Enbiya Sûresi32. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وجعلنا | ج ع لCAL | ve ceǎlnā | ve yaptık | And We made |
| 2 | السماء | س م وSMV | s-semāe | göğü | the sky |
| 3 | سقفا | س ق فSGF | seḳfen | bir tavan | a roof |
| 4 | محفوظا | ح ف ظḪFƵ | meHfūZen | korunmuş | protected. |
| 5 | وهم | — | vehum | onlar hala | But they, |
| 6 | عن | — | ǎn | -nden | from |
| 7 | آياتها | ا ي يEYY | āyātihā | ayetleri- | its Signs, |
| 8 | معرضون | ع ر ضARŽ | muǎ'riDūne | yüz çevirmektedirler | turn away. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وجعلنا السماء سقفا محفوظا وهم عن ءايتها معرضون
Arapça (Harekeli)
وَجَعَلْنَا السَّمَاءَ سَقْفًا مَّحْفُوظًا وَهُمْ عَنْ آيَاتِهَا مُعْرِضُونَ
Transliterasyon
Ve cealnes semâe sakfen mahfûzâ(mahfûzen), ve hum an âyâtihâ mu’ridûn|e|.
Transliteration (Eng.)
WajaAAaln<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>asaqfan ma<span class="u">h</span>foo<span class="i"><span class="u">th</span></span>an wahum AAan <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tih<span class="u">a</span>muAAri<span class="u">d</span>oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gökyüzünü, korunmakta olan bir tavan yaptık, onlarsa hâlâ delillerinden yüz çevirmedeler.
Ali Bulaç
Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan gibi yaptık. Oysa onlar bundaki delilleri görmezlikten geliyorlar.
Diyanet İşleri
Biz, gökyüzünü korunmuş bir tavan gibi yaptık. Onlar ise, gökyüzünün ayetlerinden yüz çevirirler.*
Edip Yüksel
Göğü korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar ondaki işaretlere ilgisiz durmaktadırlar.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Kâfirler ise, gökyüzünün alâmetlerinden (Allah'ın kudret ve azametine delalet eden delillerinden) yüz çeviriyorlar.
Erhan Aktaş
Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar hala âyetlerinden* yüz çeviriyorlar.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz, gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise, gökyüzünün âyetlerinden yüz çevirenlerdirler.
Muhammed Esed
ve göğü güvenli bir kubbe, bir çatı olarak yükselttik? Ve yine de onlar (yaratılışın) bu açık işaretlerine inatla sırt çeviriyor,
Mustafa İslamoğlu
Ve göğü güvenlikli bir kubbe olarak tepelerine diktik; ama onlar, bu tür göstergelerle işaret ettiğimiz (hakikatlere) sırt çeviriyorlar.
Suat Yıldırım
Göğü de dengesizliğe düşmekten korunmuş bir tavan durumunda yarattık. Onlarsa hâlâ gökteki delillerden yüz çevirmektedirler. [51, 47; 91, 5; 50, 6; 2, 22; 12, 105]*
Süleyman Ateş
Göğü, korunmuş bir tavan yaptık; onlarsa hala göğün, (Allah'ın) ayetlerinden yüz çevirmektedirler.
Şaban Piriş
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar, bundaki ayetlerden yüz çeviriyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Göğü, korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün ayetlerinden hala yüz çeviriyorlar.
Edip-Layth-Martha
We made the sky a protective ceiling. Yet they are turning away from Our signs!*
Muhammad Asad
and [that] We have set up the sky as a canopy well-secured?* And yet, they stubbornly turn away from [all] the signs of this [creation],
Rashad Khalifa
And we rendered the sky a guarded ceiling. Yet, they are totally oblivious to all the portents therein.,
The Monotheist Group
AndWe made the sky a protective ceiling; and yet, from its signs they are turning away!