Ta Ha Sûresi96. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (16 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قالق و لGVLḳālededi kiHe said,
2بصرتب ص رBṦRbeSurtuben gördüm"""I perceived"
3بماbimāşeyleriwhat
4لمlemnot
5يبصرواب ص رBṦRyebSurūonların görmediklerithey perceive,
6بهbihiondain it,
7فقبضتق ب ضGBŽfeḳabeDtusonra aldımso I took
8قبضةق ب ضGBŽḳabDetenbir avuça handful
9منmin-ndenfrom
10أثرا ث رES̃Reṧerieseri-(the) track
11الرسولر س لRSLr-rasūliElçinin(of) the Messenger
12فنبذتهان ب ذ NBZ̃fenebeƶtuhāve onu attımthen threw it,
13وكذلكve keƶālikeve böyle (yapmayı)and thus
14سولتس و لSVLsevvelethoş gösterdisuggested
15ليbanato me
16نفسين ف سNFSnefsīnefsim"my soul."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قال بصرت بما لم يبصروا به فقبضت قبضة من اثر الرسول فنبذتها وكذلك سولت لى نفسى

Arapça (Harekeli)

قَالَ بَصُرْتُ بِمَا لَمْ يَبْصُرُوا بِهِ فَقَبَضْتُ قَبْضَةً مِّنْ أَثَرِ الرَّسُولِ فَنَبَذْتُهَا وَكَذَلِكَ سَوَّلَتْ لِي نَفْسِي

Transliterasyon

Kâle basurtu bi mâ lem yabsurû bihî fe kabadtu kabdaten min eserir resûli fe nebeztuhâ ve kezâlike sevvelet lî nefsî.

Transliteration (Eng.)

Q<span class="u">a</span>la ba<span class="u">s</span>urtu bim<span class="u">a</span> lamyab<span class="u">s</span>uroo bihi faqaba<span class="u">d</span>tu qab<span class="u">d</span>atan min atharia<span class="b">l</span>rrasooli fanaba<span class="u">th</span>tuh<span class="u">a</span> waka<span class="u">tha</span>likasawwalat lee nafsee

Abdulbaki Gölpınarlı

Sâmirî, onların görmediklerini gördüm ben, sana gelen elçi meleğin izinden bir avuç toprak aldım, eriyen külçeye attım onu ve nefsim, bu işi bana böylece hoş gösterdi dedi.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Ben onların görmediklerini gördüm, böylece elçinin izinden bir avuç alıp atıverdim; böylelikle bana bunu nefsim hoşa giden (bir şey) gösterdi."

Bayraktar Bayraklı

Sâmirî, “Onların görmedikleri bir şey gördüm ve o elçinin bastığı yerden bir avuç avuçladım. Bunu ziynet eşyalarının eritildiği potaya attım. Bunu böyle nefsim bana hoş gösterdi” dedi.

Diyanet İşleri

O da: Ben, onların görmediklerini gördüm. Zira, o elçinin izinden bir avuç (toprak) alıp onu (erimiş mücevheratın içine) attım. Bunu böyle nefsim bana hoş gösterdi, dedi.*

Edip Yüksel

Dedi ki, "Onların görmediğini gördüm, elçinin öğretisinden bir kısmını alıp attım. Böyle uygun gördüm."

Elmalılı Hamdi Yazır

Sâmirî: "Onların görmedikleri bir şey gördüm: (Sana gelen) ilâhî elçinin (Cebrail'in) izinden bir avuç (toprak) aldım ve onu (erimiş mücevheratın içine) attım. Bunu, bana böylece nefsim hoş gösterdi" dedi.

Erhan Aktaş

Samiri: “Ben, onların anlamadıkları şeyi anladım*. Rasulün izinden bir avuç avuçladım ve sonra da onu attım.* Bunu, bana nefsim hoş gösterdi.” dedi.

Hakkı Yılmaz

Samirî: “Ben onların anlamadıkları bir şeyi anladım da elçinin eserinden bir avuç almıştım, sonra da onu fırlatıp attım. Ve bunu, bana böylece nefsim hoş gösterdi” dedi.

Muhammed Esed

"Ben onların göremediği bir şeyi gördüm; ve bu yüzden, Elçi'nin öğretilerinden bir tutam aldım ve onu fırlatıp attım; içimde bir şey böyle (yapmaya) itti beni."

Mustafa İslamoğlu

O dedi ki: "Ben (bu) işe onların bakmadıkları bir gözle baktım; bu nedenle de Elçi'nin (İnanç sisteminden) etkili bir parçayı çekip aldım ve kaldırıp attım: zira güdülerim beni böyle yapmaya sevk etti."

Suat Yıldırım

“Ben, ” dedi, onların görmedikleri bir şeyi gördüm. O resul'ün izinden bir avuç toprak alıp onu potanın içine attım. İşte böylece nefsim böyle yapmayı bana hoş gösterdi. ”*

Süleyman Ateş

(Samiri): "Ben dedi, onların görmediklerini gördüm. Elçinin eserinden bir avuç aldım da attım; nefsim bana böyle (yapmayı) hoş gösterdi."

Şaban Piriş

O da:-Onların görmedikleri bir şey gördüm ve elçinin izinden bir avuç avuçladım ve onu attım. İşte nefsim bunu bana hoş gösterdi. dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Samiri dedi: "Onların görmediklerini gördüm. Resulün izinden bir avuç avuçladım da onu attım. Nefsim bana böylesini hoş gösterdi."

Edip-Layth-Martha

He said, "I noticed what they did not notice, so I took a portion from the teaching of the messenger, and I cast it away. This is what my person inspired me to do."*

Muhammad Asad

He answered: "I have gained insight into something which they were unable to see:* and so I took hold of a handful of the Apostle's teachings and cast it away: for thus has my mind prompted me [to act]."*

Rashad Khalifa

He said, "I saw what they could not see. I grabbed a fistful (of dust) from the place where the messenger stood, and used it (to mix into the golden calf). This is what my mind inspired me to do.",

The Monotheist Group

He said: "I noticed what they did not notice, so I took a handful from where the messenger was standing, and I cast it in. This is what my soul inspired me to do."