Ta Ha Sûresi117. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فقلنا | ق و لGVL | feḳulnā | dedik ki | Then We said, |
| 2 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 3 | آدم | ا د مED̃M | ādemu | Adem | Adam |
| 4 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 5 | هذا | — | hāƶā | bu | this |
| 6 | عدو | ع د وAD̃V | ǎduvvun | düşmandır | (is) an enemy |
| 7 | لك | — | leke | sena | to you |
| 8 | ولزوجك | ز و جZVC | velizevcike | ve eşine | and to your wife. |
| 9 | فلا | — | felā | sakın | So not |
| 10 | يخرجنكما | خ ر جḢRC | yuḣricennekumā | sizi çıkarmasın | (let) him drive you both |
| 11 | من | — | mine | -ten | from |
| 12 | الجنة | ج ن نCNN | l-cenneti | cennet- | Paradise |
| 13 | فتشقى | ش ق وŞGV | feteşḳā | sonra yorulursun | so (that) you would suffer. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فقلنا يادم ان هذا عدو لك ولزوجك فلا يخرجنكما من الجنة فتشقى
Arapça (Harekeli)
فَقُلْنَا يَا آدَمُ إِنَّ هَذَا عَدُوٌّ لَّكَ وَلِزَوْجِكَ فَلَا يُخْرِجَنَّكُمَا مِنَ الْجَنَّةِ فَتَشْقَى
Transliterasyon
Fe kulnâ yâ âdemu inne hâzâ aduvvun leke ve li zevcike fe lâ yuhricennekumâ minel cenneti fe teşkâ.
Transliteration (Eng.)
Faquln<span class="u">a</span> y<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>damu innah<span class="u">atha</span> AAaduwwun laka walizawjika fal<span class="u">a</span>yukhrijannakum<span class="u">a</span> mina aljannati fatashq<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Demiştik ki: Ey Âdem, şüphe yok ki bu, sana ve eşine düşmandır, sakın sizi cennetten çıkarmasın sonra zahmetlere uğrarsınız.
Ali Bulaç
Bunun üzerine dedik ki: "Ey Adem, bu gerçekten sana ve eşine düşmandır; sakın sizi cennetten sürüp çıkarmasın, sonra mutsuz olursun."
Bayraktar Bayraklı
(117-119) “Ey Âdem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa mutsuz olursun. Zira cennette ne acıkırsın ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın, ne de güneşin sıcağında kalırsın” dedik.
Diyanet İşleri
Bunun üzerine: Ey Âdem! dedik, bu, hem senin için hem de eşin için büyük bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra yorulur, sıkıntı çekersin!
Edip Yüksel
"Adem" dedik, "Bu senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi bahçeden çıkarmasın, yoksa perişan olursun."
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de (Âdem'e) şöyle demiştik: "Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis) sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra bedbaht olursun (sıkıntı çeker, perişan olursun)."
Erhan Aktaş
Bunun üzerine Biz de: “Ey Âdem! Kuşkunuz olmasın ki bu sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi Cennet’ten* çıkarmasın. Sonra mutsuz olursun.” dedik.
Hakkı Yılmaz
(117-119)Sonra da Biz, “Ey Âdem! Şüphesiz İblis sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra bedbaht olursun, kesinlikle senin acıkmaman ve çıplak kalmaman cennettedir. Ve sen orada susamazsın ve güneşin sıcağında kalmazsın” dedik.
Muhammed Esed
ve bunun üzerine Âdem'e: "Ey Âdem!" dedik, "Gerçek şu ki, bu senin ve eşinin düşmanıdır; öyleyse, dikkat edin, sizi (bu) hasbahçeden çıkarıp da seni bedbaht kılmasın.
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine Biz de "Ey Adem!" demiştik, "İşte bu, sana ve eşine tarifsiz bir düşmanlık beslemektedir; dolayısıyla, onun sizi bu has bahçeden çıkarma girişimlerine karşı çok dikkatli olun; yoksa bedbaht olursun!
Suat Yıldırım
Biz de dedik ki: “Âdem! İyi bil ki bu, sana da eşine de tam bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra perişan olur, helâke sürüklenirsin! ”*
Süleyman Ateş
Dedik ki: "Ey Adem, bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın, sizi cennetten çıkarmasın, sonra yorulursun."
Şaban Piriş
-Ey Adem, bu senin ve eşinin düşmanıdır. sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa sıkıntı çekersin, dedik.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine biz şöyle demiştik: "Ey Adem! Şu, senin de eşinin de düşmanıdır, dikkat et de sizi cennetten çıkarmasın; sonra bedbaht olursun."
Edip-Layth-Martha
So We said, "O Adam, this is an enemy to you and your mate. So do not let him take you out from the paradise, else you will have hardship."
Muhammad Asad
and thereupon We said: "O Adam! Verily, this is a foe unto thee and thy wife: so let him not drive the two of you out of this garden and render thee unhappy.*
Rashad Khalifa
We then said, "O Adam, this is an enemy of you and your wife. Do not let him evict you from Paradise, lest you become miserable.,
The Monotheist Group
So We said: "O Adam, this is an enemy to you and your mate. So do not let him take you out from the paradise, else you will have hardship."