Ta Ha Sûresi121. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (15 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فأكلاا ك لEKLfeekelāyedilerThen they both ate
2منهاminhāo(ağaç)tanfrom it,
3فبدتب د وBD̃Vfebedetböylece göründüso became apparent
4لهماlehumākendilerineto them
5سوآتهماس و اSVEsev'ātuhumākötü yerleritheir shame
6وطفقاط ف قŦFGve Tafiḳāve başladılarand they began,
7يخصفانخ ص فḢṦFyeḣSifāniörtmeğe(to) fasten
8عليهماǎleyhimāüstlerinion themselves
9منmin-ndanfrom
10ورقو ر قVRGveraḳiyaprağı-(the) leaves
11الجنةج ن نCNNl-cenneticennet(of) Paradise.
12وعصىع ص يAṦYve ǎSāve karşı geldiAnd Adam disobeyed
13آدمādemuAdemAnd Adam disobeyed
14ربهر ب بRBBrabbehuRabbinehis Lord,
15فغوىغ و يĞVYfe ğavāve şaşırdıand erred.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فاكلا منها فبدت لهما سوءتهما وطفقا يخصفان عليهما من ورق الجنة وعصى ءادم ربه فغوى

Arapça (Harekeli)

فَأَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْآتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ الْجَنَّةِ وَعَصَى آدَمُ رَبَّهُ فَغَوَى

Transliterasyon

Fe ekelâ minhâ fe bedet lehumâ sev’âtuhumâ ve tafıkâ yahsıfâni aleyhimâ min varakıl cenneti ve asâ âdemu rabbehu fe gavâ.

Transliteration (Eng.)

Faakal<span class="u">a</span> minh<span class="u">a</span> fabadat lahum<span class="u">a</span>saw-<span class="u">a</span>tuhum<span class="u">a</span> wa<span class="u">t</span>afiq<span class="u">a</span> yakh<span class="u">s</span>if<span class="u">a</span>niAAalayhim<span class="u">a</span> min waraqi aljannati waAAa<span class="u">sa</span> <span class="u">a</span>damurabbahu faghaw<span class="u">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

İkisi de o ağacın meyvesından yediler de avret yerlerini gördüler ve cennetteki ağaçların yapraklarıyla avret yerlerini örtmeye koyuldular ve Âdem, Rabbinin emrine karşı geldi de umduğundan mahrûm oldu.

Ali Bulaç

Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp-örtmeye başladılar. Adem, Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp-kaldı.

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine ikisi de ağaçtan yedi, ayıp yerleri görünüverdi. Cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. Âdem, Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı.

Diyanet İşleri

Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine asi olup yolunu şaşırdı.

Edip Yüksel

İkisi de ondan yediler ve bunun üzerine vücutları kendilerine göründü. Bahçenin yaprakları ile örtünmeye çalıştılar. Adem Rabbine karşı geldi ve şaşırdı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine ikisi de o ağaçtan yediler. Hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp görünüverdi. Ve üzerlerine cennet yaprağından örtüp yamamaya başladılar. Âdem Rabbinin emrinden çıktı da şaşırdı.

Erhan Aktaş

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen çirkinlikleri* kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağından örtmeye başladılar. Âdem, Rabb’ine asilik edip yanıldı.

Hakkı Yılmaz

Bunun üzerine ikisi de mal-mülk, altın tutkunu oldular.* Hemen çirkinlikleri kendilerine açılıp görünüverdi. Ve kendi zararlarına, cennet yaprağından örtüp istifçiliğe başladılar. Âdem, Rabbine asi oldu da şaşırdı/azdı.

Muhammed Esed

Ve böylece her ikisi de o ağac(ın meyvesin)den yediler; bunun üzerine çıplaklıklarının farkına vardılar ve bahçeden topladıkları yapraklarla üzerlerini örtmeye çalıştılar. Ve (böylece) Âdem Rabbine karşı geldi ve dolayısıyla ciddî bir hataya düşmüş oldu.

Mustafa İslamoğlu

Derken o ikisi ondan yediler. Bunun ardından kendi cinselliklerinin farkına vardılar ve başladılar has bahçenin yapraklarından topladıklarıyla üzerlerini örtmeye: sonuçta Adem Rabbine karşı gelmiş ve huzurunu bozmuş oldu.

Suat Yıldırım

Derken ikisi de o ağacın meyvesinden yediler. Bunun üzerine edep yerlerinin açık olduğunu fark ettiler. Derhal cennet yapraklarıyla üzerlerini örtmeye başladılar. Böylece Âdem Rabbine karşı geldi de şaştı kaldı.

Süleyman Ateş

O ağaçtan yediler. Böylece kendilerine kötü yerleri göründü (üreme organları ortaya çıktı). Üstlerini cennet yaprağıyle örtmeğe başladılar. Adem Rabbinin buyruğuna karşı geldi de şaşırdı.*

Şaban Piriş

İkisi de ondan yediler, hemen avret yerleri açıldı. Üzerlerine cennet yapraklarıyla kapatmaya çalıştılar. Adem Rabbine asi olmuş ve şaşkına dönmüştü.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet ikisi de ondan yedi. Bunun üzerine çirkin yerleri kendilerine açıldı; üzerlerine cennet yapraklarından örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etmiş, şaşırıp kalmıştı.

Edip-Layth-Martha

So they both ate from it, and their sin became apparent to them, and they began to place leaves on themselves from the paradise. Adam had disobeyed his Lord, and had gone astray.

Muhammad Asad

And so the two ate [of the fruit] thereof: and thereupon they became conscious of their nakedness and began to cover themselves with pieced-together leaves from the garden. And [thus] did Adam disobey his Sustainer, and thus did he fall into grievous error.*

Rashad Khalifa

They ate from it, whereupon their bodies became visible to them, and they tried to cover themselves with the leaves of Paradise. Adam thus disobeyed his Lord, and fell.,

The Monotheist Group

So they both ate from it, and their bodies became apparent to them, and they began to place leaves on themselves from the paradise. Adam had disobeyed his Lord, and had gone astray.