Ta Ha Sûresi18. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi ki | He said, |
| 2 | هي | — | hiye | O | """It" |
| 3 | عصاي | ع ص وAṦV | ǎSāye | asa'mdır | "(is) my staff;" |
| 4 | أتوكأ | و ك اVKE | etevekkeu | dayanıyorum | I lean |
| 5 | عليها | — | ǎleyhā | ona | upon it, |
| 6 | وأهش | ه ش شHŞŞ | ve ehuşşu | ve yaprak silkeliyorum | and I bring down leaves |
| 7 | بها | — | bihā | onunla | with it |
| 8 | على | — | ǎlā | için | for |
| 9 | غنمي | غ ن مĞNM | ğanemī | davarım | my sheep, |
| 10 | ولي | — | veliye | ve benim var | and for me |
| 11 | فيها | — | fīhā | onda | in it |
| 12 | مآرب | ا ر بERB | māribu | ihtiyaçlarım | (are) uses |
| 13 | أخرى | ا خ رEḢR | uḣrā | daha başka | "other.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال هى عصاى اتوكوا عليها واهش بها على غنمى ولى فيها مارب اخرى
Arapça (Harekeli)
قَالَ هِيَ عَصَايَ أَتَوَكَّأُ عَلَيْهَا وَأَهُشُّ بِهَا عَلَى غَنَمِي وَلِيَ فِيهَا مَآرِبُ أُخْرَى
Transliterasyon
Kâle hiye asây|e|, etevekkeu aleyhâ ve ehuşşu bihâ alâ ganemî ve liye fîhâ meâribu uhrâ.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la hiya AAa<span class="u">sa</span>ya atawakkaoAAalayh<span class="u">a</span> waahushshu bih<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> ghanameewaliya feeh<span class="u">a</span> ma<span class="u">a</span>ribu okhr<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sopam dedi, ona dayanırım, davarlarıma yaprak silkerim onunla, başka işler de yaparım onunla.
Ali Bulaç
Dedi ki: "O, benim asamdır; ona dayanmakta, onunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekteyim, onda benim için daha başka yararlar da var."
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ, “O benim değneğimdir; ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim, daha birçok işte faydalanırım” dedi.
Diyanet İşleri
O, benim asamdır, dedi, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim; benim ona başkaca ihtiyaçlarım da vardır.
Edip Yüksel
"O, benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim ve bana daha başka yararları da dokunmaktadır" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Musa dedi: "O benim asâm (değneğim) dır, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkerim ve onda başka hacetlerim (faydalanacağım şeyler) de var"
Erhan Aktaş
“O benim asamdır*, ben ona dayanırım. Ve onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onda benim için başka yararlar da var.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Mûsâ: “O, benim asamdır, ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim ve onda benim için başka yararlar da var” dedi.
Muhammed Esed
(Musa:) "Bu benim değneğim" dedi, "buna dayanırım; bununla davarıma yaprak silkelerim; ve başka işlerde de kullanırım onu."
Mustafa İslamoğlu
(Musa) "Bu? Benim değneğim!" dedi, "Ona yaslanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim; tabi ki benim için işe yaradığı başka yerler de var!"
Suat Yıldırım
“O asamdır, ” dedi, “üzerine dayanırım, onunla davarlarıma yaprak çırparım, ayrıca onunla daha birçok ihtiyacımı gideririm. ”
Süleyman Ateş
(Musa) dedi: "O, asa'mdır. Ona dayanıyorum ve onunla davarıma yaprak silkeliyorum ve onda benim daha birçok ihtiyaçlarım var (onunla birçok ihtiyacımı gideririm)."
Şaban Piriş
- O benim asamdır, dedi. Ona dayanırım ve koyunlarıma onunla yaprak silkerim. Onun bana başka faydaları da var.
Yaşar Nuri Öztürk
Cevap verdi: "O, benim asamdır. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma ağaçtan yaprak indiririm. Onda işime yarayan başka özellikler de vardır."
Edip-Layth-Martha
He said, "It is my staff, I lean on it, and I guide my sheep with it, and I have other uses in it."
Muhammad Asad
He answered: "It is my staff; I lean on it; and with it I beat down leaves for my sheep; and [many] other uses have I for it."
Rashad Khalifa
He said, "This is my staff. I lean on it, herd my sheep with it, and I use it for other purposes.",
The Monotheist Group
He said: "It is my staff, I lean on it, and I guide my sheep with it, and I have other uses in it."