Bakara Sûresi91. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (30 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | zaman | And when |
| 2 | قيل | ق و لGVL | ḳīle | denildiği | it is said |
| 3 | لهم | — | lehum | onlara | to them, |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āminū | inanın | """Believe" |
| 5 | بما | — | bimā | şeye | in what |
| 6 | أنزل | ن ز لNZL | enzele | indirdiği | has revealed |
| 7 | الله | — | llahu | Allah'ın | "Allah,""" |
| 8 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | derler | they say, |
| 9 | نؤمن | ا م نEMN | nu'minu | inanırız | """We believe" |
| 10 | بما | — | bimā | şeye | in what |
| 11 | أنزل | ن ز لNZL | unzile | indirilen | was revealed |
| 12 | علينا | — | ǎleynā | bize | "to us.""" |
| 13 | ويكفرون | ك ف رKFR | ve yekfurūne | ve inkar ederler | And they disbelieve |
| 14 | بما | — | bimā | şeyi | in what |
| 15 | وراءه | و ر يVRY | verā'ehu | ondan sonra gelen | (is) besides it, |
| 16 | وهو | — | vehuve | halbuki o | while it |
| 17 | الحق | ح ق قḪGG | l-Haḳḳu | haktır | (is) the truth |
| 18 | مصدقا | ص د قṦD̃G | muSaddiḳan | doğrulayan | confirming |
| 19 | لما | — | limā | şeyi | what |
| 20 | معهم | — | meǎhum | yanlarında bulunan | (is) with them. |
| 21 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 22 | فلم | — | felime | neden? | """Then why" |
| 23 | تقتلون | ق ت لGTL | teḳtulūne | öldürüyordunuz | (did) you kill |
| 24 | أنبياء | ن ب اNBE | enbiyā'e | peygamberlerini | (the) Prophets |
| 25 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 26 | من | — | min | from | |
| 27 | قبل | ق ب لGBL | ḳablu | daha önce | before, |
| 28 | إن | — | in | gerçekten | if |
| 29 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | idiyseniz | you were |
| 30 | مؤمنين | ا م نEMN | mu'minīne | inanıyor | "believers?""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا قيل لهم ءامنوا بما انزل الله قالوا نومن بما انزل علينا ويكفرون بما وراءه وهو الحق مصدقا لما معهم قل فلم تقتلون انبياء الله من قبل ان كنتم مومنين
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ آمِنُوا بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ قَالُوا نُؤْمِنُ بِمَا أُنزِلَ عَلَيْنَا وَيَكْفُرُونَ بِمَا وَرَاءَهُ وَهُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِّمَا مَعَهُمْ قُلْ فَلِمَ تَقْتُلُونَ أَنبِيَاءَ اللَّهِ مِن قَبْلُ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
Transliterasyon
Ve izâ kîle lehum âminû bi mâ enzelallâhu kâlû nu’minu bi mâ unzile aleynâ ve yekfurûne bi mâ verâehu ve huvel hakku musaddikan limâ meahum kul fe lime taktulûne enbiyâallâhi min kablu in kuntum mu’minîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> qeela lahum <span class="u">a</span>minoo bim<span class="u">a</span>anzala All<span class="u">a</span>hu q<span class="u">a</span>loo nu/minu bim<span class="u">a</span> onzilaAAalayn<span class="u">a</span> wayakfuroona bim<span class="u">a</span> war<span class="u">a</span>ahu wahuwa al<span class="u">h</span>aqqumu<span class="u">s</span>addiqan lim<span class="u">a</span> maAAahum qul falima taqtuloonaanbiy<span class="u">a</span>a All<span class="u">a</span>hi min qablu in kuntum mu/mineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara, Allah'ın indirdiğine inanın denince biz, bize indirilene inandık derler de ondan başkasına inanmazlar. Halbuki o, gerçektir, onlara inen kitabın gerçekliğini söyler. De ki: İnanmışsanız neden önceleri Tanrı peygamberlerini öldürdünüz?
Ali Bulaç
Onlara: "Allah'ın indirdiklerine iman edin" denildiğinde: "Biz, bize indirilene iman ederiz" derler ve ondan sonra olan (Kur'an)ı inkar ederler. Oysa o (Kur'an), yanlarındakini (kitabı) doğrulayan bir gerçektir. (Onlara) De ki: "Eğer inanıyor idiyseniz, daha önce ne diye Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuz?"
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine “Allah'ın indirdiğine inanın” denilince, “Biz sadece bize indirilen kitaba inanırız” derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Halbuki Kur'ân, ellerinde bulunanı doğrulayıcı olarak gelmiş hak kitaptır. Onlara de ki, “Şâyet siz gerçekten inanıyor idiyseniz, daha önce Allah'ın peygamberlerini neden öldürüyordunuz?”
Diyanet İşleri
Kendilerine: Allah'ın indirdiğine iman edin, denilince: Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız, derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Halbuki o Kur'an kendi ellerinde bulunan Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gelmiş hak kitaptır. (Ey Muhammed!) Onlara: Şayet siz gerçekten inanıyor idiyseniz daha önce Allah'ın peygamberlerini neden öldürüyordunuz? deyiver.
