Enbiya Sûresi44. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (18 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1بلbelbilakisNay,
2متعنام ت عMTAmetteǎ'nābiz yaşattıkWe gave provision
3هؤلاءhā'ulā'ionları(to) these
4وآباءهما ب وEBVve ābā'ehumve atalarınıand their fathers
5حتىHattānihayetuntil
6طالط و لŦVLTāleuzun geldigrew long
7عليهمǎleyhimukendilerinefor them,
8العمرع م رAMRl-ǔmuruömürthe life.
9أفلاefelāThen do not
10يرونر ا يREYyeravnegörmüyorlar mı?they see
11أناennābizimthat We
12نأتيا ت يETYne'tīgelipWe come
13الأرضا ر ضERŽl-erDeyerlerini (topraklarını)(to) the land,
14ننقصهان ق صNGṦnenḳuSuhāeksilttiğimiziWe reduce it
15منminfrom
16أطرافهاط ر فŦRFeTrāfihāuçlarındanits borders?
17أفهمefehumuonlar mı?So is (it) they
18الغالبونغ ل بĞLBl-ğālibūneüstün gelen(who will be) overcoming?

Mealler

Arapça (Harekesiz)

بل متعنا هولاء وءاباءهم حتى طال عليهم العمر افلا يرون انا ناتى الارض ننقصها من اطرافها افهم الغلبون

Arapça (Harekeli)

بَلْ مَتَّعْنَا هَؤُلَاءِ وَآبَاءَهُمْ حَتَّى طَالَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُ أَفَلَا يَرَوْنَ أَنَّا نَأْتِي الْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَا أَفَهُمُ الْغَالِبُونَ

Transliterasyon

Bel metta’nâ hâulâi ve âbâehum hattâ tâle aleyhimul umur|u|, e fe lâ yerevne ennâ ne’til arda nenkusuhâ min etrâfihâ, e fehumul gâlibûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Bal mattaAAn<span class="u">a</span> h<span class="u">a</span>ol<span class="u">a</span>-iwa<span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>ahum <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> <span class="u">ta</span>laAAalayhimu alAAumuru afal<span class="u">a</span> yarawna ann<span class="u">a</span> na/teeal-ar<span class="u">d</span>a nanqu<span class="u">s</span>uh<span class="u">a</span> min a<span class="u">t</span>r<span class="u">a</span>fih<span class="u">a</span>afahumu algh<span class="u">a</span>liboon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Hattâ biz, onların da, atalarının da ömürlerini uzattık, ömürleri boyunca onları geçindirdik, fakat görmezler mi ki yerlerine, yurtlarına girip hâkim oldukları yerleri daraltıp azaltmadayız; hâlâ onlar mı üstün olanlar?

Ali Bulaç

Evet, Biz onları ve atalarını yararlandırdık; öyle ki, ömür onlara (hiç bitmeyecekmiş gibi) uzun geldi. Fakat şimdi, Bizim gerçekten yere gelip onu etrafından eksiltmekte olduğumuzu görmüyorlar mı? Şu halde, üstün gelenler onlar mı?

Bayraktar Bayraklı

Doğrusu biz o inkârcıları ve babalarını dünya nimetlerinden yararlandırdık. Öyle ki uzun süre bu şekilde yaşadılar. Onlar, bizim, şimdi bulundukları topraklara gelip, oraları azar azar ele geçirdiğimizi görmüyorlar mı? Onlar inananlara galip geleceklerini mi sanıyorlar?

Diyanet İşleri

Evet, onları da, atalarını da barındırdık. Nihayet ömür kendilerine (hiç bitmeyecek gibi) uzun geldi. Oysa onlar, bizim gelip (kafirlere ait) araziyi çevresinden eksilteceğimizi görmezler mi? Şu halde, üstün gelen onlar mı?*

Edip Yüksel

Halbuki biz onları ve atalarını yaşlanıncaya kadar nimetlen­dirdik. Yeryüzünün uçlarından habire eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Buna rağmen onlar mı üstün gelecek?

Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu biz o kâfirleri ve atalarını yaşattık, hatta o ömür onlara uzun geldi. Fakat şimdi memleketlerini her yandan eksilttiğimizi görmüyorlar mı? O halde üstün gelen onlar mıdır?

Erhan Aktaş

Oysaki onlara uzun gelen bir ömür boyunca, onları ve atalarını geçindirdik. Yeryüzüne müdahale edip onun her tarafında birçok şeyi nasıl yok ettiğimizi* görmüyorlar mı? O halde galip olanlar onlar mı?

Hakkı Yılmaz

Aslında Biz, o kâfirleri ve atalarını kendilerine ömür uzun gelinceye dek yararlandırdık. Peki, şimdi Bizim yeryüzüne gelip onu etrafından eksilttiğimizi görmüyorlar mı? O hâlde üstün gelen onlar mıdır?

Muhammed Esed

Kaldı ki, Biz bunlara da, bunların atalarına da, ömürlerinin sonuna kadar, hayatın tadını çıkararak avunmalarına fırsat verdik; fakat bu insanlar, Bizim yeryüzüne -üzerindeki en iyi, en güzel şeyleri her gün biraz daha eksilterek- vaziyet ettiğimizi görmüyorlar mı? Buna rağmen, yine de baskın çıkacaklar(ını umuyorlar) mı?

Mustafa İslamoğlu

Hayır, Biz onları ve atalarını geçici zevklere daldırdık; ta ki ömrün kendileri için böyle uzayıp gideceği (zehabına kapılsınlar): İyi ama, onlar görmüyorlar mı ki Biz yeryüzüne müdahil olup, ona (ait değerleri) her bir tarafından eksiltiyoruz? Bir de kalkıp kazanacaklarını umuyorlar, öyle mi?

Suat Yıldırım

Kaldı ki Biz onlara da, babalarına da nimet verdik. Öyle ki uzayan ömürlerinin tadını çıkarıp avundular. Ama hükmümüzün yere yönelerek onu yavaş yavaş eksilttiğini görmüyorlar mı? Durum böyle iken onlar nasıl galip gelebilirler? [46, 27; 13, 41]*

Süleyman Ateş

Biz onları ve atalarını yaşattık, nihayet kendilerine ömür uzun geldi, (ebedi yaşayacaklarını sandılar). Bizim, yere gelip, onu uçlarından eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Üstün gelen onlar mı (yoksa biz miyiz)?*

Şaban Piriş

Evet, biz onlara da atalarına da geçimlikler verdik. Öyle ki, uzun süre yaşadılar. Şimdi onlar, yeri etrafından eksiltip durduğumuzu görmüyorlar mı? Onlar mı galip gelecekler?

Yaşar Nuri Öztürk

Gerçek şu ki, biz onları ve atalarını, ömür kendilerine uzun gelecek kadar nimetlendirdik. Hala görmüyorlar mı ki, biz yerküreye geliyor, onu uçlarından eksiltiyoruz. Galip gelenler onlar mı?

Edip-Layth-Martha

It was Us who gave luxury to these and their fathers, until they grew old with age. Do they not see that We come to the land and make it shrink from its edges? Will they be able to win?

Muhammad Asad

Nay, We have allowed these [sinners] – as [We allowed] their forebears – to enjoy the good things of life for a great length of time:* but then – have they never yet seen how We visit the earth [with Our punishment], gradually depriving it of all that is best thereon?* Can they, then, [hope to] be the winners?

Rashad Khalifa

We have provided for these people and their ancestors, up until an old age. Do they not see that every day on earth brings them closer to the end? Can they reverse this process?,

The Monotheist Group

It was Us who gave luxury to these and their fathers, until they grew old with age. Do they not see that We come to the land and reduce it from its edges? Will they be able to win?