Enbiya Sûresi103. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لا | — | lā | asla | Not |
| 2 | يحزنهم | ح ز نḪZN | yeHzunuhumu | onları tasalandırmaz | will grieve them |
| 3 | الفزع | ف ز عFZA | l-fezeǔ | korku | the terror |
| 4 | الأكبر | ك ب رKBR | l-ekberu | en büyük | [the] greatest, |
| 5 | وتتلقاهم | ل ق يLGY | ve teteleḳḳāhumu | onları şöyle karşılar | and will meet them |
| 6 | الملائكة | م ل كMLK | l-melāiketu | melekler | the Angels, |
| 7 | هذا | — | hāƶā | işte bu | """This" |
| 8 | يومكم | ي و مYVM | yevmukumu | gününüzdür | (is) your Day |
| 9 | الذي | — | lleƶī | which | |
| 10 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | size | you were |
| 11 | توعدون | و ع دVAD̃ | tūǎdūne | va'dedilen | "promised.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لا يحزنهم الفزع الاكبر وتتلقىهم الملئكة هذا يومكم الذى كنتم توعدون
Arapça (Harekeli)
لَا يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْأَكْبَرُ وَتَتَلَقَّاهُمُ الْمَلَائِكَةُ هَذَا يَوْمُكُمُ الَّذِي كُنتُمْ تُوعَدُونَ
Transliterasyon
Lâ yahzunuhumul fezeul ekberu ve tetelakkâhumul melâikeh(melâiketu), hâzâ yevmukumullezî kuntum tûadûn|e|.
Transliteration (Eng.)
L<span class="u">a</span> ya<span class="u">h</span>zunuhumu alfazaAAual-akbaru watatalaqq<span class="u">a</span>humu almal<span class="u">a</span>-ikatu h<span class="u">atha</span>yawmukumu alla<span class="u">th</span>ee kuntum tooAAadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O en büyük korku, onları hüzünlendirmez ve melekler, onları karşılarlar da işte derler, size vaadedilen gün, bugün.
Ali Bulaç
Onları, o en büyük korku hüzne kaptırmaz ve: "İşte bu sizin gününüzdür, size va'dedilmişti" diye melekler onları karşılayacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
En büyük dehşet bile onları tasalandırmaz. Melekler kendilerini, “Size söz verilen gün, işte bugündür” diye karşılarlar.
Diyanet İşleri
En büyük dehşet dahi onları tasalandırmaz. Melekler kendilerini şöyle karşılar: İşte bu size vadedilmiş olan (mutlu) gününüzdür.
Edip Yüksel
O en büyük korku onları üzmez. Kendilerini melekler, "İşte bu, size söz verilen gününüzdür!" diye karşılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
O en büyük korku bunları üzmez; kendilerini melekler: "Size söz verilen gün işte bugündür" diye karşılarlar.
Erhan Aktaş
O en büyük dehşet, onları kaygılandırmayacak. Ve melekler, “İşte bu, size söz verilen gününüzdür.” diye onları karşılayacaklar.
Hakkı Yılmaz
O en büyük korku onları üzmez ve kendilerine haberciler: “İşte bu, size söz verilmiş olan gününüzdür” diye akıllarına getirirler.
Muhammed Esed
(Kıyamet Günü'nün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük korku bile onları kaygılandırmayacak; çünkü melekler böylelerini "Size söz verilen (mutlu) Gün işte bu Gün'dür!" sözleriyle karşılayacaklar.
Mustafa İslamoğlu
Onları, (kıyamete mahsus) o benzeri görülmemiş dehşetli panik dahi tasalandırmayacak; zira melekler kendilerini "Bu, işte size vaad edilen o (mutlu) gündür!" diye karşılayacaklar.
Suat Yıldırım
O en büyük dehşet (Sûra ikinci üfleyiş) dahi onları tasalandırmaz. Melekler onları: “İşte size vâd olunan gün bugündür! ” diye karşılarlar.
Süleyman Ateş
O en büyük korku, onları asla tasalandırmaz. Melekler onları şöyle karşılar: "İşte bu, size va'dedilen gününüzdür!"
Şaban Piriş
O en büyük korku bile onları üzmez. Melekler onları:-Size söz verilen gün, işte bu gündür, diyerek karşılarlar.
Yaşar Nuri Öztürk
O en büyük korku onları tasalandırmaz. Melekler onları şöyle karşılarlar: "Bu size o vaat edilen gününüzdür."
Edip-Layth-Martha
The great horror will not sadden them, and the controllers will receive them: "This is your day which you have been promised."
Muhammad Asad
The supreme awesomeness [of the Day of Resurrection] will cause them no grief, since the angels will receive them with the greeting. This is your Day [of triumph - the Day] which you were promised!"
Rashad Khalifa
The great horror will not worry them, and the angels will receive them joyfully: "This is your day, that has been promised to you.",
The Monotheist Group
The great horror will not sadden them, and the angels will receive them: "This is your Day which you have been promised."