Edip Yüksel
Kendilerine, "ALLAH'ın indirdiğini onaylayın" denildiğinde, "Bize indirileni onaylarız" diyerek ondan sonrasını inkâr ederler. Oysa bu, yanlarında bulunanı doğrulayan gerçektir. "Gerçeği onayladı iseniz, neden daha önce ALLAH'ın peygamberlerini öldürüyordunuz" de.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlara, "Allah ne indirdiyse ona iman edin." denildiği zaman, onlar "Biz kendimize indirilene iman ederiz." derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Oysa yanlarındaki Tevrat'ı tasdik eden gerçek vahiy odur. Onlara de ki; "Peki madem gerçek mümin sizsiniz de ne diye daha önce Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuz?
Erhan Aktaş
Onlara, “Allah’ın indirdiklerine iman edin.” denildiğinde, “Biz, ancak bize indirilene* iman ederiz.” dediler. Ve ondan* başkasını kabul etmezler. Oysa O, yanlarındakini tasdik eden, hak bir kitaptır. Onlara de ki: “Madem inanıyordunuz, ne diye daha önce Allah’ın nebilerini öldürüyordunuz?”
Hakkı Yılmaz
Ve onlara, “Allah'ın indirdiğine iman edin” denildiği zaman; onlar, “Biz, kendimize indirilene iman ederiz” dediler. Ve onlar, Allah'ın indirdiği, kendilerinin beraberindeki olan şeyi doğrulayan bir hak olmasına rağmen, kendilerine indirilenlerden ötesini bilerek reddedip atıyorlar. De ki: “Peki eğer mü’minler idiyseniz, niçin daha önce Allah'ın peygamberlerini öldürüyorsunuz?”
Muhammed Esed
Nitekim onlara: "Allah'ın indirdiğine inanın!" denildiğinde, "Biz (yalnızca) bize indirilene inanırız!" diye cevap verirler; ve zaten bildikleri bir gerçeği tasdik ve teyit eden bir hakikat bile olsa, sonra gelen her haberi inkar ederler. De ki: "Madem (gerçek) müminler idiniz neden Allah'ın önceki peygamberlerini öldürdünüz?"
Mustafa İslamoğlu
Kendilerine "Allah'ın indirdiğine inanın" denildiğinde, "Biz sadece kendimize indirilene inanırız" derler. Kendilerinde mevcut bir hakikati doğruladığı halde, daha sonra gelen her hakikati inkar ederler. Onlara; "Peki, eğer gerçekten inanmış idiyseniz daha önce Allah'ın (sizden olan) elçilerini neden öldürdünüz?" diye sor.
Suat Yıldırım
Onlara: “Allah'ın indirdiği bu Kur'ân'a da iman edin! ” denildiği vakit: “Biz sadece bize indirilene inanırız! ” derler. Kur'ân, ellerindeki Tevrat'ı tasdik eden hak kitap olmasına rağmen, kendi kitaplarından başkasını inkâr ederler. Onlara de ki: “Size gönderilen Tevrat'a inanma iddianızda samimi iseniz, peki ne diye daha önce, Allahın nebîlerini öldürüyordunuz? [61, 6]
Süleyman Ateş
Onlara: "Allah'ın indirdiğine inanın!" denilse, "Bize indirilene inanırız." derler, ötesini kabul etmezler. Halbuki o, kendi yanlarında bulunanı doğrulayıcı bir gerçektir. De ki: "Gerçekten inanıyor idiyseniz neden daha önce Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuz?"
Şaban Piriş
Onlara:-Allahın indirdiğine inanın, dendiği zaman:-Biz, bize indirilene inanırız, deyip ondan sonra geleni (Kuranı) inkar ederler; halbuki O, ellerinde bulunan Tevratı tasdik eden hak bir kitaptır, Onlara:-Gerçekten size indirilene inanıyor idiyseniz niçin daha önce Allahın peygamberlerini öldürüyordunuz? de!
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara, "Allah'ın indirmiş olduğuna inanın" denildiğinde şöyle konuşurlar: "Biz, bize indirilene inanırız." Ve ondan ötesini inkar ederler. Oysa ki o, kendilerinin yanındakini doğrulayıcı bir gerçektir. Söyle onlara: "Madem iman sahibiydiniz, daha önce Allah'ın peygamberlerini niye öldürüyordunuz?"
Edip-Layth-Martha
If it is said to them, "Acknowledge what God has sent down," they say, "We acknowledge only what was sent down to us," and they do not appreciate what came after it, while it is the truth authenticating what is with them. Say, "Why then did you fight/kill God's prophets if you were those who acknowledge?"
Muhammad Asad
For when they are told, "Believe in what God has bestowed from on high," they reply, "We believe [only] in what has been bestowed on us"-and they deny the truth of everything else, although it be a truth confirming the one already in their possession. Say "Why, then, did you slay God's prophets aforetime, if you were (truly] believers?"*
Rashad Khalifa
When they are told, "You shall believe in these revelations of GOD," they say, "We believe only in what was sent down to us." Thus, they disbelieve in subsequent revelations, even if it is the truth from their Lord, and even though it confirms what they have! Say, "Why then did you kill GOD's prophets, if you were believers?",
The Monotheist Group
And if it is said to them: "Believe in what God has sent down;" they say: "We believe only in what was sent down to us," and they reject what came after it, while it is the truth authenticating what is with them. Say: "Why then did you kill the prophets of God if you were believers?"