Bakara Sûresi92. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | Andolsun | And indeed |
| 2 | جاءكم | ج ي اCYE | cā'ekum | size gelmişti | came to you |
| 3 | موسى | — | mūsā | Musa | Musa |
| 4 | بالبينات | ب ي نBYN | bil-beyyināti | apaçık delillerle | with [the] clear signs, |
| 5 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 6 | اتخذتم | ا خ ذ EḢZ̃ | tteḣaƶtumu | (ilah) edinmiştiniz | you took |
| 7 | العجل | ع ج لACL | l-ǐcle | buzağıyı | the calf |
| 8 | من | — | min | -ndan | from |
| 9 | بعده | ب ع دBAD̃ | beǎ'dihi | ardı- | after him |
| 10 | وأنتم | — | ve entum | ve siz | and you |
| 11 | ظالمون | ظ ل مƵLM | Zālimūne | zalimler olarak | (were) wrongdoers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد جاءكم موسى بالبينت ثم اتخذتم العجل من بعده وانتم ظلمون
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ جَاءَكُم مُّوسَى بِالْبَيِّنَاتِ ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِن بَعْدِهِ وَأَنتُمْ ظَالِمُونَ
Transliterasyon
Ve lekad câekum mûsâ bil beyyinâti summettehaztumul icle min ba’dihî ve entum zâlimûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaqad j<span class="u">a</span>akum moos<span class="u">a</span> bi<span class="b">a</span>lbayyin<span class="u">a</span>tithumma ittakha<span class="u">th</span>tumu alAAijla min baAAdihi waantum <span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>limoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki Mûsâ, size açık delillerle geldi de ondan sonra tuttunuz, buzağıya taptınız, siz o zâlimlersiniz işte.
Ali Bulaç
Andolsun, Musa size apaçık belgelerle geldi. Sonra siz onun arkasından buzağıyı (tanrı) edindiniz. İşte siz (böyle) zalimlersiniz.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki Mûsâ size en açık delilleri getirdi. Sonra ardından buzağıyı ilâh edindiniz. Siz zâlimsiniz.
Diyanet İşleri
Andolsun Musa size apaçık mucizeler getirmişti. Sonra onun ardından, zalimler olarak buzağıyı (tanrı) edindiniz.
Edip Yüksel
Musa, size mucizelerle gelmişti; fakat onun ardından buzağıyı tanrı edinerek zalimlerden oldunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celâlim hakkı için Musa size belgelerle gelmişti de onun arkasından tuttunuz o buzağıya taptınız. Siz işte o zâlimlersiniz.
Erhan Aktaş
Gerçekten Musa size beyyinât* ile geldi. Sonra siz onun arkasından buzağı figürünü yaptınız.* İşte siz, o zalimlersiniz.
Hakkı Yılmaz
Ve andolsun ki Mûsâ size açık-seçik kanıtlarla gelmişti. Sonra siz, kendi benliğinize haksızlık eden kimseler olarak arkasından, “altın”ı ilâhlaştırdınız.
Muhammed Esed
Gerçekten Musa size hakikatin tüm kanıtları ile gelmişti (ama) O'nun yokluğunda hemen (altın) buzağıya tapmaya başlamış ve böylece haince bir davranış içine girmiştiniz.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Musa da size hakikatin apaçık belgeleriyle gelmişti. Ardından yine buzağıyı peydahlamıştınız ve siz yine kendisine kötülük edenlerden olmuştunuz.
Suat Yıldırım
Mûsâ size en açık delil ve mûcizelerle geldi de, sonra kalkıp, onun yokluğunda buzağıyı tanrı edindiniz. Siz öyle zalimlersiniz işte! ”
Süleyman Ateş
Andolsun Musa, size açık deliller getirmişti, sonra onun ardından tuttunuz buzağıya taptınız; siz öyle zalimlersiniz işte!
Şaban Piriş
Musa, size apaçık delillerle gelmişti de sonra Onun ardından buzağıyı ilah edinmiştiniz. İşte siz, böyle zalimlersiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun ki, Musa size açık-seçik hak beyanlarla gelmişti de onun arkasından buzağıyı ilah edinmiştiniz. Zalimlersiniz sizler.
Edip-Layth-Martha
Moses had come to you with clear proofs, then you took the calf after him; you were wicked!*
Muhammad Asad
And indeed, there came unto you Moses with all evidence of the truth - and thereupon. in his absence, you took to worshipping the (golden] calf, and acted wickedly.
Rashad Khalifa
Moses went to you with profound miracles, yet you worshipped the calf in his absence, and you turned wicked.,
The Monotheist Group
And Moses had come to you with clear proofs, then you took the calf after him; you were wicked!