Ta Ha Sûresi76. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | جنات | ج ن نCNN | cennātu | cennetleri | Gardens |
| 2 | عدن | — | ǎdnin | Adn | (of) Eden |
| 3 | تجري | ج ر يCRY | tecrī | akan | flows |
| 4 | من | — | min | from | |
| 5 | تحتها | ت ح تTḪT | teHtihā | altlarından | underneath them |
| 6 | الأنهار | ن ه رNHR | l-enhāru | ırmaklar | the rivers, |
| 7 | خالدين | خ ل دḢLD̃ | ḣālidīne | sürekli olarak kalırlar | abiding forever |
| 8 | فيها | — | fīhā | orada | in it. |
| 9 | وذلك | — | ve ƶālike | ve işte budur | And that |
| 10 | جزاء | ج ز يCZY | cezā'u | mükafatı | (is) the reward |
| 11 | من | — | men | kimselerin | (for him) who |
| 12 | تزكى | ز ك وZKV | tezekkā | arınan | purifies himself. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
جنت عدن تجرى من تحتها الانهر خلدين فيها وذلك جزاء من تزكى
Arapça (Harekeli)
جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَذَلِكَ جَزَاءُ مَن تَزَكَّى
Transliterasyon
Cennâtu adnin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ ve zâlike cezâu men tezekkâ.
Transliteration (Eng.)
Jann<span class="u">a</span>tu AA<span class="u">a</span>dnin tajree min ta<span class="u">h</span>tih<span class="u">a</span>al-anh<span class="u">a</span>ru kh<span class="u">a</span>lideena feeh<span class="u">a</span> wa<span class="u">tha</span>likajaz<span class="u">a</span>o man tazakk<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kıyılarından ırmaklar akan ebedî Adn cennetleri ve bu, inanış ve ibâdetle temizlenen kişinin karşılığıdır.
Ali Bulaç
"İçlerinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan Adn cennetleri de (onlarındır). Ve işte bu, arınmış olanın karşılığıdır."
Bayraktar Bayraklı
İçlerinden ırmaklar akan, çok uzun süreli olarak kalacakları ‘Adn cennetleri işte bu arınanların ödülüdür.
Diyanet İşleri
İçinde ebedi kalacakları, zemininden ırmaklar akan Adn cennetleri! İşte arınanların mükafatı budur.
Edip Yüksel
Adn bahçeleri ki altından ırmaklar akar. Orada ebedi kalıcıdırlar. Arınanların ödülü işte böyledir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Adn cennetleri vardır ki, altlarından ırmaklar akar, onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. Ve işte bu, (küfür ve isyandan) arınanların mükafatıdır. Meâli Şerifi
Erhan Aktaş
İçinden ırmaklar akan Adn Cennetlerinde sürekli kalacaklar. İşte bu arınmış olanlara* verilecek karşılıktır.
Hakkı Yılmaz
(75,76)Ve kim Rabbine bir mü’min olarak düzeltmeye yönelik işler yapmış olduğu hâlde varırsa, işte onlar; en yüksek dereceler, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri kendilerinin olacak olanlardır. Onlar, orada sonsuz olarak kalacaklardır. Ve işte bu, arınan kimselerin karşılığıdır.(Sonraki 20:80)
Muhammed Esed
içlerinde sonsuza kadar yaşayacakları, vadilerinde derelerin, ırmakların çağıldadığı âsûde hasbahçeler!.. İşte budur, kendini arındıranları bekleyen karşılık.
Mustafa İslamoğlu
mutluluğun üretildiği, zemininden ırmakların çağladığı, girenin bir daha çıkmadığı cennetler... İşte bu da, arınan kimselerin ödülüdür.
Suat Yıldırım
Zemininden ırmaklar akan Adn cennetleri var. Onlar oraya ebedî kalmak üzere girecekler. İşte kötülüklerden arınanların mükâfatı budur.
Süleyman Ateş
Altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri. Orada sürekli olarak kalırlar. İşte arınanların mükafatı budur!
Şaban Piriş
İçinde temelli kalacakları, alt kısmından ırmakların aktığı Adn cennetleri vardır. İşte bu arınanların mükafatıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Adn cennetleri ki, altlarından ırmaklar akar; sürekli kalacaklar içlerinde. Arınıp temizlenenlerin ödülü işte budur.
Edip-Layth-Martha
The gardens of Eden with rivers flowing beneath them, abiding therein. Such is the reward of he who is developed.
Muhammad Asad
gardens of perpetual bliss, through which running waters flow, therein to abide: for that shall be the recompense of all who attain to purity.
Rashad Khalifa
The gardens of Eden, beneath which rivers flow, will be their abode forever. Such is the reward for those who purify themselves.,
The Monotheist Group
Gardens of delight, with rivers flowing beneath them, abiding therein. Such is the reward of he who is developed.