم ليحاجوكم به عند ربكم افلا تعقلون
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا لَقُوا الَّذِينَ آمَنُوا قَالُوا آمَنَّا وَإِذَا خَلَا بَعْضُهُمْ إِلَى بَعْضٍ قَالُوا أَتُحَدِّثُونَهُم بِمَا فَتَحَ اللَّهُ عَلَيْكُمْ لِيُحَاجُّوكُم بِهِ عِندَ رَبِّكُمْ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
Transliterasyon
Ve izâ lekûllezîne âmenû kâlû âmennâ, ve izâ halâ ba’duhum ilâ ba’din kâlû e tuhaddisûnehum bi mâ fetehallâhu aleykum li yuhâccûkum bihî inde rabbikum e fe lâ ta’kılûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> laqoo alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manooq<span class="u">a</span>loo <span class="u">a</span>mann<span class="u">a</span> wa-i<span class="u">tha</span> khal<span class="u">a</span>baAA<span class="u">d</span>uhum il<span class="u">a</span> baAA<span class="u">d</span>in q<span class="u">a</span>loo atu<span class="u">h</span>addithoonahumbim<span class="u">a</span> fata<span class="u">h</span>a All<span class="u">a</span>hu AAalaykum liyu<span class="u">ha</span>jjookumbihi AAinda rabbikum afal<span class="u">a</span> taAAqiloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, inananlarla buluştular mı inandık derler de sonra birbirleriyle yalnız kaldılar mı aklınız mı yok derler, Rabbiniz indinde sizinle çekişsinler, aleyhinize delil göstersinler diye mi Allah'ın size açıkladığı şeyi tutup onlara söylüyorsunuz?
Ali Bulaç
İman edenlerle karşılaştıklarında "İman ettik" derler; kendi başlarına kaldıkları zaman ise, derler ki: "Allah'ın size açtık (açıkladık)larını, Rabbiniz Katında size karşı bir belge olsun diye mi onlarla konuşuyorsunuz? Hala akıllanmayacak mısınız?"
Bayraktar Bayraklı
Münafıklar, müminlerle karşılaştıklarında, “İman ettik” derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında ise, “Allah'ın size açtıklarını, Rabbiniz katında sizin aleyhinize delil getirmeleri için mi onlara anlatıyorsunuz; bunları düşünemiyor musunuz?” derler.
Diyanet İşleri
(Münafıklar) inananlarla karşılaştıklarında "İman ettik" derler. Birbirleriyle başbaşa kaldıkları vakit ise: Allah'ın size açtıklarını (Tevrat'taki bilgileri), Rabbiniz katında sizin aleyhinize hüccet getirmeleri için mi onlara anlatıyorsunuz; bunları düşünemiyor musunuz? derler.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlarla karşılaşınca, "Gerçeği onayladık" derler; baş başa kaldıklarında ise "Rabbiniz katında size karşı delil olarak kullanmaları için, ALLAH'ın size açıkladığını mı onlara anlatıyorsunuz, akletmez misiniz" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Üstelik iman edenlere rastladıklarında inandık derler, birbirleriyle başbaşa kaldıkları zaman, "Rabbinizin huzurunda aleyhinize delil olarak kullansınlar diye mi tutup Allah'ın size açıkladığı gerçekleri onlara da söylüyorsunuz? Hiç aklınız yok mu be?" derlerdi.
Erhan Aktaş
Onlar, iman edenlerle karşılaştıkları zaman, “Biz de iman ettik.” derler. Baş başa kaldıklarında: “Rabb’inizin size açıkladığını*, size karşı delil olarak kullansınlar diye mi onlara söylüyorsunuz! Neden aklınızı kullanmıyorsunuz?” derler.
Hakkı Yılmaz
Ve onlar, iman etmiş kimselere rastladıklarında, “İnandık” derler, birbirleriyle başbaşa kaldıkları zaman da, “Allah'ın sizin aleyhinizde hüküm verdiği şeyleri Rabbinizin nezdinde aleyhinize delil olarak kullansınlar diye mi onlara söylüyorsunuz? Hâlâ akıllanmayacak mısınız?” dediler.
Muhammed Esed
Nitekim, imana ermiş olanlarla buluştuklarında, "(Sizin inandığınız gibi) inanıyoruz!" derler; ama birbirleriyle baş başa kaldıklarında, "Rabbinizin kelâmını size karşı koz olarak kullansınlar diye mi Allah'ın size açıkladığı şeyleri onlara haber veriyorsunuz? Aklınızı başınıza toplamayacak mısınız? derler.
Mustafa İslamoğlu
Onlar, iman edenlerle buluştuklarında "iman ettik" derler, birbirleriyle baş başa kaldıklarındaysa (akıl hocaları, "iman ettik" diyenlere) "Rabbinizin katında size karşı bir koz olarak kullansınlar diye mi Allah'ın size açtığı şeyi onlara haber veriyorsunuz? Bu kadarını düşünemiyor musunuz?" derler.
Suat Yıldırım
Onlar iman edenlerle karşılaştıklarında «Biz de iman ettik» derler. Kendi aralarında kaldıklarında ise: «Ne yapıyorsunuz? derler, Rabbinizin huzurunda aleyhinize hüccet edinsinler diye mi tutup Allah'ın size açtığı gerçeği onlara söylüyorsunuz? Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz? »
Süleyman Ateş
İnananlara rastladıkları zaman: "İnandık" derler; birbirleriyle yalnız kaldıkları zaman: "Allah'ın size açtığını onlara söylüyorsunuz ki, onu Rabbiniz katında sizin aleyhinizde delil olarak mı kullansınlar? Aklınızı kullanmıyor musunuz?" derler.
Şaban Piriş
İnananlarla karşılaştıkları zaman “inandık” derler, birbirleriyle yalnız kaldıklarında:- Rabbinizin yanında size karşı delil getirsinler diye mi, Allahın size açıkladığını onlara anlatıp duruyorsunuz? Bunu akıl etmiyor musunuz? derlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
İnanmış olanlarla karşılaştıklarında, "inandık" derler. Başbaşa kaldıklarında ise şöyle konuşurlar: "Allah'ın size açtığını, Rabbiniz katında sizinle tartışmada kanıt yapsınlar diye onlara söylüyor musunuz? Aklınızı işletmeyecek misiniz?"
Edip-Layth-Martha
When they come across those who acknowledge, they say, "We acknowledge!", and when they are alone with each other they say, "Why do you inform them about what God has said to us? Then, they would use it in an argument against us at your Lord. Do you not reason?"
Muhammad Asad
For, when they meet those who have attained to faith. they say, "We believe [as you believe]" - but when they find themselves alone with one another, they say. "Do you inform them of what God has disclosed to you, so that they might use it in argument against you, quoting the words of your Sustainer?* Will you not. then, use your reason?"
Rashad Khalifa
And when they meet the believers, they say, "We believe," but when they get together with each other, they say, "Do not inform (the believers)of the information given to you by GOD, lest you provide them with support for their argument concerning your Lord. Do you not understand?",
The Monotheist Group
And when they come across those who believe, they say: "We believe!" And when they are alone with each other they say: "Why do you inform them of what God has said to us? Then they would use it in argument against us at your Lord. Do you not comprehend?"