Ta Ha Sûresi132. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وأمر | ا م رEMR | ve'mur | ve emret | And enjoin |
| 2 | أهلك | ا ه لEHL | ehleke | halkına | (on) your family |
| 3 | بالصلاة | ص ل وṦLV | biS-Salāti | Ks.(kastedilen) SaLâT/Destek ile | the prayer |
| 4 | واصطبر | ص ب رṦBR | veSTabir | ve dayan | and be steadfast |
| 5 | عليها | — | ǎleyhā | ona | therein. |
| 6 | لا | — | lā | Not | |
| 7 | نسألك | س ا لSEL | neseluke | biz senden istemiyoruz | We ask you |
| 8 | رزقا | ر ز قRZG | rizḳan | rızık | "(for) provision;" |
| 9 | نحن | — | neHnu | biz | We |
| 10 | نرزقك | ر ز قRZG | nerzuḳuke | seni rızıklandırıyoruz | provide (for) you, |
| 11 | والعاقبة | ع ق بAGB | vel'ǎāḳibetu | ve akıbet | and the outcome |
| 12 | للتقوى | و ق يVGY | litteḳvā | takva(sahipleri)nindir | (is) for the righteous[ness]. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وامر اهلك بالصلوة واصطبر عليها لا نسلك رزقا نحن نرزقك والعقبة للتقوى
Arapça (Harekeli)
وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِالصَّلَاةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَا لَا نَسْأَلُكَ رِزْقًا نَّحْنُ نَرْزُقُكَ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوَى
Transliterasyon
Ve’mur ehleke bis salâti vastabir aleyhâ, lâ nes’eluke rızkâ(rızkan), nahnu nerzukuk|e|, vel âkıbetu lit takvâ.
Transliteration (Eng.)
Wa/mur ahlaka bi<span class="b">al</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>tiwa<span class="b">i</span><span class="u">st</span>abir AAalayh<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span> nas-alukarizqan na<span class="u">h</span>nu narzuquka wa<span class="b">a</span>lAA<span class="u">a</span>qibatu li<span class="b">l</span>ttaqw<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ehline, namaz kılmalarını emret ve sen de devâm et namaza. Senden bir rızık istemiyoruz biz, biziz sana rızık veren ve sonuç, çekinenlerindir.
Ali Bulaç
Ehline (ümmetine) namazı emret ve onda kararlı davran. Biz senden rızık istemiyoruz, Biz sana rızık veriyoruz. Sonuç da takvanındır.
Bayraktar Bayraklı
Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et! Senden rızık istemiyoruz; biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ sahiplerinin olacaktır.
Diyanet İşleri
Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takva iledir.
Edip Yüksel
Ailene namazı emret ve bu konunun üstünde önemle dur. Biz senden herhangi bir rızık beklemiyoruz. Aksine biz seni besliyoruz. Sonuç, erdemlilerindir.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ey Muhammed!) Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de ona sabırla devam et. Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. Güzel akibet takva sahiplerinindir.
Erhan Aktaş
Ehline* salâtı* buyur. Kendin de onun üzerinde sabırlı ol. Senden rızık istemiyoruz. Seni, Biz rızıklandırıyoruz. Sonuç takva* içindir.
Hakkı Yılmaz
Ve ehline salâtı [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olmayı; toplumu aydınlatmayı] emret, kendin de ona sabırla devam et. Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni Biz rızıklandırıyoruz. Akıbet, “Allah'ın koruması altında olma” içindir.
Muhammed Esed
Yakınlarına da salâtı emret ve sen de bunda devamlı, sebatlı ol. (Fakat unutma ki) Biz senden (Bizim için) rızık sağlamanı istemiyoruz; (tersine,) senin rızkını veren Biziz. Ve gelecek, Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimselerin olacaktır.
Mustafa İslamoğlu
Öyleyse yakınlarına namazı emret ve sen de bunun üzerinde kararlı ol! Biz senden rızık istemiyoruz; seni Biz doyuruyoruz: ve mutlu son (kişinin) sorumluluk bilincine bağlıdır.
Suat Yıldırım
Ailene ve ümmetine namaz kılmalarını emret, kendin de namaza devam et! Biz senden rızık istemiyoruz, bilakis senin rızkın Bize aittir. Güzel âkıbet, takvâdadır, yani Allah'ı sayıp haramlardan korunmaktadır.*
Süleyman Ateş
Ailene namazı emret, kendin de namaz kılmaya dayan. Biz senden rızık istemiyoruz. Seni biz besliyoruz. Sonuç takva(sahipleri)nindir.
Şaban Piriş
Ailene namazı emret. Sen de onda devamlı ol. Senden rızık istemiyoruz. Biz seni rızıklandırıyoruz. Akibet takvanındır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et. Biz senden rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırıyoruz. Sonuç takvanındır.
Edip-Layth-Martha
Instruct your family with the contact prayer, and be patient for it. We do not ask you for provision, for We provide for you. The good end is for the righteous.
Muhammad Asad
And bid thy people to pray, and persevere therein. [But remember:] We do not ask thee to provide sustenance [for Us]:* it is We who provide sustenance for thee. And the future belongs to the God-conscious.*
Rashad Khalifa
You shall enjoin your family to observe the contact prayers (Salat), and steadfastly persevere in doing so. We do not ask you for any provisions; we are the ones who provide for you. The ultimate triumph belongs to the righteous.,
The Monotheist Group
And instruct your family to the contact prayer, and be patient for it. We do not ask you for provision, for We provide for you. And the ending will be for righteousness.