Enbiya Sûresi31. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وجعلنا | ج ع لCAL | ve ceǎlnā | ve yarattık | And We (have) placed |
| 2 | في | — | fī | in | |
| 3 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yerde | the earth |
| 4 | رواسي | ر س وRSV | ravāsiye | yüksek dağlar | firmly set mountains, |
| 5 | أن | — | en | diye | lest |
| 6 | تميد | م ي دMYD̃ | temīde | sarsar | it (should) shake |
| 7 | بهم | — | bihim | onları | with them, |
| 8 | وجعلنا | ج ع لCAL | ve ceǎlnā | ve açtık | and We made |
| 9 | فيها | — | fīhā | orada | therein |
| 10 | فجاجا | ف ج جFCC | ficācen | geniş | broad passes |
| 11 | سبلا | س ب لSBL | subulen | yollar | (as) ways, |
| 12 | لعلهم | — | leǎllehum | umulur ki | so that they may |
| 13 | يهتدون | ه د يHD̃Y | yehtedūne | yollarını bulurlar | (be) guided. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وجعلنا فى الارض روسى ان تميد بهم وجعلنا فيها فجاجا سبلا لعلهم يهتدون
Arapça (Harekeli)
وَجَعَلْنَا فِي الْأَرْضِ رَوَاسِيَ أَن تَمِيدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا فِيهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَّعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
Transliterasyon
Ve cealnâ fîl ardı revâsiye en temîde bihim ve cealnâ fîhâ ficâcen subulen leallehum yehtedûn|e|.
Transliteration (Eng.)
WajaAAaln<span class="u">a</span> fee al-ar<span class="u">d</span>i raw<span class="u">a</span>siyaan tameeda bihim wajaAAaln<span class="u">a</span> feeh<span class="u">a </span>fij<span class="u">a</span>jansubulan laAAallahum yahtadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İnsanlarla berâber çalkalanmasın diye yeryüzünde metin dağlar yarattık ve yollarını bulsunlar, maksatlarına ersinler diye de orada geniş yollar açtık.
Ali Bulaç
Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, sabit dağlar yarattık ve doğru gidebilsinler diye geniş yollar açtık.
Bayraktar Bayraklı
İnsanları sarsmaması için yerin üstüne sabit dağlar yerleştirdik. Dağlar arasında geçitler ve yollar açtık ki yollarını bulabilsinler.
Diyanet İşleri
Onları sarsmasın diye yeryüzünde bir takım dağlar diktik. Orada geniş geniş yollar açtık; ta ki maksatlarına ulaşsınlar.
Edip Yüksel
Onları sarsmasın diye yeryüzüne dağları yerleştirdik. Yolu bulmaları için onda geniş geçitler açtık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yeryüzünde, insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yarattık, rahat gidebilsinler diye dağların aralarında geniş yollar var ettik.
Erhan Aktaş
Ve Biz, onlar sarsılmasınlar diye yeryüzüne dağlar yerleştirdik. Orada yollarını bulsunlar diye bolca yollar* yaptık.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz, yeryüzünün içinde, size sofra olsun diye sağlam kazıklar yaptık. Ve orada kılavuzlandıkları yollarını bulsunlar diye bol bol yollar oluşturduk.
Muhammed Esed
Ve (görmüyorlar mı ki,) onları sarsmasın diye arz üzerine sapasağlam dağlar yerleştirdik; ve kolayca yollarını bulabilsinler diye orada vadiler açtık;
Mustafa İslamoğlu
Ve yeryüzünde kendilerini sarsar diye kalkmaz kımıldamalar dağlar var ettik; ve onların aralarında, yollarını bulabilsinler diye vadiler açtık.
Suat Yıldırım
Yerin insanları sarsmaması için oraya dağlar yerleştirdik. Maksatlarına ermeleri için orada geniş yollar, geçitler yaptık.
Süleyman Ateş
Yer, onları sarsar diye, onun üstünde yüksek dağlar yarattık. Ve istedikleri yere gidebilmeleri için orada geniş yollar açtık.
Şaban Piriş
Sarsılmasınlar diye yeryüzünde sabit dağlar, yollarını bulabilsinler diye orada geniş yollar yaptık.
Yaşar Nuri Öztürk
Yerküreye, onları çalkalamasın diye bir takım dağlar diktik. Ve orada geniş geniş yollar açtık ki, doğru gidebilsinler.
Edip-Layth-Martha
We made on the earth stabilizers so that it would not tumble with you, and We made in it wide paths that they may be guided.
Muhammad Asad
And [are they not aware that] We have set up firm mountains on earth, lest it sway with them,* and [that] We have appointed thereon broad paths, so that they might find their way,
Rashad Khalifa
And we placed on earth stabilizers, lest it tumbles with them, and we placed straight roads therein, that they may be guided.,
The Monotheist Group
AndWe made on the earth stabilizers so that it would not tumble with you, and We made in it wide paths that they may be guided.