Ta Ha Sûresi37. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | zaten | And indeed, |
| 2 | مننا | م ن نMNN | menennā | biz lutufta bulunmuştuk | We conferred a favor |
| 3 | عليك | — | ǎleyke | sana | on you |
| 4 | مرة | م ر رMRR | merraten | bir kez | another time, |
| 5 | أخرى | ا خ رEḢR | uḣrā | daha | another time, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد مننا عليك مرة اخرى
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَى
Transliterasyon
Ve lekad menennâ aleyke merreten uhrâ.
Transliteration (Eng.)
Walaqad manann<span class="u">a</span> AAalayka marratanokhr<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki bir kere daha lûtfetmiştik sana.
Ali Bulaç
"Andolsun, Biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk."
Bayraktar Bayraklı
“Andolsun biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.”
Diyanet İşleri
Andolsun biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.
Edip Yüksel
"Sana bir kez daha lütufta bulunduk."
Elmalılı Hamdi Yazır
"And olsun biz, sana diğer bir defa daha ihsan etmiştik"
Erhan Aktaş
Gerçek şu ki, Biz sana daha önce de lütufta bulunmuştuk.
Hakkı Yılmaz
Ve andolsun Biz, sana diğer bir defa daha iyilik yapmıştık: “
Muhammed Esed
"Zaten sana geçmişte bir kere daha lütufda bulunmuştuk;
Mustafa İslamoğlu
ve zaten geçmişte bir kez daha sana (bu şekilde) ikramda bulunmuştuk.
Suat Yıldırım
36, 37. “Mûsâ! ” dedi, “istediklerin sana verildi. Zaten başka bir sefer de sana lütufta bulunmuştuk. ” [28, 7-13] {KM, Çıkış 2, 1-10}
Süleyman Ateş
Zaten biz sana bir kez daha lutufta bulunmuştuk.
Şaban Piriş
Sana bir defa daha iyilikte bulunmuştuk.
Yaşar Nuri Öztürk
"Yemin olsun, sana bir kez daha lütufta bulunmuştuk."
Edip-Layth-Martha
"We Have graced you another time."
Muhammad Asad
"And, indeed, We bestowed Our favour upon thee at a time long since past,*
Rashad Khalifa
"We have blessed you another time.,
The Monotheist Group
"And We have graced you another time."