Ta Ha Sûresi112. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ومن | — | vemen | ve kim | But (he) who |
| 2 | يعمل | ع م لAML | yeǎ'mel | yaparsa | does |
| 3 | من | — | mine | -den | of |
| 4 | الصالحات | ص ل حṦLḪ | S-SāliHāti | iyi olan işler- | the righteous deeds |
| 5 | وهو | — | vehuve | ve o | while he |
| 6 | مؤمن | ا م نEMN | mu'minun | inanırsa | (is) a believer, |
| 7 | فلا | — | felā | artık | then not |
| 8 | يخاف | خ و فḢVF | yeḣāfu | korkmaz | he will fear |
| 9 | ظلما | ظ ل مƵLM | Zulmen | zulümden | injustice |
| 10 | ولا | — | ve lā | ne de | and not |
| 11 | هضما | ه ض مHŽM | heDmen | hakkının çiğnenmesinden | deprivation. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ومن يعمل من الصلحت وهو مومن فلا يخاف ظلما ولا هضما
Arapça (Harekeli)
وَمَن يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا
Transliterasyon
Ve men ya’mel mines sâlihâti ve huve mu’minun fe lâ yehâfu zulmen ve lâ hadmâ(hadmen).
Transliteration (Eng.)
Waman yaAAmal mina a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">ha</span>tiwahuwa mu/minun fal<span class="u">a</span> yakh<span class="u">a</span>fu <span class="i"><span class="u">th</span></span>ulmanwal<span class="u">a</span> ha<span class="u">d</span>m<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat inanarak iyi işlerde bulunan ne günâhının arttırılmasından korkar, ne sevâbının eksiltilmesinden.
Ali Bulaç
Kim de bir mü'min olarak, salih olan amellerde bulunursa, artık o, ne zulümden korksun, ne hakkının eksik tutulmasından.
Bayraktar Bayraklı
Her kim, mümin olarak iyi işlerden yaparsa, artık o, ne zulümden ne de hakkının çiğnenmesinden korkar.
Diyanet İşleri
Her kim, mümin olarak iyi olan işlerden yaparsa, artık o, ne zulümden ne de hakkının çiğnenmesinden korkar.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlar herhangi bir haksızlıktan ve güçlükten korkmayacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Her kim de mümin olarak salih amelleri işlerse, artık o, ne bir haksızlıktan ve ne de çiğnenmekden korkar.
Erhan Aktaş
İnanan biri olarak salihatı* yapan kimse ise haksızlığa uğramaktan da hakkının yeneceğinden de korkmaz.
Hakkı Yılmaz
Ve her kim iman eden biri olarak düzeltmeye yönelik işlerden yaparsa, artık o, bir haksızlıktan ve hakkının yenileceğinden korkmaz.
Muhammed Esed
Buna karşılık, inanıp da dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan kimseye gelince: böyle birinin, haksızlığa uğramaktan ya da (hak ettiği karşılıktan) yoksun bırakılmaktan korkmasına hiçbir sebep yoktur.
Mustafa İslamoğlu
Fakat, kim de mü'min olduğu halde erdemli davranırsa, artık o ne haksızlığa uğramaktan ne de (cehenneme) yem olmaktan korksun.
Suat Yıldırım
Mümin olarak güzel ve makbul işler işleyen ise, ne zulümden, ne de haklarının çiğnenmesinden korkar.
Süleyman Ateş
Kim inanarak iyi olan işlerden yaparsa artık o, ne zulümden, ne de hakkının çiğnenmesinden korkar.
Şaban Piriş
Mümin olarak doğruları yapan ise zulümden ve hakkının yenmesinden korkmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
Mümin olarak hayra ve barışa yönelik iyilikler yapan ise ne haksızlığa uğratılmaktan korkar ne de ezilip horlanmaktan.
Edip-Layth-Martha
Whoever does any good works, while he is an acknowledger, then he should not fear injustice nor being given less than his due.
Muhammad Asad
whereas anyone who will have done [whatever he could] of righteous deeds, and was a believer withal, need have no fear of being wronged or deprived [of aught of his merit].*
Rashad Khalifa
As for those who worked righteousness, while believing, they will have no fear of injustice or adversity.,
The Monotheist Group
And whoever does any good works, while he is a believer, then he should not fear injustice nor being given less than his due.